İşletmelerde Yaşanabilecek Etik Sorunlar

İşletmelerde Yaşanabilecek Etik Sorunlar

İşletmeler belli bir amaç için bir araya gelmiş, örgütlenmiş insanlarla yaşamlarını devam ettirmek, rekabet üstünlüğü elde etmek ve sektör ortalamasının üzerinde kâr sağlamak isteyen oluşumlardır. Bunun için de üretim, pazarlama, insan kaynakları, muhasebe, finans, halkla ilişkiler gibi birçok fonksiyona yani departmana sahiptir. İşletmelerin bu departmanlarına yönelik fonksiyonel stratejiler geliştirmesinin yanında, ortaya çıkabilecek etik sorunları da minimuma indirmesi gerekmektedir. Şimdi bu olası etik sorunları işletmelerin fonksiyonlarına göre ele alalım.

Pazarlama departmanına yönelik etik sorunların yaşanması oldukça büyük potansiyele sahiptir. Bunun sebebi pazarlama karması uygulamalarında işletmenin tüketiciye nazaran daha fazla bilgiye sahip olmasıdır. Bu asimetrik bilgi çıkar sağlamak için işletmeler tarafından kullanılabilmektedir.

Pazarlama karmasının ilk unsuru olan ürün konusunda işletmeler tüketicilere vaat ettikleri fonksiyonları ürüne yerleştirmek zorundadır. Bu işletmelerin ilk sorumluluğudur. İşletmelerin ikinci sorumluluğu taklit üründen sakınmalarıdır. Bu tür izinsiz, kopyalanarak oluşturulan ürünler, asıl hak sahibi olan işletmenin haklarını gasp etmektedir.

İşletmelerin pazarlama konusunda yapabileceği üçüncü etik sorun yanlış konumlandırmalar yapmalarıdır. Kendi ürününü iyi bir sıfatla nitelerken, rakip ürünleri kötülemek ahlaki bir sorundur. Bunun yanı sıra ürünlerin etiket ve ambalajları hususunda da ahlaki sorumluluklar bulunmaktadır. Etiketlerin okunabilecek büyüklükte olması ve ürünle ilgili üretim tarihi, son kullanma tarihi, besin değeri, kullanma talimatı gibi önemli bilgileri içermesi önemli konulardandır. Ambalajların da çevre dostu olması, aşırı tüketimi teşvik edici olmaması ve aldatıcı bilgileri içermemesi önemlidir.

Son olarak toplumsal açıdan sakıncalı ve toplumun yapısını olumsuz yönlere sürükleyen ürünler üretmek de işletmelerde yaşanabilen etik sorunlardır. İşletmelerin yeni ürünleriyle eski ürünlerini kullanılamaz kılması, yani planlı ürün eskitme yolunu seçmesi de ahlaki açıdan doğru değildir.

Fiyat konusunda ise işletmeler bazen diğer işletmelerle gizli fiyat anlaşmaları yapabilmektedir. Bu sayede tüketicileri tekelleşmiş bir fiyata mahkûm etmekte ve yeni işletmelere de pazar giriş engeli oluşturmaktadırlar. Yeni girecek işletmelerin maliyetlerin altında kalacak şekilde ezici fiyatlandırma ile de püskürtüldüğü görülebilmektedir. Bazen ise üretici işletme bazı endüstriyel müşterileri için ayrımcı bir fiyat belirlemektedir.

Bu hususların yanı sıra ürün miktarı ya da fonksiyonlarında azaltmalar yapılarak fiyatın sabit bırakılması, yapılan indirimlerin belli başlı ürünlerde olduğunun gizlenmesi veya taahhütle müşterileri bağlayan kampanyaların geçici bir süreyi kapsadığının söylenmemesi de diğer etik sorunlardandır.

Ürünlerin nihai tüketiciye ulaştığı ve çeşitli aracıların yer aldığı dağıtım kanalı içinde de birçok etik sorun yaşanabilmektedir. Örneğin kanal içindeki güçlü işletmelerinin diğer işletmelere isteklerini dayatması sıklıkla yaşanabilmektedir. Üretici işletmenin itme stratejisi uygulayarak diğer aracılara kota zorlaması yapması bir diğer problemdir. Belli bir süre sonra yerine getirilemeyecek seviyelere ulaşan kotalar aracıları ağır sözleşmelere imza atmaya zorlayabilmektedir.

Üretici işletmenin kâr marjını arttırma amacıyla dağıtım kanalındaki bayileri atlayarak ürünlerini satması da etik sorundur. Bu haksız rekabeti doğurmaktadır. Dağıtım kanalındaki perakendecilerin belli toptancıları kayırması veya müşterilerini ikna etme amacıyla rakiplerini kötülemesi de yaşanan etik sorunlardandır.

İşletmelerin ürünleri için tutundurma faaliyetlerinde kullandıkları reklamlarda aşırıya kaçmaları tüketiciler için olumsuzluktur. Aldatıcı ve yanıltıcı bilgiler veren, çocukların gelişimlerini olumsuz etkileyebilecek unsurları içeren, bireylerin cinsel obje olarak kullanıldığı ve bilinçaltına yönelik mesajlar içeren reklamlar ahlaki açıdan problemlidir. Bu etik sorun reklam veren işletme, reklam ajansı, yayınlayan medya kuruluşları ve tepki göstermeyen tüketicinin sorumluluğundadır.

Yaşadığımız yüzyıl pazarlama için yeni olanaklar sunduğu kadar, bu olanaklar ile yeni etik sorunların da ortaya çıkmasına sebep olmuştur. İnternet, sosyal medya ve cep telefonları bunlar arasında sayılabilir. Alışveriş güvenliğinin ihlal edilmesi, kişisel bilgilerin istenmeyen amaçlarda kullanılması, hırsızlığın yaşanması, cinselliğin aşırı kullanımı, kullanıcı için saldırgan reklamlar, bilgi çöplüğü niteliğindeki istenmeyen mesajlar ve içerik olarak değersiz ancak tıklamayı teşvik eden unsurlar bu kapsamda ifade edilebilir.

İşletmenin üretim fonksiyonuna gelindiğinde etik sorunların yaşanma olasılığının en yüksek olduğu yer ürün güvenliğidir. Çeşitli kuruluşlarca belirlenen standartlara uygun olmayan bir şekilde üretilen ürünler, tüketicileri tehlikeye atacaktır. Gene gıda ürünlerinde son yıllarda çıkan genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) tartışmaları da bu kapsamdadır. İşletmeleri gıda güvenliği ve standartlar konusunda denetleyen kuruluşların, bu noktada büyük sorumlulukları vardır.

Üretim departmanının yaptığı israf işletme için verimsizlikken, kamusal kaynakların uygunsuz kullanımı olmaktadır. Bunun yanı sıra işletmelerin ergonomik bir iş ortamı oluşturması ve çalışanları için iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alması da bir ahlaki sorumluluktur. İşletmeler maliyet düşürümü ve üretim hızı için bazı durumlarda bu konuları göz ardı edebilmektedirler.

Son olarak işletmenin üretin fonksiyonu çevresel açıdan etik sorunlar doğurabilmektedir. Üretim sonrası oluşan atıklar ve zararlı gazlar ile üretim sürecinde kullanılan kimyasal maddeler küresel ısınma sürecini hızlandırmakta ve çevresel felaketlere kapı açmaktadır.

İşletmelerin muhasebe departmanları gelen ve giden finansal kayıtları tutar. Bu yönüyle muhasebeciler belirlenen etik kurallara uymak zorundadırlar. Muhasebe kayıtları dürüstlük, tarafsızlık, mesleki yeterlilik, özen, gizlilik ve mesleki davranış açısından ahlaki ilkelere uygun olmalıdır. Sadece işletme değil devlet ve toplumun da muhasebe çıktılarından yararlandığı düşünüldüğünde ortada bir sosyal sorumluluk da bulunmaktadır.

Muhasebecilerin oluşturdukları mali tablolar işletmenin finans fonksiyonuna veri olmaktadır. İşletmenin yaşamını devam ettirebilmesi için gereken parayı en uygun kaynaktan, en uygun zamanda bulma gayretinde olan finans yöneticileri, yasal ve meşru kanallar vasıtasıyla işletmenin kazanç sağlamasını sağlamalıdırlar. Bunun için kısa vadeli kâr düşüncesi ile işletmeyi riske atmamalıdırlar.

Banka kuruluşları işletmelere hak ettiğinden daha fazla kredi verdiklerinde işletmelerin yaşamlarını tehlikeye sokmaktadırlar. Bununla beraber tüketici kredilerinde sayfalar dolusu maddeleri olan sözleşmelerin hazırlaması da etik sorundur. Bu sözleşmeler çoğu zaman hak kaybına yol açmaktadır.

İnsan kaynakları departmanına gelindiğinde en önemli ahlaki sorumluluk çalışanlara insanca davranılmasıdır. Adalet, eşitlik, tarafsızlık, şeffaflık gibi yönetim ilkelerinin biri bile ihlal edilse etik sorun oluşacaktır. Bunun dışında fazla mesailer ödemelerinin yapılmaması veya aksatılması, adil bir ücret sisteminin kurulmaması, çalışanlara sendikal ve sigortaları ile ilgili hakların verilmemesi ve kıdem tazminatı ödemelerinden kaçınılması da etik sorunlardandır.

İşletmelerde görülen bir diğer etik sorun nepotizmdir. Akraba veya yakın arkadaşların çalıştırılması anlamına gelen nepotizm, ayrımcılık uygulamalarıyla beraber iş dünyasında oldukça yaygındır. Güç sahibi olan yöneticilerin ve çalışanların diğer çalışanlara yıldırma, dışlama ve gözden düşürme yöntemleriyle mobbing (bezdiri) yapması da ahlaki açıdan uygun değildir.

Etik sorunlar açısından son işletme fonksiyonu halkla ilişkiler veya modern tabirle kurumsal iletişimdir. İşletmelerin kurumsal itibarlarını yükseltmek için yaptıkları halkla ilişkiler faaliyetleri medya kuruluşlarına gönderilen duyurumlar, basın toplantıları, törenler, sponsorluklar, yıl dönümü kutlamaları vb. olarak sıralanabilir.

Bu faaliyetler yapılırken mesajların doğru bilgilerden oluşması oldukça önemlidir. Kurumsal kimliğin değerini arttırmak adına rakipleri kötülemek, kıyaslamalar yapmak ve yaşanan olumsuzlukları telafiden çok meşru göstermeye çalışmak olası etik sorunlar arasında sayılabilir.

İşletmelerde Yaşanabilecek Etik Sorunlar
Etiketlendi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir