Örgütsel Davranış ve İş Hayatı

Örgütsel Davranış ve İş Hayatı

Örgütsel davranış en yalın haliyle örgüt içindeki birey ve grupların tutum ve davranışlarını anlamaya çalışmaktadır. Bunu birey (mikro), grup (mezo) ve örgüt (makro) düzeyinde incelemeler yaparak gerçekleştirmektedir.

Yöneticiler örgütsel davranış konusunu bilerek çalışanların tutum ve davranışlarını daha iyi anlayabilecek ve olumlu yönde ilerleme kaydedilmesi için etkili planlar oluşturabileceklerdir. Örnek olarak iş başvurularının değerlendirilmesi, çalışanların eğitim programlarının hazırlanması, örgütsel sosyalleşmenin sağlanması, performans değerleme sistemlerinin kurulması ve gerek birey gerekse gruplar arası çatışmaların giderilmesi örgütsel davranışın katkıları arasında sayılabilir.

Örgütsel davranış bu tip yönetsel sorunların çözüme kavuşturulmasında etkili olabilecek bilgiyi sağlamak için disiplinler arası özelliğe sahip bilimsel yöntemi kullanır. Bunlar arasında en önemlileri psikoloji, sosyoloji ve antropoloji olmakla beraber siyaset bilimi, ekonomi, yönetim ve sosyal psikoloji örgütsel davranışın yararlandığı alanlardır.

Psikoloji örgütsel davranış alanına kişilik sistemleri konusunda katkıda bulunmuştur. Örgütsel öğrenme, motivasyon, algı, eğitim, iş tatmini, liderlik, başarı değerlemesi, insan kaynağı seçimi, örgütsel adalet, örgütsel vatandaşlık, stres ve iş dizaynı psikolojinin birey kapsamında örgütsel davranış alanına yaptığı temel katkılardır.

Sosyoloji temelde sosyal sistemler açısından örgütsel davranış alanına katkı sağlamıştır. Grup dinamiği, iletişim, güç, çatışma ve gruplararası iletişim grup kapsamında katkılar arasında sayılabilirken; biçimsel örgüt teorisi, bürokrasi, örgütsel teknoloji, örgütsel değişim ve örgüt kültürü hem grup hem de örgüt sistemi düzeyinde yer alan katkılardandır.

Antropoloji kültürel sistem açısından, inançlar, gelenek-görenekler, değerlerin karşılaştırılması, kültürlerarası ve karşılaştırmalı analizler, örgüt kültürü ve örgütsel çevre alanlarında mezo ve makro düzeyde örgütsel davranışa katkıda bulunmuştur.

Sosyal psikoloji bireylerin davranış ve tutum değişimleri, iletişim ve etkileşimleri, grup süreçleri ve gruplarda karar verme konularında katkı sağlamıştır.

Son olarak siyaset bilimi, ekonomi ve yönetim bireylerin çalıştırılması, örgütlerarası politikalar oluşturma ve güç konularında örgütsel davranışa çeşitli katkılarda bulunmuştur.

Bütün bu alanlar ve katkılarla meydana gelen örgütsel davranış, araştırmalarını örgütün etkinliğini arttırmak ve kaliteli bir iş yaşamı geliştirmek için yapmaktadır. McGregor tarafından geliştirilen Y teorisinin ortaya koyduğu “arzu edilen performanslar için psikolojik gereksinimler karşılanmalıdır” görüşü ile aynıdır.

Bilindiği üzere çalışanların performansları üzerinde üç faktör büyük etkiye sahiptir: yönetim-organizasyon, bilgi teknolojileri ve işyeri dizaynı. Örgütsel davranış öncelikli amacı kâr elde etmek olan girişimciliğin ve girişimcinin yönetim-organizasyon etkililiğini arttırarak başarılı olmasını sağlamaktadır.

Örgütsel davranış alanında yapılan çalışmalar temelde iki öngörüyü benimsemektedir. Bunlardan ilki örgütlerin açık sistem özelliği gösteren dinamik bir yapıda olduğu ve zaman içerisinde değiştiğidir. İkincisi ise durumsallık yaklaşımının belirttiği üzere, örgüt içerisindeki tutum ve davranışları açıklayabilecek tek ve en iyi modelin olmadığıdır. Örgütsel durumlar değiştikçe kullanılabilecek yaklaşımlar da değişmektedir.

Örgütler küreselleşme ile farklı kültürleri tek bir bünyede barındıran yapılara dönüşmüşlerdir. Bu tür örgütlerin küresel yöneticileri çalışanların tutum ve davranışlarının kültürleri tarafından şekillendiğini bilmelidir. Farklı kültürlere sahip çalışanları yönetmek durumunda kalan yöneticiler bir bakıma benmerkezci bir halden uzaklaşıp kozmopolit bir yapıya bürünmelidir. Başka kültürlere karşı açık, esnek ve saygılı olmalıdır. Bu sebeple yoğun bir iletişim içinde girecek olan yöneticiler ilgili kültürlerin sözlü ve sözsüz iletişim kodlarını da öğrenmelidir. Ayrıca bu tip bir küresel yönetici kendi ulusal kültürünün etkisini de taşıdığı için olası bir kültür şoku içine de girebilir. Özellikle çok uluslu şirketlerde oluşan yönetici ve çalışan değişimleri ülkeye uyum süreci problemlerini oluşturabilmektedir.

Küreselleşmenin diğer sonucu olarak işgücü demografisinde yaşanan değişiklikler de gösterilebilir. Günümüzde renk, etnik veya cinsiyet olarak farklılaşmış çalışanlara sahip örgütler görmek çok mümkündür. İşgücü piyasalarında azınlık grupları artış göstermiştir. Mevcut bu çeşitlilik ise kültürlerarası farklılıkların yönetimi konusunu gündeme çıkarmıştır.

Yaşanan teknolojik gelişme ve değişmeler de örgütsel davranışı etkilemektedir. İş için kullanılan insan gücü azalmakta, giderek artan sayıda birçok iş dijital beyinlere aktarılmakta, yapay zekâ uygulamaları hızla artmakta ve otomasyon teknolojileri örgütler için artık olmazsa olmaz duruma gelmektedir. İşlerin etkinlik ölçüsüyle yapılabilmesi için küçülme (downsizing) yoluyla çalışan sayıları azalmakta, yeni yapıya çalışanların uyum sağlayabilmesi amacıyla optimal küçülme (rightsizing) yapılmakta ve en yetenekli olunan işlere odaklanma amacıyla dış kaynaklardan yararlanma (outsourcing) stratejik aracı kullanılmaktadır.

Ayrıca bilgi teknolojilerinin artık iyice örgütlerin ve işlerin içine girmesiyle teknik kapasiteler birleştirilerek şebeke örgütler ve öz yeteneklerin proje usulü kullanılmasını ifade eden sanal örgütler oluşturulmaktadır. Son yıllarda ise ev ile işyeri arasında gidip gelmeden, ev telefonu, akıllı telefon, masaüstü ve dizüstü bilgisayar kullanılarak evden çalışma (telecommuting, teleworking veya remote work) oranında artış yaşanmıştır. Bu sayede yakıt, zaman, giysi gibi birçok harcama kaleminde büyük tasarrufların sağlandığı görülmüştür.

Son olarak örgütsel davranış alanında yapılacak araştırmaların iş pratiğine aktarılması da büyük önem taşımaktadır. Planlama, organize etme, yöneltme ve kontrol işlevlerini yerine getiren yöneticiler, insanla ilgili bilgi yapısını geliştirmek için örgütsel davranıştan faydalanmalıdır. Çeşitli teknikler ile (vaka etüdü, alan araştırması, laboratuvar deneyi ve saha deneyi) toplanan örgütsel davranışla alakalı verinin iş yaşamına uygulanması yöneticilerin sorumluluğunda olan bir iştir. Bunun için ise yönetici önce problemin teşhisini doğru yapmalı, probleme yönelik çözüm alternatifleri oluşturmalı, eylem programları uygulanmalı ve son olarak arzulanan sonuca ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirilmelidir. Böylece yönetici görev yaptığı işletmenin etkili bir şekilde çalışmasını örgütsel davranış bilgisiyle sağlayacaktır.

Örgütsel Davranış ve İş Hayatı
Etiketlendi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir