Sosyal Kaytarma ve Ringelmann Etkisi

Sosyal Kaytarma ve Ringelmann Etkisi

Gerek günlük hayatta gerekse iş hayatında oldukça sık kullanılan iki deyim vardır: bir elin nesi var iki elin sesi var ve birlikten kuvvet doğar. Aynı anlamlara gelen bu deyimler iki nedenden ötürü ilginçtir. Öncelikle sosyal yaşamın taahhütlerinden birini ifade etmektedir: insanlar sosyal örgüt içinde kolektif eylem yoluyla bireysel hedeflerini daha kolay gerçekleştirirler. Birden fazla kişi bir araya geldiğinde, insanlar çoğunlukla tek başına oldukları kadar sıkı çalışmazlar. İkincisi ise -daha az umut edilen neden budur- insanların kalabalık içinde olması gerekenden daha az çalıştıklarıdır.

İlk olarak 1913 yılında Maximilien Ringelmann tarafında yapılan bir halat çekme deneyinde, işçilerden çekebildikleri kadar güçlü çekmeleri istenmiştir. Sırasıyla bir, üç ve sekiz kişiyle yapılan bu deneyin ardından, bir gerinim ölçer vasıtasıyla bu çekişlerde kaç kilogram basınç uygulandığı ölçülmüştür.

Halat çekme görev sınıflaması açısından maksimuma çıkaran, birleştiren ve toplamsal bir iştir. Maksimuma çıkaran bir görevde başarı bir şeye ne kadar veya ne kadar hızlı erişildiğiyle bağıntılı olup, muhtemelen ne kadar eforun harcandığı da önemlidir. Birleştiren bir görev ayrı ayrı alt görevlere parçalanamaz ve tüm üyeler aynı şeyi beraberce yaparlar, görev paylaşımı mümkün değildir. Toplamsal bir görevde ise grup başarısı her bireyin tekil performansından ziyade, bireysel eforların toplamına bağlıdır.

Bu özelliklere bakarak üç kişinin bir kişiye göre üç kat, sekiz kişinin ise sekiz kat daha etkin halat çekeceğini düşünürüz ancak sonuçlar oldukça şaşırtıcıdır. Bir kişi halat çekerken ortalama 63 kg basınç uygularken, üç kişilik grup 160 kg, sekiz kişilik grup ise 248 kg basınç uygulamıştır. Normalde ise sırasıyla 189 ve 504 kg basınç uygulanması beklenirdi. Ringelmann etkisi olarak tarihe geçen bu deneyde, gruptaki üye sayısı arttıkça her üyenin azalan oranda katkı sunduğu görülmüştür. Diğer bir ifadeyle kolektif grup performansı artan grup boyutuyla beraber bireysel eforların toplamında oldukça düşüktür.

Ringelmann etkisi hem yaygın klişeleri hem de sosyal psikolojik teoriyi ihlal ediyor gözüktüğü için ilginçtir. Yaygın klişeler takım katılım ruhunun artan efora yol açacağını, grup morali ve kaynaşmasının bireysel hevesi arttıracağını ve beraber davrandıklarında grupların her hedefe ulaşacaklarını söylemektedir. Sosyal psikolojik teori ise baskın yanıtları içeren iyi öğrenilmiş görevlerin ve başka insanların varlığının performansı kolaylaştırması gerektiğini ifade etmektedir.

Ringelmann etkisi sosyal etki teorisinin test edilmesini sağladığı için de ilginçtir. Sosyal etki teorisi; birey diğer bireylerden gelen sosyal kuvvetlerin hedefi olarak kaldığında, hedefteki birey üzerindeki sosyal baskının miktarının kuvvet, acillik ve diğer bireylerin sayısının çarpımsal bir fonksiyonu olarak artması gerektiğini söylemektedir.

Yine de eğer kişi grup dışından gelen sosyal kuvvetlerin hedefi olan bir grubun üyesi olursa, birey üzerindeki bu kuvvetlerin etkisi kuvvet, acillik ve diğer bireylerin sayısına ters orantılı şekilde azalmalıdır. Etki grup üyeleri arasında paylaşılır ve bu yardım etme sorumluluğunun acil bir durumda tanıklar arasında paylaşılmasıyla aynı şekilde olur.

Dış uyarana karşı psikolojik reaksiyonların Stevens güç yasası (algılanan kuvvet veya yoğunluk ile fiziksel bir uyaranın büyüklüğü arasındaki ilişki için geliştirilmiş yasa) açısından tanımlandığı gibi, sosyal uyarana karşı reaksiyonlar da böyledir ancak 1 birimden daha az bir değere sahip olan bir temsili değerle bu olmaktadır. Öyle ki n sayıdaki bir olayda n. kişi n-1. kişiden daha az etkiye sahip olmalıdır.

Ringelmann’ın işçilere halat çekmeleri için yönelttiği soru sosyal baskı olarak düşünülebilir. Ne kadar çok kişi bu baskının hedefi olursa, bir kişi tarafından hissedilen baskı o kadar az olmalıdır. İnsanların yapmaları için hissettikleri baskıya oranla daha sıkı çalışmaları daha muhtemel olduğu için, bireysel grup üyelerinin bir bölümü üzerine düşük eforla sonuçlanacak artan grup boyunu umabiliriz. Bu düşük eforlar sosyal kaytarma olarak adlandırılmaktadır. Daha net bir tanım olarak sosyal kaytarmaya öteki insanların sosyal varlığından dolayı bireylerin eforlarındaki düşüş denebilir.

Ringelmann olgusu açısından, sosyal etki teorisi şöyle demektedir: etkilerin en azından bazıları grup katılımcılarının bir kısmı üzerinde düşük efordan dolayı olmalıdır ve bu düşük efor birden daha az bir mutlak değerli bir örneğe sahip ters orantılı bir güç fonksiyonu formunu izlemelidir.

Ringelmann etkisi son olarak üçüncü bir nedenden ötürü de ilginçtir: Eğer o genel bir olguyu temsil ediyor ve halat çekme ile sınırlandırılmıyorsa, kolektif eforların neden ve nasıl bireysel eforlardan daha et etkin olduğu sorusunu ortaya koymaktadır. Yaşam standardımızın birçok parçası en az bir kolektif eylem yoluyla oluşturulduğu için, etkisiz grup çıktısının neden ve koşullarını tanımlamak ve bu etkisizliğin üzerinden gelebilecek stratejileri önermek açık şekilde önem arz etmektedir.

Peki bu sosyal kaytarma vakaları neden yaşanmaktadır? Bu soruya üç farklı cevap verilebilir. Birincisi bireylerin hatalı yükleme sürecine girmesi ve eşit bir iş bölümü oluşturma çabasına girmesi olabilir. İkincisi bireylerin maksimumun altında (submaksimal) hedef belirlemesi ve optimize edici bir görev belirlemeleri olabilir. Üçüncüsü ise grup içinde olduklarında bireysel girdiler ile çıktılar arasındaki azalan ihtimalin hissedilmesi olabilir.

Sosyal kaytarma geçerli bir olgu olmasına rağmen, bazı durumlarda geçerli olmadığı görülmüştür. Örneğin Rusya’daki kolektif çiftliklerde (kolhoz) ve İsrail’deki kolektif topluluklarda (kibutz) üretilen kişi başına çıktının bireysellikten ziyade gruplarda daha yüksek olduğu görülmüştür.

Son olarak sosyal kaytarma toplumsal bir hastalık olarak da görülebilir. Bireylere, sosyal kurumlara ve topluma negatif sonuçları olan sosyal kaytarma, beşeri etkinlikte düşüşle sonuçlanmakta ve herkese düşük kar ile fayda getirmektedir.

Sosyal Kaytarma ve Ringelmann Etkisi
Etiketlendi:     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir