İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Sağlığı ve Güvenliği

Bilindiği üzere işletmelerdeki insan kaynakları yönetimi ile ilgili departmanın belki de en önemli işlevi insan gücü yetiştirmek ve bu sermayeyi elinde tutabilmektir. Günümüz teknolojisi ve sanayileşme düzeyinin getirdiği kötü çalışma koşulları ise bu insan sermayesinin sağlığını tehdit eder hale gelmiştir. Bu yüzden personelinin verimlilik ve tatminini üst düzeyde tutmak, en temel haklardan sayılan yaşama ve çalışma haklarına paralel olarak, dolayısıyla da iş sağlığı ve güvenliği, insan kaynakları yönetiminin amaç ve sorumlulukları arasındadır.

İş sağlığı ve güvenliği tanım olarak, çalışanların sağlığını, güvenli koşullarda ve ortamlarda iş görmelerini amaçlayan ve yerine getiren, aynı zamanda da çalışanların hem fiziksel hem de psikolojik anlamda iyi olmaları için yürütülen çalışmalardır. Bu yönüyle iş sağlığı ve güvenliği insan kaynakları yönetiminin sosyal ve idari kapsamında yer almaktadır.

Yapılan bu iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları en fazla çalışanlar için önem arz etmektedir. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesiyle çalışanlar sağlıklarını koruyacak ve ücret gelirlerinde bir kayıp yaşanmayacaktır.

İş sağlığı ve güvenliğinin ekonomik önemine ilaveten, çalışanlar adına psikolojik önemi de vardır. Olası sakatlanmalar, işsiz kalmalar veya gelir kayıpları çalışanın kendisini önemsiz ve işe yaramaz hissetmesine, ailesine yük olma hissine kapılmasına, statü kaybına ve arkadaş çevrelerinde azalmalara da yol açabilmektedir.

İş sağlığı ve güvenliğinin işletmeler açısından önemi ise öncelikle maliyet unsuru olması bakımındandır. Makine ve teçhizat hasarı, tazminat ödemeleri ve tedavi masrafları gibi direkt maliyetler ile kaybolan iş günü ve üretim kayıpları gibi dolaylı maliyetler işletmelerin esas varlık amacını sekteye uğratabilmektedir.

İşletmeler açısından ekonomik öneme ek olarak, iş sağlığı ve güvenliğinin bir de sosyal sorumluluk boyutu bulunmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu gerçekleşen ölüm veya yaralanma vakaları sadece işletmeleri değil tüm toplumu etkilemekte, maddi-manevi zararlara yol açmaktadır. Bu sebeple güvenli, sağlıklı ve çevre dostu bir çalışma ortamı oluşturmak işletmeler için sosyal sorumluluk görevlerindendir.

İşletmelerin iş sağlığı kapsamında ilgilenmesi gereken problemler genel olarak meslek hastalıkları, stres, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olarak ifade edilebilir.

Bunlardan meslek hastalıkları adından da anlaşılacağı üzere mesleki etkilere dayanarak meydana gelen ve etki devam ettikçe de artan, belirli meslek ve çalışma gruplarında ortaya çıkan hastalıklardır. Avrupa Birliği (AB) verilerine göre yılda yaklaşık 40 milyon kişi meslek hastalıklarına sebep olabilecek iş ortamında bulunmaktadır. Meslek hastalıkları kişide aktif iş hayatı içindeyken görüleceği gibi işi bıraktıktan sonra da görülebilir. Bu sebeple medikal araştırmaların yapılması önemlidir.

Meslek hastalıkları çeşitli nedenlerden dolayı görülebilmektedir. Benzen, kurşun gibi kimyasal etkenler; radyasyon, toz ve gürültü gibi fiziksel etkenler; bakteri ve virüs gibi biyolojik etkenler ve son olarak endüstriyel yorgunluk, düzensiz çalışma saatleri ve katı disiplin tutumu gibi sosyopsikolojik etkenler bu nedenler arasında gösterilmektedir.

İş sağlığını etkileyen diğer problem olan stres çağımızın hastalığı olarak nitelenmektedir. Öyle ki AB ülkelerinde her üç kişiden biri stres altında çalıştığı için sağlık problemiyle karşılaşmaktadır. Bunun da maliyeti yılda 100 milyar Lira civarında olmaktadır.

Stres kaynakları bireysel ve örgütsel olabilmektedir. Bireysel nedenler arasında eşin ölümü, boşanma, işten atılma gibi olaylar bulunurken; örgütsel nedenler arasında rol karmaşası, sosyal çatışmalar, yönetim stili, kapasiteyi aşan talepler gibi faktörler yer almaktadır.

İnsan kaynakları yönetimi daha çok örgütsel faktörlerin çalışan üzerinde minimum stres etkisi göstermesi için çalışırlar. Bunun için kariyer planlaması, insan kaynakları eğitimi ve yönetişim uygulamaları stres düzeyini azaltabilmektedir.

Son olarak alkol ve uyuşturucu bağımlılığı da çalışanların iş sağlığını bozacak niteliktedir. Stres gibi psikolojik nedenlerden, genetik gibi biyolojik nedenlere ve yaş, cinsiyet, medeni durum gibi demografik nedenlere, alkol ve uyuşturucu bağımlılığına sebep olan birçok faktör bulunmaktadır.

Alkol ve uyuşturucu bağımlılığının önlenmesi adına işletmelerde işgören destek programları yürütülebilir. Bu programlar ile bağımlılıkların ilk aşamasında durum tespit edilebilir ve ileride çıkabilecek olası sorun ve maliyetlerin önüne geçilebilir. Ayrıca işletmeler psikolog, psikiyatr veya danışmanlar istihdam ederek de işletme içinde oluşabilecek bu sorunları baştan önleyebilirler.

İş güvenliği denince ise akla iş kazaları gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından önceden planlanmamış, çoğu zaman kişisel yaralanmalara, üretim faaliyetlerinin bir süre durmasına neden olan olay olarak tanımlanan iş kazası, dünyada her yıl 270 milyon defa olmaktadır.

Bu kazaların nedenleri ya güvensiz hareketler ya da güvensiz koşullardır. Güvensiz hareketler insani faktörler olup tecrübesizlik, dikkatsizlik, güvenlik kurallarına uymama gibi davranışları içermektedir. Güvensiz koşullar ise örgütsel faktörler olarak ifade olunmakta ve gürültü, makine bakımsızlığı, eğitim yetersizliği, koruma aparatlarının eksikliği gibi durumları kapsamaktadır. Yüzdesel olarak ayırmak gerekirse iş kazalarının %80’i güvensiz hareketlerden, %20’si ise güvensiz koşullardan kaynaklanmaktadır.

İş kazalarının önlenmesi için hem işverenler hem de işgörenler işbirliği yapmak durumundadır. Bunun için altyapı eksiklikleri giderilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği kültürünün örgütün bütününde tesis edilmesiyle olası risk boyutları ve karşılaşılan zorluklar pratik bir biçimde önlenecek, bu yönde paylaşılan görüş, düşünce ve fikirler geliştirilecektir.

İşletmelerin iş sağlığı ve güvenliğini en üst düzeyde tutabilmeleri için kullanacakları araçlardan biri de iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemidir. Bu yönetim sistemi ile gerekli faaliyetlerle ilgili genel stratejiler belirlenecek ve sürekli iyileştirme yaklaşımıyla bu faaliyetler sistematik bir şekilde çözümlenecektir. Bu sistemin oluşturulması için temel hususlar şunlardır:

  1. Öncelikle yönetim ve çalışanların desteği kazanılmalıdır.
  2. Sağlıklı ve güvenli çalışma sistemleri dizayn edilmelidir.
  3. İş sağlığı ve güvenliği eğitim programları geliştirilmelidir.
  4. İşletmenin sağlık ve güvenlik ihtiyaçları belirlenmelidir.
  5. Potansiyel sağlık ve güvenlik riskleri detaylı olarak incelenmeli ve ortadan kaldırılmalıdır.
  6. Güvenlik politikalarına uyulmalıdır.
  7. Bu sistemi ve program sürekli gözden geçirilmeli ve güncel tutulmalıdır.

Son olarak, Soma’da bir kömür madeninde çıkan yangın 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan iş kazası, iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının çok tehlikeliden az tehlikeliye her işletmede eksiksiz ve ihmalsiz yapılması gerektiğini göstermektedir. Bu sayede bir daha bu tür acı olayların yaşanma olasılığı da minimum düzeye indirilecektir.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir