Girişimcilik Kavramı ve Türleri

Girişimcilik Kavramı ve Türleri

Ülkelerin gelişmesi, girişimcilik kavramına verilen destek ve önem ile doğru orantılıdır. Ekonomide ifade edilen dört üretim faktöründen en önemlisi olan girişimci diğer adıyla müteşebbis emek, sermaye ve doğa üretim faktörlerini biçimlendiren ve organize edip katma değer yaratan kişidir.

Tarihsel süreç içerisinde girişimciliği ilk vurgulayan kişi Richard Cantillon’dur. Daha çok risk faktörü üzerinde duran Cantillon girişimciliği risk alarak bir şeyler üretme süreci olduğunu vurgulamıştır.

Risk faktörünün yanı sıra Jean Baptiste Say girişimcilikte yukarıda bahsedilen üretim faktörlerinin organize edilmesi ve yönetilmesi unsurunun üzerinde durmuştur. Bu açıdan bakıldığında girişimciliğin liberal ve kapitalizmin hâkim olduğu ülkelerde bir özgürlük türü olmasına şaşmalıdır. Bu ülkelerde inanç ve ifade özgürlüğünü tamamlayan girişimcilik özgürlüğüdür.

Yıkıcı yaratıcılık kavramını ortaya atan ve inovasyon üzerine çalışmalarıyla tanınan Joseph Schumpeter ise girişimcilikte yenilikçilik özelliğinin önemine dikkat çekmiştir.

Bütün bu düşüncelerin bir sentezi olarak girişimciliğin yapı taşlarını fırsatları görme, risk alma, yenilikçi olma ve eyleme geçme olarak söyleyebiliriz. Tanım olarak ise girişimcilik toplumdaki problem ve ihtiyaçların farkına varma, bunları ortadan kaldırmak için ticarileşebilecek ürün, hizmet ve ek olarak toplumsal fayda yaratma ve diğer üç üretim faktörünü organize etme sürecidir.

Tanımda yer alan unsurları yerine getiren ve girişimciliğin yapı taşlarını özellik olarak kendinde bulunduran kişiye de girişimci denir. Girişimcilik sürecinde baştan sona girişimci vardır. Girişimini yapıp kenar çekilmez aksine işin içinde kalarak girişimciliğine devam eder.

Girişimciliğe değişik açılardan bakılarak sınıflandırılabilmektedir. Kapsam olarak girişimcilik dış ve iç olarak sınıflandırılabilir. Dış girişimcilik genel girişimcilik diye de adlandırılabilir olup yeni bir işletmenin kurulması ile ilgilidir. İç girişimcilik ise işletmenin yaşamını sürdüren bir itici güç olup işletme içerisinde yapılan girişimciliktir. İç girişimciliği girişimcilik kültürü yüksek olan işletmelerde görmek daha mümkündür. Bu işletmelerde yenilik yapan her çalışan iç girişimci olarak nitelenebilir.

Dış girişimci ile iç girişimci benzer yönler gösterse de farklı yönleri de bulunmaktadır. Öncelikle her ikisi de yenilikçidir, fırsatları arar ve kovalar, risk almaktan asla kaçınmaz, kaynakları kullanımları etkindir, temel motivasyon kaynakları benzerdir.

Ancak iç girişimci dış girişimciye göre daha rahat fon sağlar. Risk kapsamı iç girişimcide istihdam edilmesiyle ilgilidir. İşletmenin girişimcilik kültürünün düşük olmasına bağlı olarak iç girişimcinin karşısına işletmedeki engeller çıkabilir, dış girişimci ise piyasadaki engellerle yüzleşir. Son olarak ise dış girişimci yeni bir işletme kuracağı için geliştirmeyle, iç girişimci ise mevcut işletme faaliyetlerini güçlendirmeyle uğraşır.

Girişimciliğin içeriğine baktığımızda ise ekonomik ve sosyal girişimcilik ayrımını görürüz. Ekonomik girişimcilikte esas olan sahibine kâr sağlamak ve müşterisine de katma değerli ürün sunmaktır. Sosyal girişimcilikte ise kâr geri planda olup, amaç toplumsal sorunları çözmektir. Bu sosyal dönüşüm sağlanarak yapılmaktadır.

Ekonomik girişimciler kendilerinin taklit edilmesini istemezler ancak sosyal girişimcilik meydana getirilen sosyal dönüşüm ve toplumsal faydanın taklit edilerek çoğaltılmasını isterler. Bu sebeple sosyal girişimcilik sürdürülebilirlik ve sosyal fayda yaratma üzerine kuruludur.

Girişimcilikle ile ilgili son yıllarda önemi artan kavramlar arasında kadın girişimciliği ve genç girişimcilik bulunmaktadır. Ekonomik üretimde kadınların rolünün artmasına rağmen girişimcilikte istenen ve yeterli oranda olmaması ülkelerin ve toplumların kadın girişimcilik üzerine bilinçlenmesini sağlamıştır. Böylece bu konuda destekler de fazlalaşmıştır.

Ekonomik refahın sebebi olarak girişimciliğin görülmesi ise gençleri girişimci olmaya itmek için çabaları arttırmıştır. Kamu kurumlarını ekonomik olarak rahata erme olarak gören gençliği genç girişimci yapmak önemli bir politika olmuştur. Bunda her dört gençten birinin işsiz olması da etkendir. Buna yönelik ilkokuldan üniversiteye girişimcilik derslerinin konulması önemlidir.

Girişimciliği geleneksel olarak mevcut iş modelleri ve yöntemleriyle uygulamaktansa, yeni ürün ve iş modelleriyle sorunları çözen yeni girişimcilik de önem kazanan bir kavram olmuştur. Bu girişimciler daha çok küresel pazarlara yönelik olup, teknolojiyi yoğun olarak kullanırlar.

Son olarak toplumsal fayda üretme amacı taşıyan her girişimcinin etik kurallara önem vermesi de gerekmektedir. İllegal yollarla girişimlerde bulunmaktansa yasal yollarla girişimciliğe kalkışan bireyler toplum nezdinde itibar sahibi de olacaklardır.

Özetle ülke ekonomilerin en güçlü çarklarından biri olan girişimcilik küresel pazarların ve küreselleşmenin de artmasıyla artık daha da kolaylaşmış ve bilgi toplumu ve sanal iletişimin yaygınlaşmasıyla her bireyin isterse yapabileceği bir yapıya evrilmiştir.

Girişimcilik Kavramı ve Türleri
Etiketlendi:     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir