Bilişsel Haritalama Tekniklerinin Stratejik Yönetimde Kullanımı

Bilişsel Haritalama Tekniklerinin Stratejik Yönetimde Kullanımı

Bilişsel haritalama, kişilerin gündelik hayatlarındaki bilgiyi elde etme, kodlama, depolama ve hatırlamalarını sağlayan bir zihinsel temsil çeşididir. Stratejik yönetim kavramlarını bilişsel ve sosyal psikoloji bakış açısıyla inceleyen çalışmalar, yöneticilerin çeşitli stratejik karar verme durumlarındaki bilişsel haritalarını çıkarmaya çalışmışlardır. Bilişsel haritalama tekniklerinin örgütsel araştırma yöntemleri arasında da önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu haritaları çıkarmada ise yaygın olarak ikili karşılaştırmalar (pairwise comparisons) ve serbest el (freehand) yaklaşımı kullanılmaktadır.

Bilişsel haritalama (cognitive mapping) tekniklerinin gelişimi ve değerlendirilmesi, yöneticilerin stratejik konularla ilgili zihinsel temsillerinin önemini ve doğasını araştırma amacıyla kullanılmaktadır. Stratejik karar vermede bireylerin bilişsel temsillerini araştırma yöntemlerinin en önemlilerinden biri ise nedensel haritalama (causal mapping) tekniğidir. Nedensel haritalama teknikleri, belirli bir olay veya konuya ilişkin faillerin nedensel düşüncelerini sistematik bir şekilde ortaya çıkarmak ve temsil etmek için tasarlanan prosedür ailesidir. Nedensel haritalar ilgili kişiye eyleme odaklanma imkanı verir, örneğin yanıt verenlerin önceki olaylar açısından mevcut durumu nasıl açıkladıkları ve gelecekten beklentileri gibi. Bilişsel haritaların bu türü örgüt teorisi ve stratejik yönetim alanındaki en popüler haritalama yöntemidir.

Bu tekniklerin popülerliğine rağmen, kişinin nedensel düşünce sistemlerini ortaya çıkaracak en uygun yolun ne olduğu konusu tartışmalıdır. Nedensel haritaların en eski formları belgesel kaynakları kodlamayı içermekteydi. Ancak son yıllarda nedensel haritalama prosedürleri kişilerin bilişlerine nispeten daha doğrudan bir tarzda adapte edilmiştir. Bazı araştırmacılar nedensel haritalama prosedürlerini esasen bir içerik analizi yöntemi olarak kullanırken, bazıları ise görüşme dökümlerini analiz eden içerik aracı olarak kullanmışlardır. Belgesel yaklaşımdaki önemli problem, kaynakların belirli kişiler için hazırlanmış olması ve nihayetinde bir yanlı bilgi kaynağı olabilmesidir. Doğrudan yöntemlerin temel avantajı zorlu kodlama prosedürlerini ortadan kaldırması ve araştırmacıya araştırmasına ilişkin konu üzerine bilgi toplamaya odaklanmasına imkan tanımasıdır. Bu yüzden çoğu araştırmacı örgütsel karar vermedeki bilişsel süreçlerin önemini ve doğasını kavrayabilme girişimi adına kişilerin bilişlerini asıl yerinde ortaya çıkarma aracı olarak veya eylem araştırması yoluyla müdahale temeli olarak nedensel haritalamanın bir veya daha fazla çeşidini doğrudan uygulamaktadır. Bu anlamda kullanıldığında ise nedensel haritalama teknikleri daha genel olarak bilişsel bilimlerde faydalanılan bilgi ortaya çıkarma tekniklerine yakındır.

Nedensel haritaların özbildirim verisinden doğrudan çıkarıldığı durumlarda iki zıt yaklaşım benimsenmektedir: nedensel ilişkilerin ikili yargılarını içeren nispeten yoğun yöntemler ve katılımcıların nedensel düşünce sistemlerini görsel formda doğrudan almaya çalışan yöntemler. İlk yöntem sınıfı çıkarımlar ızgarası (repertory grid) ve yapılandırılmış anketler şeklinde örneklenebilir. İkinci yöntem grubu ise Decision Explorer gibi yazılım tabanlı yaklaşımları ile katılımcıların nedensel düşünce sistemlerini kağıt-kalem kullanarak ifade ettikleri serbest el yaklaşımını içermektedir.

Yapılandırılmış anket formlarıyla uygulanan ikili karşılaştırmalar yaklaşımında katılımcılara bir dizi değişken verilir (personelin kalitesi, karlılık ve kurumsal ün gibi) ve ikili şekilde nedenselliğe ilişkin değerlendirme yargılarında bulunmaları istenir. Bu işlem verilen değişkenlerin bütün olası kombinasyonları değerlendirilene kadar devam ettirilir. Tipik olarak her bir değişken çifti için katılımcılara her bir değişkenin diğerini etkileyip etkilemediğini (çalışanın kalitesinin kurumsal üne etkisi, kurumsal ünün karlılığa etkisi vb.) ve bu etkinin pozitif veya negatif olduğunu (bir değişkendeki artışın diğer değişkende artış mı azalış mı getireceği) düşünmeleri ve ilişkinin gücünü (zayıf, orta veya güçlü) tahmin etmeleri sorulur. Bu ikili karşılaştırma prosedürü yoluyla çıkarılan bilgi temelinde, katılımcının nedensel haritasının görsel bir sunumunu elde etmek mümkündür. Bu ise çoğunlukla ok yardımıyla nedensel olarak ilişkili olduğu düşünülen değişkenleri içeren bir etki diyagramı formunu alır. Okun bitişi nedenselliğin yönünü belirtirken ve artı/eksi işareti nedensel ilişkinin pozitif/negatif olduğunu işaret etmek için kullanılır. Alternatif olarak katılımcıların verdikleri bilgi matris şeklinde de kodlanabilir ve nedensel haritaların karşılaştırmalı analizini yapmak için geliştirilmiş cebirsel prosedürlere de dahil edilebilir.

İkili karşılaştırmalar yaklaşımı ile veri çıkarımı şüphesiz ki eksiksiz bir prosedür olmasına rağmen, nispeten zaman alıcı ve emek yoğundur. Dikkate alınan değişkenlerin sayısının bir fonksiyonu olarak ikili karşılaştırmaların sayısı da gitgide artmaktadır. Bu nedenle örnek olarak 8 değişken 56 karşılaştırma, 20 değişken 380 karşılaştırma doğuracaktır (ikili karşılaştırma sayısı=değişken sayısı x (değişken sayısı – 1)). Bu yüzden veri toplama yükünü azaltmak için çok değişkenli araştırmalarda iki yönlü değil tek yönlü ilişkiler dikkate alınabilmektedir. Ancak bu tek yönlü strateji, alan çalışmalarında işi başından aşkın üst düzey yöneticilere erişme ihtimalini arttırabilse de, bunun sakıncası sonuçlanan bilişsel haritaların aşırı basitleştirilmiş olması ve bu potansiyel olarak faydalı yöntemin uygulanmasından elde edilebilecek faydaları sınırlandırma ihtimalidir.

Özbildirim verisine dayalı nedensel haritaların ortaya çıkarılmasına ikinci yaklaşım katılımcıların düşüncelerini görsel olarak belirtmelerini zorunlu tutmaktadır. Bu tarz nedensel düşüncelerin görsel sunumu için zaman içinde çok sayıda teknik geliştirilmiştir ancak hepsi için genel olan bir tür etki diyagramının kullanımıdır. Bu grupta bulunan ve popülaritesi de gittikçe artan yaklaşım nedensel haritaların doğrudan elle çizilmesidir (serbest el yaklaşımı). Bu yaklaşımı kullanarak katılımcılara, dikkate alınan değişkenler arasında olabilecek muhtemel nedensel ilişkiler ağını düşünmeleri ve bunları grafiksel olarak bir kağıda aktarmaları talimatı verilir. Tipik olarak katılımcılar uygun gördükleri bir düzende kağıda değişkenleri yerleştirmede ve elle çizdikleri birbirine bağımlı çizgileri kullanarak genel nedensel ilişkiler şablonunu tasvir etmede serbesttirler. Bu prosedür göz önünde tutularak, bağımlı değişkende biten okun ucu nedenselliğin yönünü işaret etmektedir ve her bir ilişkinin gücü (zayıf, orta veya güçlü) ile mahiyeti (pozitif veya negatif) birbirine bağımlı bir yol boyunca doğrudan kaydedilir.

Birçok yönden bu yaklaşım katılımcılara, Decision Explorer türünde bir bilgisayar yazılımının kullanımı gibi diğer yaklaşımlarla benzer görev talepleri yerleştirir. Decision Explorer’da katılımcılar düşüncelerini bilgisayar ekranına girerler ve kavramları uygun bir şekilde bağlantılandıracak yazılım paketi kullanırlar. Bu tarz yazılımlar şüphesiz ki kompleks haritaların oluşturulmasında avantajlı olsa da (özellikle de haritaların uzun bir zaman periyodu içerisinde tekrarlanarak geliştirildiği müdahale çalışmasında), araştırma amaçları için oluşturulacak haritalamada serbest el yaklaşımı çoğunlukla uygundur.

En önemli bilişsel haritalama tekniklerinden olan ikili karşılaştırmalar yaklaşımı ile serbest el yaklaşımı arasında farklılıklar bulunmaktadır. Her ikisinin de kolay ve zor yanları vardır. Bu iki alternatif bilişsel haritalama prosedürünün göreceli iyi yönlerini değerlendirmek için dikkate alınacak kriterler epey çeşitlidir. Bu kriterler bir yandan katılımcıların tercihlerini ve bu kriterlerin kendilerine etkilerini, diğer yandan araştırmacı için prosedürü işletme kolaylığını/elverişliliğini göz önünde bulundurmaktadır.

Bu kriterlerden önemli bir tanesi haritalama süreçlerinin katılımcılara yüklediği farklı bilişsel taleplerdir. Bu iki teknik farklı faaliyetleri içermektedir ve katılımcılardan çok farklı taleplerde bulunmaktadır. Uygulamalı alan araştırmalarında nedensel haritaları çıkarma yöntemi olarak serbest el yaklaşımının ikili karşılaştırmalar yaklaşımına göre çok sayıda avantajı bulunmaktadır. Özellikle bu yöntemin yürütmesi daha hızlı olup gereken nedensel yargıların sayısı açısından daha az talepkardır. Bu da katılımcıların görevle tam olarak meşgul olmaları ve bu sayede de faaliyeti tamamlamaları ihtimalini arttırmaktadır. İkili karşılaştırmalar ise katılımcılara değişkenlerin tüm kombinasyonları için yargılar üretme zorunluluğu getirmektedir. Bu kombinasyonların içinde hiçbir nedensel bağlantının olmadığı kombinasyonlar da bulunmaktadır. Bu sadece çok zaman almamakta aynı zamanda katılımcılarda çok sayıda ilgisiz yargı içerdiği şeklinde bir algı da yaratbilmektedir. Sonuç olarak ise görevi tamamlama motivasyonları düşmektedir.

Bu farklı bilişsel haritalama teknikleri muhtemelen kısa süreli ve anlamsal bellek üzerine farklı talepler yerleştirmektedir ve farklı bilişsel süreçlerden faydalanmaktadır. Örneğin serbest el yaklaşımı ile haritalarının çıkarılması tanımanın aksine olarak nedensel ilişkilerin hatırlanmasına daha fazla bağlı gözükmektedir. Serbest el yaklaşımı katılımcıların pozitif veya negatif nedensel ilişkilere sahip değişken çiftleri üretmelerini gerektirmektedir. İkili karşılaştırmalar yaklaşımı ise hatırlama mekanizmalarından çok tanıma mekanizmalarına daha fazla bağlı gözükmektedir çünkü katılımcılara değişkenlerin bütün olası kombinasyonları verilmektedir. Tabi ki bu iki yaklaşımın katılımcılara yüklediği bilişsel talepler açısından diğer gözle görülür farklılıklar da bulunmaktadır. Örneğin otomatik ve kontrollü süreçlerin kullanılma derecesi, çalışan belleğe yükledikleri taleplerin mahiyeti ile boyutu ve görevlerin gerektirdiği sözel ve mekânsal akıl yürütmenin boyutu bunlara arasında sayılabilir.

Özetle ikili karşılaştırmalar yaklaşımı sonucunda, serbest el yaklaşımına göre nispeten ayrıntılı haritalar oluşmaktadır. Bu iki yaklaşımı kullanan katılımcılar, ikili karşılaştırmalar yaklaşımında harita çıkarma görevini daha zor, daha az çekici ve düşüncelerinin daha az temsili bulmuşlardır. Bu iki bilişsel haritalama tekniği stratejik yönetimin alt alanı olan davranışsal stratejide CEO’ların zihinsel temsillerini çıkarmak için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Bilişsel Haritalama Tekniklerinin Stratejik Yönetimde Kullanımı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir