Girişimcilerde Miyopik Kendi Kendine Odaklanma Yanlılığı

Girişimcilerde Miyopik Kendi Kendine Odaklanma Yanlılığı

Girişimciler herhangi bir pazara giriş kararı verirlerken, çoğunlukla kişisel değerlendirmelere odaklanırlar. Bunu yaparlarken rekabet analizi veya rekabet değerlendirmesi yapmayı boşlarlar. Buna miyopik kendi kendine odaklanma (myopic self-focus) denilmektedir.

Bu sorun aslında görüşlerinden biri örgütler bilgi araştırmasını sınırlı bir şekilde yaparlar olan davranışsal firma teorisinde de ifade edilmektedir. Bu teoride karar verme öncesinde lokal bir araştırma yapılmasına kısır görüşlülük nitelemesi yapılmış ve problem göstergesi ile mevcut seçeneğin etrafında araştırma yapıldığı ifade edilmiştir. Etkili çözümler üretebilen kestirme yollar olarak da görülebilecek bu durum, önemli bilginin dışarılarda bir yerde olmasından dolayı miyopik yanlı seçim riskini de beraberinde getirmektedir.

Girişimcilik bireyler ile fırsatların bağlantı noktasında meydana gelen bir olgudur. Yöneticiler veya girişimde bulunacak bireyler bir pazara girerken en elverişli ve erişilebilir bilgiyi kendi yetenekleri, güçlü yanları ve zayıf yönleri olarak düşünmektedirler. Ancak akıllıca giriş kararları hem pazarın kapasitesini hem de mevcut veya potansiyel rakiplerin yeteneklerini göz önüne almak zorundadır. Yapılan araştırmalar bunun tersi olduğunu yani bir işe başlarken rekabet değerlendirmesine yeteri kadar ağırlık verilmediğini göstermektedir.

Bu durum aslına bakılırsa stratejik yönetim teorisiyle de çelişmektedir. Çünkü ilk defa Michael Porter tarafından ifade edildiği üzere pazara giriş veya yatırım kararları alırken mevzubahis endüstrinin çekiciliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sayede rakiplerin yoğunluğu ve pazara giriş tehditlerinin ne düzeyde olduğu anlaşılacaktır. İşletmeler piyasada değerli, nadir ve taklit etmesi zor bir rekabet üstünlüğü sağladığında, iş fırsatı ortalamanın üstünde getiri sağlayacaktır. Ayrıca neredeyse belitsel seviyede kabul edilmektedir ki; rekabet faktörleri ile piyasa kapasitesinin yeni bir girişim kararının alınmasında ve başarılı olmasında güçlü etkisi bulunmaktadır. Öyle ki işletme stratejisi gibi örgütsel faktörler başarının %40’ında pay sahibiyken; endüstri yapısı, rekabet gibi dış çevre faktörleri %20 oranında işletme başarısı içinde yer almaktadır.

Rekabet çevrelerinin nesnel olduğu ve biçimsel olarak analiz edilebileceği stratejik yönetim tarafından söylense de, bu alanda önemli bir bakış açısı sunan davranışsal strateji yaklaşımına göre yöneticilerin rekabet algıları öznel ve kusurludur. Öyle ki gerçekte rakip olarak nitelenmesi gereken firmaların sadece küçük bir kısmı rakip olarak görülmektedir. Örneğin bazı yöneticilerin algılarında sadece yerel firmalar rakip olarak yer alırken, aslı uluslararası düzeyde yer alan firmaların rakip olduğudur. Bu yüzden rekabet değerlendirmesinin iyi yapılması hayati önem taşımaktadır.

Benmerkezci bir karaktere sahip olabilen girişimciler birçok yanlılık içerisinde hareket etmektedirler. Bunlar arasında küçük sayılar yasası, kontrol illüzyonu, aşırı güven, hatalı istatistiksel sezgiler ve karar vermede kestirme yollara güvenme gösterilebilir ve görülmektedir ki girişimciler diğer karar vericilere göre yanlı kararlar almaya daha fazla yatkındırlar. Zaten 3000 kişiden oluşan bir girişimci grubunu içeren bir araştırmaya göre, girişimciler başarı şanslarını on üzerinden on olarak belirtmişlerdir.

Miyopik kendi kendine odaklanma yanlılığı girişimcilerin kendi yeteneklerine aşırı biçimde güvenip, dış çevre faktörlerini dikkate almadan iş kurmaları olarak da ifade edilebilir. Bu yanlılıkla karar alan girişimciler rekabetin kısmi olarak zayıf olduğu sektörlerde işe yarayabilir. Ancak dış çevreyi dikkate alamazlarsa, kendilerini yeterli hissettikleri piyasalara gireceklerdir. Bu da yoğun bir rekabet ortamını ve yüksek başarısızlık oranını doğuracaktır.

Rasyonel giriş kararları ise -piyasanın kapasite durumu da göz önünde tutularak- girişimcinin kendisinin güçlü yönleri ile rekabet değerlemesinden çıkan sonucu karşılaştırmasına bağlıdır. Eğer rekabet faktörleri gerçek anlamda dikkate alınmazsa, sadece girişimci yeteneklerine ve sahip olduğu işletme fırsatlarının sunduğu iç karakteristiklere odaklanılarak, bazı piyasalara (restoran, kafeterya ve perakende giyimciliği gibi) aşırı girişlerin gerçekleştiği görülecektir (çünkü herkes kendisine bu şekilde inanır). Bu durumun diğer sonucu ise zorluk yaşanacağı düşünüldüğünden diğer piyasalara seyrek girişlerin yapılması olacaktır. Bunun nedeni insanların kolay işlerde kendilerini diğer insanlardan daha iyi olarak düşünmeleri ve galip gelme istekleridir. Burada kolay işlerin rakipler için de kolay olduğunu göz ardı etmektedirler.

Girişimcilerin basit işlere dayalı rekabetin olduğu piyasalara giriş seçimleri zor işlere dayalı olandan daha sık olmaktadır. Bunda yüksek miyopik kendi kendine odaklanma durumunun kolay pazarlara girişe itmesi görülmektedir. Ayrıca pazara giriş oranların piyasa kapasitesi tarafından da yetersiz düzeyde etkilenmektedir. Özetle miyopik kendi kendine odaklanma sadece girişimcilerin aşırı güvenli olduklarını değil zor pazarlardan kaçınmayla sonuçlanan yeteneğin hafife alınmasını da açıklamaktadır.

Girişimcilerde Miyopik Kendi Kendine Odaklanma Yanlılığı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir