Sosyal Karşılaştırma Maliyetleri Teorisi

Sosyal Karşılaştırma Maliyetleri Teorisi

Sosyal karşılaştırma maliyetleri teorisi; pazardaki işlem maliyetleri bütünleşme yoluyla otoriteye erişimi teşvik ederken, sosyal karşılaştırma maliyetlerinin yöneticileri bütünleşmenin derecesini sınırlandırmaya ve bu maliyetleri etkili bir şekilde yönetmeye teşvik ettiğini öne sürmektedir. Aksi durumda bunları kısıtlamak için örgütsel eylemlere girişmek oldukça maliyetli olacaktır.

Örgütler, piyasalarla ilgili olarak başarısız olabilirler çünkü sosyal karşılaştırma maliyetleri firma içindeki spesifik aktiviteler için piyasa benzeri optimal teşvikleri önermede yöneticilerin esnekliğini sınırlayabilirler.

Sosyal karşılaştırma maliyetleri teorisi işlem maliyetleri teorisinin mantığını değiştirmek değil, aslında tamamlamak için geliştirilmiştir. İşlem maliyetleri teorisinde yöneticiler piyasaların sağladığı üstün teşviklere erişmek için firmalar üzerinden piyasaları seçerler.

İşlem maliyetleri teorisi yöneticilerin işinin işlem maliyetleri üzerine ekonomi yapmak olduğunu iddia ederken, sosyal karşılaştırma maliyetleri teorisinde yöneticiler ayriyeten sosyal karşılaştırma maliyetlerini de ekonomikleştirmelidirler.

Firma yönetiminin bu tür sosyal karşılaştırma maliyetlerini hafifletmek için üç yapısal veya örgütsel aracı vardır: ücret ile performansı ayrıştırarak ödemeleri sıkıştırmak, sosyal karşılaştırma ve sosyal göndergeleri yeniden şekillendirmek için üretim teknolojisini değiştirmek ve firmanın sınırlarını yeniden çizmek.

Maaş sıkıştırmanın iki tipi bulunmaktadır: yatay ve dikey. Yatay maaş sıkıştırma aynı veya benzer işlerde bireyler için düz veya daha üniform bir ücret sisteminin benimsenmesine işaret etmektedir. Bu yüzden sosyal karşılaştırma süreçleri tarafından firmaların maruz kaldığı maliyet arttıkça, firmalar her bir pozisyon için yatay olarak daha çok sıkıştırılmış veya daha üniform bir geliri benimserler.

Dikey maaş sıkıştırma ise farklı pozisyonlardan çalışan veya tamamen farklı işleri yapan çalışanlar arasında uygulanmaktadır. Bu tür maaş sıkıştırma -potansiyel olarak bu iş ve pozisyonlarla ilişkili geniş bir şekilde çeşitlenen marjinal ürünlere rağmen- farklılaşan pozisyon veya işler üzerinden gelirdeki varyasyonları düşürmeyi içermektedir.

Yönetimin uygulayabileceği ikinci araç teknoloji seçimidir. Optimal üretim teknolojisi, firma içindeki bireysel ve kolektif görev ve aktivitelerin yapısı ve varlıkların düzenlemesi olarak ifade edilmektedir. Bu teknik etkililiğe ilaveten üretim teknolojisinin seçimi takımların ürettiği çıktının derecesini, işçilerin mekânsal yakınlığını ve işçilerin etkileşim kurma derecesini de tanımlamaktadır. Bu yüzden yöneticiler bir üretim teknolojisini seçtiklerinde hem üretim maliyetlerini hem de sosyal yapıyı şekillendirmektedirler.

Yönetim, teknik olarak etkili üretim teknolojisinden ayrılan işler arasındaki fiziksel ve bilgisel uzaklığı arttırarak sosyal karşılaştırma maliyetlerini düşürebilirler. Ayrıca işlerin bağımsız olması durumunda sosyal karşılaştırma süreçleri maliyetler yerine sosyal karşılaştırma faydalarına de neden olabilmektedir.

Sosyal karşılaştırma maliyetlerini performans için agresif ödemeye imkan veren bir düzeye düşürmek için, yöneticilerin işbirliğini azaltacak üretim teknolojisini getirmesi, çalışanlar arasındaki fiziksel uzaklığı arttırması veya üretkenlik ve gelir hakkında bilgiyi aktif olarak kontrol altına alması gerekmektedir.

Son araç olarak yöneticiler firma sınırlarını daraltabilirler. Firmanın sınırlarındaki sosyal karşılaştırma maliyetlerindeki değişim iki nedenden dolayı olmaktadır. İlki, firma sınırları dâhilinde, maaşları düzenleyen merkez yöneticinin varlığının bireylerin kıskançlık duyguların azaltmak için çeşitli davranışsal stratejilerle yüzleşen fayda-maliyet analizini değiştirmesidir. İkincisi ise, firmanın sınırının bireyin yaygın referans grubunu değiştirebilmesidir. Bu ise firmanın sınırlarını değiştirmenin yaygın göndergelerin ve bu yüzden de sosyal karşılaştırmanın ve bununla ilişkili maliyetlerin kapsamını değiştireceğini işaret etmektedir.

Kıskançlık duygusu çalışanları kendilerine gönderge grubu olarak belirledikleri öteki çalışanlarla kazançlarını karşılaştırmaya itmektedir. Böylece çalışanlar haksızlık algılarını iyileştirmeleri için efor sarf etmeye yönelmektedir. Bu tarz davranışsal stratejiler düşük efor gösterme, öteki çalışanların ücretlerini etkileme aktiviteleri, işten ayrılma, işbirlikçi olmama veya diğerlerinin gayretlerini sabote etme vb. davranışları içermektedir.

Çalışanlar kimlerle kendilerini karşılaştırırlar sorusuna genel olarak şöyle cevap verilebilir. Yaygın olarak gönderge gruplarının seçiminin temel belirleyicileri mekânsal yakınlık, etkileşim derecesi ve bilginin elverişliliğidir.

Mekânsal yakınlık sadece akrabalık anlamında değil; aynı zamanda yaş, çalışma süresi, eğitim ve cinsiyet gibi sosyal uzaklığın diğer demografik ölçülerini içermektedir. Mekânsal yakınlıkla beraber etkileşim derecesi ve bilginin elverişliliği firma sınırları ve diğer örgütsel ve üretim teknolojisi seçimlerine endojen olabilirler.

Sosyal karşılaştırma maliyetleri teorisine göre yöneticiler karşılaştırmalı yönetişim maliyetlerini incelemelidirler. Bu maliyetler arasında hem işlem hem de karşılaştırma maliyetleri bulunmaktadır: 1) Güçlü teşvikleri olan piyasalar yoluyla yönetişim, 2) Güçlü teşvikleri olan firma içi yönetişim (belki de sosyal karşılaştırmayı azaltan üretim teknolojisine sahip firmalar için) ve 3) Zayıf, sıkıştırılmış teşvikleri olan firma içi yönetişim.

Ayrıca ölçek veya kapsam arttıkça sosyal karşılaştırma maliyetleri de artar ve firmaların maaşları sıkıştırma, üretim teknolojisini değiştirme ve sınırlarını daraltma ihtimalleri artacaktır.

İşlem maliyetleri teorisi hiyerarşiyi piyasa başarısızlıklarıyla ilişkili yüksek işlem maliyetlerini azaltmak için bir araç olarak görürken; sosyal karşılaştırma maliyetleri teorisi piyasayı örgütsel başarısızlıklarla ilişkili yüksek sosyal karşılaştırma maliyetlerini azaltmak için bir araç olarak görür. Bu yüzden de piyasa başarısızlıkları aktiviteleri piyasanın dışına firmanın içine taşıyan bir tür merkezcil kuvvet yaratırken, sosyal karşılaştırma maliyetleri teorisi örgütsel başarısızlıkların aktiviteleri firmanın dışına piyasanın içine ne zaman ve nasıl taşıdığını açıklamaktadır.

Orta düzey takım üretimini içeren bir firmadaki aktivitenin ölçeği ne kadar büyük olursa, firma teşviklerdeki azalmaya eşlik eden maaşları yatay olarak o kadar çok sıkıştıracaktır. Aktivite büyüdükçe de firma bu aktivite için daha fazla dış kaynaklardan yararlanacaktır (oursourcing). Bu dış kaynaklardan yararlanma durumu kendi ortalama aktivitesinden bireysel marjinal ürün olarak en uzak noktada olacaktır.

Özetle yöneticiler kıskançlık sonucu meydana gelen sosyal karşılaştırma maliyetlerini dengelemek için yatay ve dikey olarak maaşları sıkıştırmalı, etkili üretim teknolojilerini benimsemeli ve örgütsel sınırları yeniden biçimlendirmelidir.

Sosyal Karşılaştırma Maliyetleri Teorisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir