Geçişken Bellek Sistemi

Geçişken Bellek Sistemi

Grup aklı ve davranışları üzerine sosyal psikologlar tarafında çeşitli öneri ve teoriler sunulmuştur. Düşünce içeriğinin genetik yanlarından telepati ve doğaüstü yaklaşımlara çeşitli açılardan aşırılığa kaçan görüşler de ifade edilmiştir. Ancak biliş, bellek, yapay zeka ve bilgi işleme konularıyla alakalı yeni bilgilere ulaşıldıkça ve daha genel olarak psikoloji alanında yaşanan davranışsal gelişmelerle bu görüşlerin geçerliliği de kaybolmuş, yeni bir kavram geçerli hale gelmiştir. Bu kavram ünlü sosyal psikolog Daniel Wegner tarafından geliştirilen geçişken bellek sistemi (transactive memory system) kavramıdır.

Geçişken bellek sistemi bireyler arasında gerçekleşen iletişim kombinasyonundaki bireysel bellek sistemleri topluluğudur. Bu sistemi anlamanın yolu bileşenlerini anlamaktan geçmektedir.

Kişilerin belleği üç farklı aşamadan oluşmaktadır. Bilgi belleğe kodlama aşamasında girer, depolama aşamasında bellekte kalır ve geri getirme aşamasında kullanılır.

Bu süreçte depolanan belleğin nasıl organize edildiği ile ilgili çeşitli görüşler vardır. Bellek teorisyenlerine göre bilgi parçaları vasıtasıyla çeşitli örgütsel süreçler teker teker depolanmak yerine, bağlantılı kümeler şeklinde depolanır. Örneğin domatesin rengi ile ilgili olarak kişinin belleğine domates ve kırmızı birlikte depolanır. Bu tür bağlantıları yapan veya bozan süreçler organizasyonu oluşturmak için kodlama aşamasında olabilir ve geri getirme sırasında çalışacak tamamlayıcı aşamalar oluşturulmuş organize bir depolamanın avantajını kullanarak parçanın konumunu belirler.

Bellek ile ilgili olarak insanların kendi bellek becerileri ile ilgili fikirleri oldukça bilinmektedir. Kişinin değişik bellek sistemleri ve süreçleri hakkındaki bilgi ve farkındalığı olarak tanımlanan üstbellek; kodlama, depolama ve geri getirme aşamalarıyla ilgili bilgiyi içermekte ve bu aşamaların her birinde faydalı olmaktadır.

Kişinin belleğine ek olarak bir de dış bellek bulunmaktadır. Bu dış bellek bireylerin kendi belleklerine daha az yüklenmelerine sebep olmaktadır. Kitaplar, dosyalar, bilgisayarlar, son zamanlarda ise Google gibi arama motorları ve Vikipedi gibi internet ansiklopedileri öne çıkan dış bellek formlarından sayılabilir.

Dış bellekteki bilgilerin geri getirilebilmesinde bu bilginin ne ve nerede olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Bu sebeple başarılı bir bellek parçasını geri getirme aşaması en az iki ilave bilginin depolanmasını gerektirmektedir: geri getirme ipucu veya etiketi ve bilgi parçasının konum bilgisi.

Bireyler öteki bireylerin dış bellek konumu olabilir. Bu ise kişisel bellek depolarının geliştirilmesi için her bireyi birbirine iletişim bağımlısı yapabilir. Bu karşılıklı bağlılık ise bireylerin kendi bellek sistemlerinde çok daha büyük ve kompleks bir bilgi tutma sistemi meydana getirir. Yine de birey genellikle öteki bireyde yer alan tamamlayıcı konum bilgisinin farkında olmamaktadır. Bu sebeple geçişken bellek sistemi bireysel bileşen sistemlerinin daha fazlası anlamına gelmektedir.

Grup düzeyinde en az bilgisi olan bireye bir soru sorulduğunda o birey diğer grup üyelerinin bilgi deposuna danışacak ve en doğru cevabı getirecektir. Bu yüzden grubun depolanmış bilgisine giriş yapılması etkili bir yoldur.

Gruplardaki belleğin geçişkenlik kalitesi kodlama ve geri getirme aşamalarında ayrıca önemlidir. Gruba gelen bilgi grubun depolayabileceği şekilde değiştirilip, belirli bir forma dönüştürülebilir. İşlemsel geri getirme ise grup içindeki bir bireyden gelen kesin olmayan bilginin, başka bir birey tarafından yeniden şekillendirilip doğru şekilde kullanılmasıdır.

Geçişken bellek sistemi grup içinde yer alan iletişim süreçlerini ve bireylerin bellek sistemlerinin çalıştırılmasını içermektedir. Bu yüzden de geçişken bellek sadece bireylerce izlenmez ve bireyler arasında bir yerde olan bir kavram da değildir. Daha ziyade grubun bir özelliğidir. Bireysel unsurlarca zamanla inşa edilen grup işleyişi modu ve yapılı bir sistemin hayata geçirilmesi demektir. Bu yüzden de geçişken bellek sistemi bir bütün olarak grubun ne hatırladığı ve sonuç olarak da grup üyelerinin ne hatırladığı üzerinde etkiye sahiptir. Kısaca geçişken bellek grubun bilgi işleme sistemini oluşturmak için bireylerden türemektedir.

Geçişken bir bellek sistemi bireylerin öteki bireylerin sahip olduğu uzmanlık alanlarıyla alakalı bir şeyler öğrenmesiyle başlar. Genellikle de bu tarz bilginin elde edilmesi zor değildir. Doğaçlama gruplarda sezgiyle çıkarsamalar yapılarak bu süreç başlarken; uzun süredir mevcut olan gruplarda kimin neyi ne zaman nerede neden nasıl yaptığı ile bilgiler çok zengindir ve bu da bireylere çeşitli bilgi alanlarında kimin uzman olduğunu daha net belirleme imkânı sunar.

Bir konuda bilinen uzmanlar o alandaki yeni bilgiyi kodlama, depolama ve geri getirme ile sorumludur. Bunu ise ya kendi kişisel uzmanlığıyla ya da bilginin gruba eklenmesi sonucu dolaylı bilgi sorumluluğuyla yapar.

Grup içinde işleyen bir geçişken belleğin inşası sosyal algının otomatik bir sonucudur. Gruptaki her birey diğerlerinin ne olduğuna ve ne öğrendiğine katılır. Daha sonra grup bir şeyi hatırlamaya çalıştığında, bilgi uzmanlara kanalize olur. Hiçbir uzman yoksa dolaylı olarak bilgisine güvenilen birey grup erişimini mümkün kılarak bilgiyi tutar. Özetle gruptaki birey bilgi sorumluluğunu kabul ettiği için geçişken bellek inşa edilebilir.

Geçişken bellek sıklıkla realiteden uzaklaşma kaynağı da olabilmektedir. Belirtmek gerekir ki faydalı yaratıcı ürünler geçiş tarafından üretilmektedir. Bu durum ise, birey veya altgruplarca ayrı tutulan faklı bilgi parçaları bir araya getirildiğinde olmaktadır. Esasında grup bireysel düzeyde gerçekleşebilen bütünleşmeye paralel olarak bütünleştirici süreçleri de elde edebilir.

Bütünleştirici süreçler gruplardaki en önemli geçişken olaylar arasında yer almaktadır çünkü bunlar grup üyeleri için yeni bilgiler üretirler. Geçişken sistemdeki farklı konumlardan gelen bilgi ortak bir etiketle beraber bağlanmıştır ve bu esnada yeni bir şeye anlam verilmesi için yanyanalık keşfedilir. Bununla beraber iyi geliştirilmiş geçişken sistemlerde, bu tarz bir bütünleşme için kuvvetli bir baskının olduğu da görülmektedir.

Geçişken bellek sistemi insanların nasıl birlikte düşündüklerini anlamak için faydalı bir yol sağlamaktadır. Bu sistem yeknesak bir mutabakatı üstün kılan bireylerin sosyal bir ağını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle de geçişken bellek bireylerin bilgi iletişimlerinde mevcut olan birbirine bağlı olma sistemini hayata geçirmekte ve böylece de çeşitliliğin sosyal yıkımındansa, sosyal organizasyonuna doğrudan vurgu yapmaktadır. Sonuç olarak ise firmaların davranışsal strateji süreçlerine katkı yapmaktadır.

Geçişken Bellek Sistemi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir