Artan Bağlılık Nasıl Oluşur?

Artan Bağlılık Nasıl Oluşur?

Günlük yaşam içerisinde herkesin bir eyleme veya karara kilitlenip kaldığı olmuştur. Bu tip durumlara zaman, dikkat veya para ayrılması, içinde bulunulan durumun bitirilmesini zorlaştırmaktadır. Artan bağlılık (escalation of commitment) kavramıyla açıklanan bu durumun birçok olumsuz sonucu vardır.

Artan bağlılık ile ilgili şu örnekler açıklayıcı olacaktır:

  • İstihdam olanağı göreceli olarak az olan bir alanda yüksek lisans yapan bir kişiyi düşünün. İki yılın sonunda onca para ve zaman harcadığı alandan, daha prestijli ve önü açık ancak tamamen farklı bir alana geçmesi oldukça zor olacaktır.
  • Borsada 50 liralık bir işlem yapan birini düşünün. Birkaç gün sonra hisse fiyatları önce 40 liraya sonra da 20 liraya düştüğünde, bu hisselerini satıp başka bir alana para yatırması rasyonelken, hisseleri elinde tutması daha olasıdır.
  • Bir büyükşehirin belediyesi tünel yapım projesini başlatmış ve büyük miktarda parayı buraya tahsis etmiştir. Yerin altına girildikçe maliyet artmış ve sadece küçük bir bölümü kazılabilmiştir. Projenin tamamlanması beklenenden çok daha fazla yıl sürebilecek olmasına rağmen, belediye yönetimi ısrarla projenin devamını destekleyecektir.

Bu gibi örnekler daha da çoğaltılabilir. Görüldüğü üzere patolojik bir insan davranış şablonu olan artan bağlılık, gerek bireysel gerekse kurumsal olsun her düzeyde görülebilmektedir. Şimdi artan bağlılığın nasıl oluştuğuna bakalım.

Öncelikle artan bağlılığın retrospektif (geriye dönük) rasyonellik, prospektif (geleceğe dönük) rasyonellik ve davranışsal modelleme kuvvetlerine dayanan kompleks bir süreç olduğunu belirtmek gerekir. Bu kuvvetler temelinde dört ana belirleyici artan bağlılık sürecinde etkili olmaktadır: geçmiş kararları haklı çıkarma motivasyonu, tutarlılık normları, gelecekteki sonuçların gerçekleşme olasılığı ve gelecekteki sonuçların algılanan değeri.

Retrospektif rasyonelliğe yol açan geçmiş kararları haklı çıkarma motivasyonu, bireyin ya da grubun kendini haklı çıkarmasıyla ortaya çıkmaktadır. Yaşanan durumun negatif sonuçlarına dair sorumluluk ile arzulanan içsel yeterlik gereksinimi ve gelen dışsal yeterlik talepleri, bu motivasyonun fonksiyonu olarak öne çıkmaktadır.

Yaşanan negatif sonuçların sorumluluğuna burada bir parantez açmak gerekir. Bu sorumluluk duygusunun belirleyicileri yapılan geçmiş seçim ve tercihler ile algılanan sonuçların öngörülebilirliğidir. Ek olarak hatadan dolayı suçlanma ve kabahati kabul etme gibi ima eden ve temize çıkaran bilgiler de bu kapsamda gösterilebilir.

Bireyin davranışsal modellemesine tutarlılık normları sebep olmaktadır. Sosyal ve ahlaki normlar davranışların açıklayıcı mekanizmaları olarak büyük öneme sahiptir. Ayriyeten sosyalleşme olgusunun kültürel ve örgütsel normlarla bir araya gelmesi, bağlılığın artış göstermesine neden olmaktadır.

Artan bağlılığın son iki belirleyicisi gelecekteki sonuçların olasılığı ve değeridir. Bu iki faktör algılanan biçimde olup prospektif rasyonelliğe neden olmaktadır. Kaynakların hangi düzeyde etkililiğe sahip olduğu ve yenilginin nedeninin sürerliği gelecekteki sonuçların algılanan olasılığını artırmakta veya azaltmaktadır.

İşletmelerin stratejik yönetim süreçlerindeki aktörleri artan bağlılık süreci ile yakından ilgilidir. Artan bağlılık stratejik kararların alınması sırasında yapılan bilişsel basitleştirmeler, aşırı risk alma ve davranışsal stratejiler hazırlanırken ortaya çıkan bilişsel önyargılar içine eklenebilir.

Bazen yöneticilerin özyönetim çabaları içinde de görülebilen artan bağlılık, firma içinde yaşanabilecek etik sorunların da habercisi olabilmektedir. Özellikle fırsat ve tehditlerin belirlenmesi için yapılan dış çevre analizi ve güçlü yönler ile zayıflıkların tespit edilmesi amacıyla yapılan iç çevre analizinde yaşanabilecek bağlılık artışı, etik kodların görmezden gelinmesini ve ahlaki karar alma sürecinin işlevsiz hale gelmesine neden olabilecektir.

Son olarak irrasyonel tercihlerin ve bazen başarı getirse de batıl davranışların görülmesine neden olabilen artan bağlılık olgusu, örgütlerdeki bütün aktörlerin bu konuda bilinçli olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu sayede verimlilik ve etkinlik düşüşleri de minimize edilebilecektir.

Artan Bağlılık Nasıl Oluşur?
Etiketlendi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir