Kamu Yönetimi ve Organizasyonlar

Kamu Yönetimi ve Organizasyonlar

Kamu organizasyonları, son 25 yıldır özel sektör organizasyonlarının gerisinde kalmıştır. Bundaki en önemli sebep özel sektör yönetimiyle ilgilenen araştırmacıların modern teknikleri kullanması ve performansı esas odak haline getirmeleri, kamu yönetimi ile ilgilenen araştırmacıların ise daha çok geleneksel araştırmalarla çalışmasıdır.

Ancak bu çok yanlıştır çünkü kamu organizasyonlarının önemli sorumlulukları vardır ve bütçeleri de birçok işletmeye göre daha yüksektir. Ülkemizden örnek verecek olursak; en düşük bütçeli bakanlık 603 milyon TL ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, en yüksek bütçeli bakanlık ise 134 milyar TL ile Maliye Bakanlığıdır.

Peki önemi bu kadar ortada olan kamu yönetimi nedir? Kısaca hükümet politikalarının uygulanması demek olan kamu yönetimi ayrıca bu uygulamaları inceleyen ve kamu organizasyonlarında çalışmaları için memurları hazırlayan akademik bir disiplindir. Başka tanımlara örnek olarak; kamu programlarının yönetimi ve siyaset biliminin vatandaşların göreceği şekle çevrilmesi verilebilir.siyaset bilimi ve kamu yonetimi

Tarihsel süreç içerisinde bakılacak ve kamu yönetimi hakkında bilgi odaklı perspektif kullanılacak olursa, bu alanda ilk olarak 1900’lü yılların başında Leonard White’ı görmüş oluruz. White kamu yönetiminin amacının kaynakların daha etkin kullanımı olduğunu ifade etmiştir.

Bu ilk zamanlarda performans (ekonomi ve etkinlik) önemli ve popüler bir kavramdır. Ek olarak Luther Gulick de ister kamu ister özel olsun yönetim biliminin temel olgusunun etkinlik olduğunu söylemiştir. Kamu yönetiminin bu kurucuları, alanı kamu hukukundan da ayırmıştır.

İkinci dünya savaşının ardından Herbert Simon (Administrative Behavior) ve Dwight Waldo’nun (The Administrative State) çalışmaları ön plana çıkmıştır. Bu iki akademisyen bu disiplinin kurucularının görüşlerini eleştirmişlerdir.

Daha sonraları Simon bir sosyal bilim ikonu olurken, Waldo kamu yönetiminin önemli bir figürü olarak kalmıştır. Simon kamu yönetimini bir insan davranışı bilimi olarak nitelerken, Waldo demokratik yönetimin oluşturulması üzerinde durmuştur.

1950 ile 1980 yılları arasında ise; pozitivist örgütsel araştırmadan, siyaset bilimi ve kamu yönetimi arasındaki ilişkilerle ilgili sübjektif tartışmalara yönelen bir değişim yaşanmıştır. Frank Goodnow’un formüle ettiği üzere; siyaset bilimi devletin yapacağı açıklamaları ve politikaları yapmakla yükümlüdür, kamu yönetimi ise bu politikaların yürütülmesiyle yükümlüdür.

1980’lerin başına geldiğimizde ise yeni kamu yönetimi adı verilen bir reform hareketi başlamıştır. Bu reform ilk başta Yeni Zelanda, Birleşik Krallık ve Avustralya ülkelerinde, düşük ekonomik büyüme ve mali krizlerin olması sebebiyle ortaya çıkmıştır. Reformun ilk adımı olarak hükümet harcamalarını düşürme çabalanmıştır.

Yeni kamu yönetimi anlayışı ayrıca müşteri hizmetinin önemine yönelik yeni bir dikkati ve bürokrasinin azaltılmasını içermektedir. Bu reform ABD’de ise “hükümetin yeniden keşfi” (Reinventing Government) olarak meydana gelmiştir ve işgücü küçülmesini de reforma dâhil etmiştir.insan kaynaklari egitimi

Yaklaşık 100 yıllık bu sürecin sonunda üniversiteler, kamu yönetimi çalışma alanları olarak 5 kısımlı alt alan belirlemiştir:

  1. Organizasyon teorisi: Hükümet organlarının yapısı çalışılır.
  2. Etik: Karar vermeye normatif bir yaklaşım sunar.
  3. Politika analizi: Karar vermede deneye dayalı yaklaşımlara değinir.
  4. Kamu bütçelemesi: Sınırsız taleplere kıt kaynakları dağıtma ile ilgili aktiviteleri kapsar.
  5. İnsan kaynakları yönetimi: Kamu hizmetinde bulunan personel sistemini araştırır ve insan kaynakları eğitimi ile ilgili çalışmalar yapar.

Batı ülkeleri ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki büyük farklar ve değişik ülkelerin kamu yönetimi ilke ve sorunlarını ele alma ihtiyacı karşılaştırmalı kamu yönetimi kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu kavram karşılaştırmalı biçimde idari sistemlerin çalışılması ya da diğer ülkelerdeki kamu yönetiminin çalışılması olarak tanımlanabilir. Soğuk savaş döneminde komünizm çevrelemesine yardım eden uluslararası kalkınma stratejilerini araştırmak için ikinci dünya savaşı sonrası ortaya çıkmıştır.

Bütün bu gelişmelerle birlikte ülkemizde de yıllardır işleyen bir kamu yönetim sistemi bulunmaktadır ancak son yıllarda gerçekleşen reformlara yeterince ayak uydurulamamıştır. Türk kamu yönetimi bu noktada çeşitli sorunları da bünyesinde bulundurmaktadır. Bu sorunların başında ise merkeziyetçilik gelmektedir. Kamu hizmetinin daha yerel hale getirilememesi problem doğurmaktadır.

Yönetimin yeniden yapılandırılamaması sonucu örgütlenme ile ilgili sorunlar da bulunmaktadır. Yönetimde meşruiyet eksikliği de önemli bir sorundur. Yönetime katılma, demokratik yönetim, halka karşı hesap verebilirlik, insan hakları, esneklik, şeffaflık, yozlaşma, verimsizlik, denetim gibi sorunlar da çözülmesi ve düzeltilmesi gereken diğer Türk kamu yönetimi sorunlarıdır.  Bu sorunların diğer önemli ayağını da; rasyonellik, stratejik planlama ve etkinlik denetiminden uzak kamu iktisadi teşebbüsleri oluşturmaktadır.

Özetle özel sektör organizasyonlarından ayrılan ve gelişimi daha yavaş olan kamu organizasyonları, kamu yönetimi ve siyaset bilimi araştırmaları tarafından ilgiyle çalışılmaktadır ama bu eksiktir. Önemine binaen multidisipliner bakış açılarıyla incelenmelidir. Daha verimli ve üretken kamu organizasyonları için bu gereklidir.

Kamu Yönetimi ve Organizasyonlar

Kamu Yönetimi ve Organizasyonlar” üzerine 2 düşünce

  • Mart 29, 2017, 11:24 pm
    Permalink

    Hocam öncelikle emeğinize sağlık. Ancak konu biraz fazla dağılmış gibi geldi bana. Türk kamu yönetimine girilmeyebilirdi belki…

    Cevapla
    • Mart 29, 2017, 11:32 pm
      Permalink

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Bu yazıdaki amacım kamu yönetimi ile ilgili genel bir kavrayış sunmaktı ancak önerinizi diğer yazılarımda dikkate alacağım.

      Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir