Ekonomik, Psikolojik ve Sosyokültürel Açılardan Girişimcilik

Ekonomik, Psikolojik ve Sosyokültürel Açılardan Girişimcilik

Girişimcilik kavramı ekonomik bir faaliyet yaratma süreci olduğu için son yıllarda bütün ülkeler tarafından önemsenmektedir. Risk alma, yaratıcılık ve yenilik süreçlerini birleştirerek yeni veya mevcut bir işletme içerisinde meydana gelen girişimcilik ülkelerin ekonomik ve sosyal refah düzeyleri üzerinde önemli etkilere sahiptir.

1980’lerden önce talep yönetimi, gelir dağılımı, teşvikler, piyasa mekanizmalarının işleyişinin düzenlenmesi ve sosyal katılıklar gibi konular üzerinde durulurken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomilerdeki payının farkına varılmasıyla girişimciliğe olan ilgi bu tarihlerden sonra sürekli artmıştır.

Girişimci bir yeniliği ekonomiye kazandırdığı için kıt olan ekonomik kaynakların üretkenlik ve verimlilik değerleri düşük alanlardan yüksek alanlara aktarılma sürecinde başrol konumundadır.

Üretim sürecinde çeşitli katkıları olan girişimcinin bu konuda temel katkıları üç başlık altında toplanabilir:

  1. Üretim kaynaklarını yeni bir biçimde birleştirerek kullanım alanı bulamayan üretim faktörlerinin de kullanılmasına imkân tanır.
  2. Hâlihazırda kullanılan üretim girdi ve araçlarını farklı şekillerde kullanarak üretimi artırır.
  3. Yeni düşüncelerin oluşturulması, yaygınlaştırılması ve uygulamaya dökülmesini hızlandırarak, diğer girişimciler için yol gösterici olur.

Dünya Girişimcilik Platformu (Global Entrepreneurship Monitor)’na göre girişimcilik faaliyetlerinin yüksek olduğu ülkelerin ekonomik büyüme oranları dünya ortalamasından yüksektir. Bu yüzden de girişimcilerin desteklenmesi gerekmektedir. Bu destek sonucunda yeni iş ortamları ve fırsatları meydana getirilebilecek, ekonomik ve sosyal kalkınma hızlandırılacak ve bilgi toplumu için gerekli olan işgücü niteliği yükselecektir.

İstihdam probleminin sürmesi, yeni ekonomiyle beraber değişen ekonomik yapılar ve ekonomi ve işletme bilimleri alanındaki girişimciliğin kabulüne yönelik teorik gelişmeler, girişimciliğin popülerliğini arttıracağını göstermektedir.

Girişimcilik kavramı ile ilgili tarihte ilk örnek Marco Polo’dur. Marco Polo Uzak Doğu devletleri ile ticari ilişkiler geliştirmeye çalışırken, parası olan kişilerin mallarını satmaya çabalamıştır. Bu açıdan risk sermayesi örneği sergilenmiştir.

Orta Çağda ise girişimcilik örneklerini din adamları göstermekteydi. Kale, katedral, manastır gibi çalışmaları din adamları yapmaktaydı. Yirminci yüzyıldan sonra ise girişimcilik yöneticilikten ayrılmamakta ve yenilik işlevi ile beraber var olmaktadır.

Girişimcilik kavramı ile daha detaylı açıklamalar ve dış, iç, ekonomik, sosyal, kadın, genç vb. girişimcilik türleri hakkında olan Girişimcilik Kavramı ve Türleri adlı yazımı da inceleyebilirsiniz.

Bu açıklamalardan sonra girişimciliğin ekonomik, psikolojik ve sosyokültürel temellerine geçebiliriz. Girişimciliğe dair ekonomik teorik katkılar ilk olarak Cantillon, Say, Turgot, Quesnay ve Beaudeu gibi Fransız ekolü düşünürlerinden gelmiştir. Cantillon girişimcileri, kaynakların sahibi kişiler ve iş yapan profesyonellerle beraber üç ekonomik unsur arasında belirtmiştir.

Cantillon’dan sonra ise girişimciliğin açıklanmasına dair üç temel ekolden söz edilebilir: Alman Ekolü, Neoklasik Ekol ve Avusturya Ekolü.

Neoklasik Ekol (Marshall, Say, Knight vd.) girişimcinin temel rolünü piyasaların dengesi için katkıda bulunma olarak açıklamıştır. Avusturya Ekolünün (Menger, Von Mises, Kirzner vd.) argümanı girişimcinin kâr fırsatları yakalamak için yeteneklere sahip olduğudur.  Alman Ekolü (Von Thünen, Schumpeter, Baumol vd.) ise girişimciyi yenilikçi bir anlayışla değişim, reform veya devrim yapan bir kişi olarak görmektedir.

Alman Ekolünde girişimcinin potansiyel yaratması üzerinde durulurken, Avusturya Ekolünde bu potansiyelin gerçekleştirilmesine vurgu yapılmaktadır. Neoklasik Ekolün girişimci profilinde ise risk alan kapitalist bir yönetici işlevi ön plandadır.

Fransız ekonomist Say girişimciliği üretim faktörlerinin dördüncüsü yapmıştır. Schumpeter ise getirdiği yıkıcı yaratıcılık terimiyle dinamik girişimcilik kavramını ön plana koymuştur.

Girişimcilik üzerine psikolojik ve davranışsal yaklaşımlarda ise girişimcilerin tutum ve davranışlarına odaklanılmaktadır. Ayrıca duygusal ve bilişsel özellikler de girişimcinin ortaya çıkmasında önemlidir.

Girişimcilik karakterine ilişkin başarı gereksinimi, risk alma, yüksek kontrol yeteneği, yenilikçilik, vizyon, esnek davranabilme, yeni başarılar için motivasyon ve başarısızlığı kabul etmeme gibi kişilik karakterleri belirlenmiştir.

Ek olarak başarıya ulaşan girişimcilerin iyi gözlem yapabildikleri, güçlü sezgilere sahip oldukları, sosyal yönlerinin kuvvetli olduğu, hayal güçlerinin gelişmiş olduğu, düşünme ve muhakeme kabiliyetlerinin ileri düzeyde olduğu bilinmektedir.

Sosyokültürel açıdan girişimcilikte sosyal yapının ve sosyal değişkenlerin alınan kararlar üzerindeki etkileri vurgulanmaktadır. Girişimcinin içinde bulunduğu kültür kişinin iş sahibi olmasını, bireyciliği, para kazanmayı ve başarılı olmayı ön plana alıyorsa girişimcilik destek bulabilecektir.

Girişimciliğin Batı kültürü ve toplumlarında daha gelişmiş olmasının birçok nedeni bulunmaktadır. Bunlar şöyle özetlenebilir:

  • Bireyselleşme önemlidir.
  • Kişinin iş ve özel yaşamı birbirinden ayrılmıştır.
  • Dünya görüşlerinin ekonomik ve toplumsal çıkarlarca belirlenme eğilimi yüksektir.
  • Çalışma bir ibadet gibi görülmekte ve kutsal bir ahlaki tavır pozisyonundadır.
  • Servet artırımı kişisel değerlerin önüne geçmiştir.
  • Üretim ve büyüme mekanizmalarını devam ettiren bu servet artırımıdır.
  • Gelecek odaklı bir zaman kavramı benimsenmektedir.
  • Çalışma süreklilik arz etmektedir ve bu durum kişisel mutlulukla beraber anılmaktadır.
  • Kişisel motivasyonlar ekonomiye yöneliktir.

Batı iş kültüründe bireycilik hâkimken, Doğu iş kültüründe aile veya grup kavramları önem kazanmaktadır. Bu anlamda Doğu girişimci kültürüne düşük bireysellik kültürü de denilmektedir. Doğu kültüründe iş bir ödev ve sorumluluk ekseninde yerine getirilmektedir. Sosyal statü, itibar, şeref, namus gibi faktörler girişimcilikte etkili olabilmektedir.

Ekonomik, Psikolojik ve Sosyokültürel Açılardan Girişimcilik
Etiketlendi:     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir