Çeşitli Yönleriyle Sezgi ve İlişkili Kavramlar

Çeşitli Yönleriyle Sezgi ve İlişkili Kavramlar

Sezgi bilişsel süreçlerin çoğunda önemli bir yere sahiptir. Karar vermede kestirme yolların kullanımından yaratıcılık ve öğrenmeye kadar birçok bilişsel süreç sezginin önemine örnek gösterilebilir. Bunun yanında sezgi biliş üzerine geliştirilmiş ikili işlem teorileri ile kişilik ve bireysel farklılıklar teorilerinin birçoğunda merkezi bir yere sahiptir. Sezgi ayrıca uzman-acemi farklılıklarının temeli olarak işaret edilmekte ve tıptan yönetime çeşitli alanlarda güçlü bir açıklayıcı kavram olarak tanınmaktadır. Son yıllarda önemi artan sosyal bilişsel nörobilim alanı da sosyal bilişte yer alan sezginin temelindeki sinirsel alt tabakaları ortaya çıkarmaya başlamıştır.

Peki nedir bu sezgi? Türk Dil Kurumu’na göre sezme yeteneği, feraset olarak tanımlanan sezgi; bakma, göz önüne alma veya bilme olarak çevrilebilecek Latince in-tuir kelimesinden İngilizce intuition kelimesine dönüşmüştür.

Sezgi ile alakalı olarak üretken biliş, yaratıcılık, örtülü bilgi, örtülü öğrenme, örtülü hafıza, kavrayış ve içgüdü kavramları ilişkilendirilse de, bu kavramların farklı özellikleri bulunmaktadır. Bu kavramların tanımları ve sezgiyle ilişkileri şöyle verilebilir:

  • Örtülü bilgi (tacit knowledge) kişinin normal bilinçliliğinin bit parçası veya içeriği değildir (ne açık ne de içe dönük). Sezgi huya bağlanmış önceki çözümlemelerden, uzmanlıktan ve deneyimden yararlanırken, örtülü bilgi birey ve bağlamın etkileşimine bağlı kalarak çeşitlenen otomatiklik derecelerinden yararlanmaktadır.
  • Örtülü öğrenme ve bilgi (implicit learning and knowledge) soyut veya örtülü bilgideki bilinçdışı bir süreçtir. Sezgisel bilgi ise bilinç farkındalık düzeyinin altından depolanan örtülü öğrenme deneyiminin son ürünü olabilir.
  • İçgüdü (instinct) organizmanın bir tehdide tepki vermesini ve yaşam olasılığını arttırmasını sağlayan hızlı, refleksif yanıtlardır. Hem içgüdü hem de sezgi bir uyarana somatik yanıtlar verilmesine yol açabilir ancak içgüdüsel tepkiler derin bilgi yapısı ve önceki öğrenme ve deneyimler tarafından yönlendirilmez.
  • Kavrayış (insight) genellikle bir problem üzerine dalma periyodundan sonra ani gerçekleşmelerdir ve kuluçka periyodu sonrası çıkmazın çözümüne ulaşılmıştır (evreka deneyim gibi). Tanımda olduğu gibi kavrayışta çok zor bir problemin çözümüne açık bir anlayış ve bilinç ile elde edilen ani bir artan farkındalık durumu söz konusudur. Sezgide ise bilinç ve maksatlı bir rasyonel süreç yoktur ve karar süreçlerini etkileyen ama bilinçli olarak kaynaktan haberi olunamayan somatik bir farkındalık eşlik etmektedir.
  • Son olarak yaratıcılık (creativity) ise bireyi yeni, yaratıcı ve olağandışı fikir ve sonuçlara yönlendiren veya uyaran bilinç öncesi bir aktivitedir. Sezgiyle ilişkisi ise şöyledir ki, sezgi yol haritası için veya bu yol haritasına karşı somatik sinyalleri sağlayarak yaratıcı sürecin ilk aşamalarında yer alabilmektedir.

Sezginin sonuçları 1) bütüncül bir hissikablelvuku veya içgüdüsel duygu, 2) kesinliği arama veya zararsız kılma duygusu ve 3) bilinçli algının eşiğindeki bilginin farkındalığı olarak tecrübe edilebilir. Yönetim literatüründeki bir tanıma göre sezgi hızlı, bilinçli olmayan ve bütüncül birliktelikler yoluyla doğan duygu yüklü yargılar olarak ifade edilmektedir.

Sezginin kavramsallaştırılması genel olarak bilişsel kabiliyet, bilişsel stil veya özellik ve bilişsel strateji şeklinde yapılmıştır. Kabiliyetler bir performans için getirdiği ve bir şeye yatkınlıkla yakından bağlı genel nitelik ve yeteneklerle ilgilidir. Kabiliyetler ayrıca ya doğuştan gelen ya da öğrenme yoluyla elde edilen yeterlik düzeylerindeki kantitatif farklıklara işaret etmektedir. Daha iyi bir performans için daha yüksek kabiliyet düzeyi gerekmektedir ve bu da uzman performansın yalnızca odaklanmış bir efor ve maksatlı pratik yoluyla elde edileceğini göstermektedir. Bilişsel kabiliyet olarak sezgi ayrıca akışkan zeka, sonuç çıkarma ile orijinallik, zeki yorumların üretilmesi ve yapılandırılmamış görevlerde ıraksak üretimlerle de ilişkilendirilmiştir.

Elde edilen kabiliyetler bireylerin belirli görevleri yapmasını sağlarken, bilişsel stiller bu görevlerin yapılma yollarını kontrol ederler ve bu yüzden içeriğin ötesine kestirmeden geçen nitel olarak farklı, genelleştirilebilir eğilimlerdir. Özeliklerle benzer şekilde bilişsel stiller bir kişinin tipik algılama, hatırlama, düşünme ve problem çözme modlarını temsil eder.

Bu yüzden de bilişsel stil bilişsel kabiliyetten bireylerin yargıya varırken bilinçli olarak tercih ettikleri yolları karakterize etmede ayrılmaktadır. Son olarak bilişsel stratejiler ise bilişsel stiller tarafından geliştirilir ve spesifik görevleri yapmak için kullanılan optimal prosedürlerdir.

Özetle örgütsel karar verme, insan kaynakları seçimi ve değerlendirmesi, grup dinamiği ve örgüt geliştirme alanlarında önemli sonuçları olan sezgi kavramı birçok kavramla ilişkili olup, üç temel konseptte açıklanmaktadır. Bu yönüyle davranışsal strateji için özellikle yargı ve karar vermede önemli bir kavramdır. Zaten Einstein da tek değerli şeyin sezgi olduğunu belirtmiştir.

Çeşitli Yönleriyle Sezgi ve İlişkili Kavramlar
Etiketlendi:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir