Davranışsal Strateji ve Örgütler

Davranışsal Strateji ve Örgütler

Davranışsal strateji bilişsel ve sosyal psikolojinin birikmiş bilgisini stratejik yönetimin teori ve pratiğiyle birleştiren yeni bir alandır. Burada amaçlanan stratejik yönetim teorisini insan bilişi, duygusu ve sosyal etkileşimine dayandırarak sağlam bir bütünlük ve pratik fayda sağlamaktır.

Tabi psikolojinin işletme politikası ve stratejisi alanına girmesi yeni değildir. 50 yılı aşkın bir süredir araştırmacılar çeşitli konularda incelemelerine devam etmektedirler: Davranışsal karar alma, davranışsal firma teorisi, bilişsel şemalar ve haritalar, anlam yaratma, bilişsel rekabet, bağlılık artışı, istek düzeyi, yükleme, dikkat, duygular, CEO patolojisi, kendini beğenmişlik, üst yönetim ekipleri, dominant mantık ve öğrenme miyopluğu.

Davranışsal stratejinin 2011 yılından bu yana gündemde olmasının nedenleri üç başlık altında toplanabilir. Öncelikle stratejik yönetim ekonomi ve finans gibi davranışsal yönelime yeteri düzeyde girememiştir. Karar rasyonelliği hakkında daha az engelleyici varsayımına rağmen; davranışsal strateji davranışsal ekonomi ve davranışsal finansın gösterdiği gelişimin yanından geçememektedir.

İkinci olarak stratejik yönetim yeterli psikolojik temele dayanmaktan uzak kalmıştır. Bilindiği üzere firma heterojenliği stratejik yönetim alanında temel sorundur. Üç baskın stratejik yönetim teorisi (monopol bariyerlerince korunan Bainyen pazar gücü, kaynak kıtlığınca korunan Penrosyen kaynak avantajları ve girişimcilik-teknoloji sayesinde işleyen Schumpeteryen inovasyon) firma heterojenliğini açıklamada yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden davranışsal strateji son yıllarda yaşanan problemlere çözüm olabilecektir.

Üçüncü olarak ise son zamanlardaki gelişmeler psikoloji ile stratejiyi birleştirmede yeni fırsatlar ortaya çıkarmıştır. Özellikle bilişsel nörobilim stratejik kararlarda beyin aktivitesi ile ve deneysel psikoloji çok yöntemli araştırmalarıyla alana önemli faydalar sunacaktır. Stratejik yönetim alanının duayenlerinden Henry Mintzberg stratejinin bilişsel okulu ile ilgili olarak çok önemli potansiyel olduğunu ancak tam anlamıyla açığa çıkarılmadığını belirtmiştir.

Davranışsal stratejiyle ilgili söylenebilecek belki de en kuvvetli şey birçok konu ve yöntemin olduğudur. Bu konu ve yöntem çeşitliliği kavramsal birlik sağlamayı da zorlaştırmaktadır. Araştırma alanlarındaki bu çeşitlilik üç kategori altında incelenebilir: İndirgemeci, Çoğulcu ve Bağlamcı.

İndirgemeci ekol pozitivist, gerçekçi ve objektivist bilim felsefesini benimsemekte ve matematiksel model ve simülasyon gibi kantitatif yöntemler kullanmaktadır. Bu araştırma alanı davranışsal karar verme alanındaki çalışmalardan etkilenmiştir ve stratejik karar verme, bilişsel önyargılar, risk algılaması ve zamanlararası seçim gibi konulara önemli katkılar yapmıştır.

Çoğulcu ekol adından da anlaşılacağı üzere çoklu teorik gelenek ve yöntemlerden faydalanmıştır. Bu ekol pozitivist, nominalist, pragmatist veya evrimsel bilim felsefelerini esas almaktadır. Bireysel karar vermeden ziyade örgütün genel karar çevresine odaklanan araştırmalar yapan Çoğulcu ekol; sınırlı rasyonellik, grup çatışması, öğrenme ve idari karar verme gibi konularda araştırmalar yapmaktadır.

Bağlamcı ekol ise fenomenolojik, yapısalcı ve eleştirel bilim felsefelerini esas almaktadır. Araştırmalarında bağlamın önceliğine vurgu yapan bu ekol; yönetim algılaması, anlam yaratma, bilişsel şema, dil, anlam ve sahnelenmiş çevrelerle ilgilenmektedir. Etnografya ve metin çözümlemesi gibi kalitatif ve yorumlayıcı yöntemleri kullanan Bağlamcı görüşe göre sübjektif inançlar, paylaşılan ideolojiler ve bilişsel çerçeveler planlanan kararlardan daha önemlidir.

Bu üç görüşteki araştırmalar stratejik yönetim alanına birçok bulgu sunsa da, genel olarak kolektif bir sinerji henüz oluşturulamamıştır. Buna yönelik bu üç görüşten birine -özellikle İndirgemeci görüşe- odaklanıp, sınırların da belirlenerek daha iyi bir ilerleme sağlanacağı fikri de vardır. Ancak esas yapılması gereken şey bu üç görüşün araçlarını, yöntemlerini, felsefelerini ve bulgularını belli sayıda temel araştırma problemine uygulamaktır.

Problem 1: Bireysel biliş kolektif davranışı nasıl ayarlar? Bilişsel psikoloji bireyin zihinsel süreçlerine odaklanırken, stratejik yönetim geleneksel olarak firma, iş birimi veya kuruma odaklanmaktadır. Davranışsal strateji bireysel psikolojiyi örgütsel stratejilerle ilişkilendirmede önemli işler yapabilir. Bu bakımdan örgütleri etkileyen zihinsel süreçleri ve psikososyal mekanizmaları açıklamalıdır. Örgütlerdeki bireysel ve kolektif psikolojiyi davranışsal stratejinin sosyal psikolojisiyle entegre etmek çözülmesi gereken asıl sorundur.

Problem 2: Stratejik yönetim teorisinin psikolojik dayanakları nelerdir? Stratejik yönetim teorisinin davranışsal hatlarla yeniden formüle edilmesi gerekmektedir çünkü firma heterojenliği sadece ekonomik engellerden kaynaklanmamakta, aksine insan bilişi, duygular, öğrenme, sosyal etkileşimler ve kurumlar bu konuda etkileyici olmaktadır. Aşırı iyimserlik, rekabetçi kör noktalar, bozuk öğrenme süreçleri gibi hususlar yöneticilerin stratejik kararlarının rasyonellikten sapmasına neden olabilmektedir.

Problem 3: Davranışsal strateji karmaşık yönetici yargılarını açıklayabilir mi? Davranışsal karar teorisi bireylerin karmaşık çevrelerde tamamen bilgili ve önyargısız kararlar alacak bilişsel kapasite eksikliğinin olduğunu göstermektedir. Örgütlerdeki karmaşık stratejik problemlerin çözümünün ve yönetsel yargıların verilen kararlarla ne ölçüde uyumlu olduğu önemli bir problemdir.

Problem 4: Firmaların psikolojik mimarisi geliştirilebilir mi? Bireysel karar önyargıları örgütlerde hala sorun teşkil etmektedir. Önyargısız seçim mimarisi ve karar süreçleri geliştirilerek daha iyi yönetsel yargılar meydana getirilebileceği düşünülmektedir. Yargısal hatalar; bilişsel hatalar ve seçim bağlamının kombinasyonundan doğmaktadır. Bireysel hatalar araştırmacıların dikkatini çekse de, firmanın kolektif seçiminin psikolojik mimarisi yeteri kadar ilgi görmemiştir.

Bu temel araştırma problemleri çeşitli yöntemler entegre edilerek çözülürse daha faydalı olacaktır. Matematiksel model, simülasyon, beyin taramaları, laboratuar deneyleri, alan araştırmaları, vaka çalışmaları, LISREL analizleri, olay çalışmaları, karşılaştırmalı çalışmalar, söylem analizleri ve bilişsel şemalama gibi yöntemler birlikte kullanılarak davranışsal strateji sağlam sonuçlar meydana getirecektir. Son olarak davranışsal strateji Strategic Management Society (Stratejik Yönetim Topluluğu) tarafından belirlenmiş 12 alt gruptan biridir ve stratejik yönetim alanında son yılların en popüler konularındandır.

Davranışsal Strateji ve Örgütler
Etiketlendi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir