Grup Kutuplaşması, Sosyal Karşılaştırma ve İkna Edici Argümantasyon

Grup Kutuplaşması, Sosyal Karşılaştırma ve

İkna Edici Argümantasyon

Grup kutuplaşması bireyin belli bir konudaki ilk eğiliminin münazara, panel, fikir taraması, forum ve seminer gibi grup tartışmalarının ardından artmasıdır. Örneğin bir grup orta düzeyde profeminist kadın grup tartışmasının ardından daha güçlü birer profeminist olmaktadır. Belirli bir yöne orta dereceli bir eğilime sahip grup üyelerinin kararları üzerine, grup tartışması aynı yönde daha ekstrem bir eğilim ortaya çıkaracaktır. Gruplar ortalama tutumdan sapma gösterdikleri için, grup kutuplaşmasının karşı benzerlik üzerine vurgu yapması önemlidir.

Grup kutuplaşmasını açıklamak için birçok mekanizma ve teori geliştirilmiştir. Bunlardan en önemlileri sosyal karşılaştırma ve ikna edici argümantasyon süreçleridir.

Sosyal karşılaştırma perspektifine göre insanlar daima kendilerini sosyal olarak arzu edilebilir bir şekilde hem algılamaya hem de sunmaya motivedirler. Bunu yapmak için ise birey devamlı olarak diğer insanların kendilerini nasıl sunduklarıyla ilgili bilgiyi işlemeli ve benlik sunumunu ayarlamalıdır.

Sosyal karşılaştırma perspektifi birçoğumuzun ortalama eğilim olarak algıladığımız durumdan daha uygun olara algılanmayı arzu ettiğini ifade etmektedir. Diğer çoğu insanın kendilerini nasıl sunduklarını belirler belirlemez, kendimiz bir şekilde daha uygun olarak sunmak isteriz. Etkileşimde olduğumuz grubun tüm üyeleri aynı karşılaştırma süreciyle meşgul olduğunda, sonuç daha büyük algılanan sosyal değer yönünde ortalama bir değişim olmaktadır.

Sosyal karşılaştırma perspektifinin iki varyasyonu bulunmaktadır: çoğulcu cehaletin ortadan kaldırılması ve üstünlük sağlama uğraşı (çoğunluk etkisi). Seçim değişikliklerinin çoğulcu cehalet açıklamasının altında yatan varsayım, çoğulcu cehaletin grup üyelerinin çoğunluğunun doğru fikirleri hakkında doğru bir iletişimin eksikliğinden dolayı oluşmasıdır. Bu durum çoğulcu cehaletin bilişsel önyargılar nedeniyle de olabilmektedir.

Çoğulcu cehaletteki seçim değişiklikleri kendini yükseltme ve uyum arasındaki bir uzlaşıyken; dilimizde sürü psikolojisi olarak da geçen çoğunluk etkisi yani üstünlük sağlama uğraşı kendini yükseltme ve tevazu arasında bir uzlaşmanın sonucudur. Bu iki varyasyonla ilgili olarak kültürel değerler, serbest bırakma mekanizmaları, benlik sunumu süreçleri, spesifik değerler ve benlik çıpalaması gibi birçok kavram örtüşmektedir.

Ek olarak sosyal karşılaştırma perspektifinden yararlanılarak geliştirilen sosyal karşılaştırma maliyetleri teorisi geliştirilmiştir. Bu teori işlem maliyetleri teorisini tamamlayarak yöneticilerin bütünleşmenin boyutunu sınırlandırmaları ve bu maliyetleri etkili bir şekilde izlemeleri gerektiğini söylemektedir.

İkna edici argümantasyon teorisi ise ilgili bilginin işlenmesinin grup kutuplaşmasını nasıl etkilediği üzerine geliştirilmiştir. İkna edici argümantasyon; bireyin bir konudaki seçimi ve pozisyonunun, kişinin bu pozisyonu formüle ederken hafızasından çağırdığı lehte ve aleyhte argümanların ikna ediciliği ve sayısının bir fonksiyonu olduğunu ifade etmektedir. Grup tartışması bireyin bir yönü olumlayan ikna edici argümanlara maruz kalması ölçüsünde verili bu yöne değişmesine neden olacaktır.

Bir argümanın ikna ediciliği iki faktör tarafından belirlenmektedir. Bu faktörlerden ilki geçerliliktir: Argüman ne kadar doğru? Kişinin önceki görüşlerine uyuyor mu? Kabul edilen olgu veya varsayımları mantıken takip ediyor mu? İkincisi ise yeniliktir: Bu argüman bilgiyi organize etmede yeni bir yol sağlıyor mu? Yeni fikirler öneriyor mu? Algılayan kişinin hafızasında olan ek bilgiye erişimi arttırıyor mu? Örneğin sigara içmek kötüdür çünkü kansere yol açar argümanı geçerlidir ancak yeni değildir. Ancak sigara içmek kötüdür çünkü sigara içilen yerdeki pasif içicilerin de kanser olmasına yol açar argümanı göreceli olarak daha yenidir. Bu sebeple ikinci argüman daha ikna edicidir. Dolayısıyla bir argümanın algılanan geçerlilik ve yeniliği bir seçim değişikliğine yol açmada ne kadar etkili olduğunu belirlemektedir.

İkna edici argümantasyon teorisi grup kutuplaşmasına iki yönden katkı sağlamaktadır: 1) kutuplaşan veya kutuplaşmayan seçim değişikliklerinin boyutunu ve yönünü öngörebilir ve 2) bireysel ve grup karar vermenin kavramsal bütünleşmesini kolaylaştırabilir çünkü bireysel veya diğer insanlarla etkileşim halinde işlenen argümanlar için mekanizmalar aynıdır.

Davranışsal ekonomideki irrasyonel davranışların toplam çıktılara stratejik tamamlayıcılık ve ikame edilebilirlikle yol açması; finansal piyasalardaki gürültü işlemcilerinin rasyonel yatırımcılardan daha fazla kazanması ve piyasadaki gürültü işlemci sayısını arttırması ile gerek grup halinde gerekse bireysel olsun verilen kararlarda sebep tabanlı seçim modelinin önemli etkisinin olması bireysel davranışların kolektif çıktıları etkilemesine güzel örneklerdir.

Özetle grup kutuplaşması, sosyal karşılaştırma ve ikna edici argümantasyon süreçlerinin davranışsal stratejideki zihinsel süreçlerin toplanması problemine önemli katkıları olabilecektir.

Grup Kutuplaşması, Sosyal Karşılaştırma ve İkna Edici Argümantasyon

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir