Küresel Pazarlama, Uluslararası Ticaret ve Ticaret Blokları

Küresel Pazarlama, Uluslararası Ticaret ve Ticaret Blokları

Küreselleşme tüm dünyayı işletmeler için bir pazar haline getirmiştir. Bu küresel pazarlar dünya ticaretinde muazzam derecede artış meydana getirmiştir. Buna ticaret blokları ve bütünleşme sayısındaki artış da eklenince, işletmeler için tehdit ve fırsatları belirlemek daha da zorlaşmıştır.

İşletmelerin fazla stoklarını dış pazarlarda eritme gayretleri, ticaret ve yatırımlardaki liberalleşme hareketleri, tedarik işlemlerinin küresel ölçekte sürdürülme isteği uluslararası ticaretin artışını hızlandırmıştır.

Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) dahilinde düzenlemelerin yapılmasıyla da dünya ticaretinin serbestleşmesi daha da kolay hale gelmiştir. 1995’te ise GATT’nin yerine Dünya Ticaret Örgütü (WTO) geçmiştir.

Dış pazarlara açılmak isteyen işletmeler o pazarın ekonomik çevre analizini yapmadan giriş yapmamaktadırlar. Girilecek ülkenin gayrisafi milli hâsılası, tüketim, fiyat ve enflasyon seviyeleri, istihdam oranı gibi özellikler belirleyici kriterlerden bazılardır. Verilerin çokluğu analizi kolaylaştırır düşüncesini ortaya çıkarsa da, mevcut verileri doğru yorumlamak başlı başına bir iştir.

Bu noktada birçok kaynak bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler’in hazırladığı yıllık istatistikler ve aylık istatistiksel raporlar ve İnsani Gelişme Raporu bunlardan bazılarıdır. Bu kaynaklarla tüketim, yatırım, üretim, ulaştırma gibi birçok konuda bilgiler elde edilebilmektedir.

İşletmeler küresel pazarlama faaliyetleri ışığında dış pazarlara açılırken pazarın demografisiyle de ilgilenmek zorundadırlar.

Pazarın demografisiyle ilgili olarak dikkate alınması gereken en önemli faktör girilecek pazarın nüfusudur. Bununla beraber nüfusun büyüme oranı, yaş dağılımı ve yaşam beklentisi de göz önünde tutulmalıdır. Nüfusun büyüme oranıyla kişi başına gelir arasında negatif bir ilişki olduğu bilinmektedir. Aile büyüklüğü ve şehirleşme oranı küresel pazarlamacılar için diğer önemli konulardandır.

Nüfusun bir pazara girilebilmesi için yetmeyeceği açıktır. Nüfusa ek olarak kişi başına düşen Gayrisafi Milli Hasıla, kişi başına düşen milli gelir ve gelir dağılımı eşitsizliğini görme adına satın alma gücü paritesi bakılması gereken öteki değişkenlerdir.

Girilecek pazarda hâkim tüketim modeli de önemli bir unsurdur. Bazı ülkelerde bir ürün eskiyene kadar kullanılırken, bazılarında ürün yenileme hızı ve talebi daha yüksektir. Bunda ülkedeki enflasyon oranı da rol oynamaktadır.

Ödemeler dengesinin durumuna da bakılması gerekir. Ödemeler dengesinde bir tarafta ülkenin diğer ülkelerden alacakları, öteki tarafta diğer ülkelere ödemeleri yer alır. Cari hesaplar, sermaye hesabı ve resmi rezerv hesabı olmak üzere üç farklı hesaptan oluşur. Uluslararası ticaret açısından önemli olan cari hesaptır.

Dış pazar olarak niyetlenen ülkenin döviz kuru da önemlidir. Küresel pazarlama faaliyetleri yürüten işletmeler döviz kuru belirsizliğinin yüksek olmasını değil istikrarı isterler. Devalüasyon ve revalüasyon olması işletmelerin önünü görmesini engelleyeceği için istenmeyen durumlardır.

Girilecek ülkenin altyapı olanakları da önemlidir. Telefon sayısı, medya kuruluşu sayısı ve internet gibi iletişim olanakları, ulaştırma olanakları ve enerji üretimi, kişi başına düşen enerji tüketimi, çimento tüketimi gibi enerji yapısı bu kapsamda dikkat edilmesi gerekenlerdir.

Son olarak pazarın iklim ve topografyası da küresel pazarlama için önem arz eder. Yükseklik, nem ve sıcaklık gibi iklim koşulları ile bölgedeki hammadde kaynakları pazar potansiyelini ortaya koyma adına önemlidir. Nehirler, dağlar ve ormanlar ise hem doğal kaynak oluşumu hem de turizm için potansiyel oluşturduğu için pazarlamacılar için önemlidir.

Uluslararası ticaretin ve dünya ekonomisinin hangi yönde gideceği birkaç kuruluşun etkisi altındadır. Bunlardan en önemlisi Dünya Bankası’dır. Temel görevi yoksullukla mücadele etmek olsa da, çevre koruma, özel sektörde iş geliştirmeyi ve yapısal reformları teşvik etme gibi amaçlar doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmektedir.

Yukarıda da bahsedilen Dünya Ticaret Örgütü bir diğer önemli kurumdur. Bu kurum ticari müzakereler için forum kurma, ticari anlaşmazlıkları önleme, ülkelerin ticari politikalarını gözetleme, gelişmekte olan ülkeler için teknik destek sağlama gibi amaçlarla faaliyetlerine devam etmektedir.

Uluslararası Para Fonu (IMF) bu konuda diğer yetkin kurumdur. Uluslararası parasal işbirliğini geliştirmek, döviz kuru istikrarını sağlamak, üye ülkelerin ödemeler dengesi problemlerini çözmek vb. IMF’nin amaçlarındandır.

Ticaret blokları uluslararası ticaret ve bütünleşmeyi arttırdığı için önemlidir. Bunu gümrük tarife engellerini indirerek ve işgücü, sermaye ve teknoloji dolaşımına imkân vererek yapar. Bütünleşme düzeylerine göre beş ana gruba ayrılabilir.

En temel olanı serbest ticaret anlaşmasıdır. Ticaretin serbestleşmesi ilkesine dayanır. Buna en güzel örnek ABD, Kanada ve Meksika’nın dahil olduğu Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA)’dır.

Serbest ticaret anlaşmasının bir derece geniş hali gümrük birliğidir. Ticaretin serbestleşmesine ilaveten üçüncü ülkelere ortak gümrük tarifesi uygulanır.

Ortak pazar üçüncü dereceden bir ticaret bloku türüdür. Bu anlaşmada taraf olan ülkeler arasında işgücü ve sermaye dolaşımı da serbesttir.

Bu üç blok türünün özelliklerini kapsayan ekonomik birlikte ise ülkelerin ekonomik kararlarında, mali politikalarda ve vergilendirmede uyumlaştırma da sağlanmıştır. Buna en güzel örnek Avrupa Birliği’dir.

Bütünleşmenin en fazla olduğu ticaret bloku tipi Politik Birliktir. Politik birlikte diğer ticaret bloklarının özelliklerine ek olarak ülkelerin siyasi kararlarında da ortak tutum benimsenir. Ortak ordu, ortak bayrak ve ortak dil bu kapsamda eklenebilecek diğer unsurlardır.

Türkiye Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ile serbest ticaret anlaşması, Avrupa Birliğiyle Gümrük Birliği anlaşması imzalamıştır.

Ticaret blokları küresel pazarlama faaliyetleri yürütecek işletmeler için benzer ürün, fiyat, tutundurma ve dağıtım stratejisine olanak sağladığı için ölçek ekonomisi yaratır.

Ülkeler uluslararası ticarette yerel işletmeleri ve ekonomiyi yabancı işletmelerin rekabetinden korumak için faaliyetlerde bulunurlar. Korumacılıkta yapılan en şey gümrük tarifelerdir.

Belirli ürünlerin ağırlığı veya miktarına göre hesaplanan spesifik tarifeler, ürünün değerinin belirli bir yüzdesi olarak hesaplanan ad valorem tarifeleri ve ürünün çıkış ülkesi baz alınarak hesaplanan ayırımcı tarifeler olmak üzere üçe ayrılır.

Ticaret bloklarının yaygınlaşmasıyla bu tarifelerle korumacılık önemini kaybetmiştir. Bu bağlamda tarife dışı engeller diye adlandırılan kotalar, sağlık ve güvenlik yönetmelikleri, standartlar ve gönüllü ihracat kısıtlamaları yeni korumacılık faaliyetleri arasındadır.

Özetle küresel pazarlama faaliyetleri ticaret bloklarıyla artmıştır ve sonuçta dünya ticaretinde bütünleşmeler doğurmuştur. Bu kapsamda da ekonomik ve demografik çevrenin iyi bir şekilde analizi gerekli olmuştur. Tabi bazen ülkeler uluslararası ticareti sınırlamak için korumacılık eylemlerini de yapmaktadırlar. Gene de küreselleşme ve küresel pazarlama etkinliğini arttırmaya devam etmektedir.

Küresel Pazarlama, Uluslararası Ticaret ve Ticaret Blokları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir