Dinamik Yetenekler ve Stratejik Yönetim

Dinamik Yetenekler ve Stratejik Yönetim

Dinamik yetenekler stratejik yönetim alanında işletmenin evrimsel ve ekonomik sağlığının temelleri olarak işlev görmektedir. Fırsatları ve tehditleri hissetme (sensing), fırsatları kapma (seizing) ve rekabetçiliği sürdürmek için varlıkları ve yapıları yeniden şekillendirme (reconfiguring) üç dinamik yetenek olarak bilinmektedir.

Bu üç dinamik yeteneği biraz açarsak, hissetme örgüte yakın ve uzak piyasa ve teknolojileri araştırmayı gerektirirken; kapma yüksek kaliteli ve bağımsız yatırım kararları vermeyi gerektirmektedir. Bu kararların içinde ürün mimarisinin ve iş modellerinin seçimi de bulunmaktadır. Yeniden şekillendirme ise piyasa ve teknolojik değişimlere yanıt olarak firmanın devamlı bir şekilde dönüşmesini zorunlu tutmaktadır.

Dinamik yeteneklerin psikolojik temelleri çeşitli araştırmacılar tarafından uzun yıllardır incelenmiştir. Son yıllarda sosyal bilişsel nörobilim ve nöroekonomi alanlarında yaşanan gelişmeler dinamik yetenekleri anlama hususunda yeni bilgiler sunmuştur.

Bu gelişmeler stratejik uyum için duygusal ve bilinçdışı bilişsel süreçlerin önemini de ortaya koymuştur. Bireylerin ve grupların bilişsel ve duygusal kapasiteleri ihtiyatın az olduğu sezgisel süreçlerin firma tarafından kullanılmasını kolaylaştırmaktadır. Bunun için ise hissetme, kapma ve yeniden şekillendirme yetenekleri işte tam da bunu gerektirmektedir.

Dinamik yeteneklerden ilki olan hissetme ile ilgili olarak; fırsat keşfi ve yaratımı bireylerin bilişsel ve yaratıcı kapasitelerinden çıkmaktadır. Bu da gelişmeleri tanımlama, hissetme ve şekillendirme kabiliyetini ve bilgiye erişimi gerekli tutmaktadır. Bu temeller girişimcilik ve organizasyon çalışmaları tarafından desteklenmektedir.

Ayrıca firmanın bilgi tabanlı görüşü ve örgütsel öğrenme alanlarında yapılan çalışmalar tanımlama, tarama ve şekillendirmenin bireylerin bilişsel yeteneklerine ve mevcut bilgisine bağlı olduğunu söylemektedir.

Öte yandan tepkisel ve düşünümsel sistemler arasındaki etkileşim üzerine yapılan sosyal bilişsel nörobilim hissetme yeteneği üzerine yeni açılımlarda bulunmuştur. Bilgiyi arama, sentezleme ve filtreleme yoluyla fırsatları tanıma ve yaratma; sezgi ve örtük ilişki gibi tepkisel ve açık tümevarım gibi düşünümsel bilişsel ve duygusal yetenekler arasındaki etkileşimden doğmaktadır.

Ayrıca öğrenmede duygusal süreçler ve biliş ve yetenekler literatürü de hissetme yeteneğini açıklayıcı bulgular sunmuştur. Tanımlama, tarama ve şekillendirme uyumsuzluğu tanıma gibi zihinsel süreçleri güncellemek için duyguyu kullanma yeteneğine bağlıdır. Buna ek olarak uzman yargıları oluşturmak ve bilgiyi sentezlemek için sezgisel süreçlerin becerili kullanımının güncel tutulması da önem arz etmektedir.

İkinci dinamik yetenek olan kapma ile ilgili olarak inovatif yatırım seçimleri yöneticilerin karar verme işlevsizliklerine üstün gelmesini gerektirmektedir. Önyargıların üstesinden gelmek ise karar vermeye bilişsel olarak sofistike ve disiplinli bir yaklaşımı gerektirmektedir. Bu temeller klasik davranışsal karar verme teorisine dayanılarak çıkarılmıştır.

Yeni gelişen alanlardan nöroekonomi; fırsatları kapmanın yeni yönlere uygun duygusal reaksiyonların geliştirilmesini zorunlu kıldığını belirtmektedir. Hazır ve acil duygular seçimi şekillendirir bulgusu bu psikolojik temeli ortaya atmıştır.

Başarısızlıklara bağlılığın artmasının önlenmesi için duygusal rotalar ve öz-düzenleme ise bilişsel olarak eforlu süreçlerin önyargıları azdıracağını söylemektedir. Önyargıları ve ataleti hafifletmek ise hem bilişsel hem de duygusal yetenekleri gerektirmektedir.

Son olarak yeniden şekillendirme yeteneğinin psikolojik temeli örgüt yapısı ve dizaynı ile strateji ve performans literatürleri tarafında ortaya konulmuştur. Buna göre üst yönetim stratejik yenileme ve kurumsal değişimi idare ve koordine etme yeteneğine sahip olmalıdır.

Buna ek olarak kişiliğin sinirsel temeli ve sosyal kimlik süreçleri üzerine araştırmalar bu konuda güncel bilgiler meydana çıkarmıştır. Yeniden şekillendirme geçişin yönetimini ve sosyal kimliklerin tekrarlı yeniden tanımlamasını gerektirmektedir. Bu örtük önyargı hafifletilerek ve büyük değişimlerin neden olduğu tehditleri tanımlamak için duygusal yanıtların kendi kendine düzenlenmesiyle yapılabilmektedir.

Stratejik karar vermede duyguların da önemi göz önünde bulundurularak stratejik değişim, örgütsel uyum, stratejik biliş ve sezgiler dinamik yeteneklerin anlaşılmasında öne çıkan kavramlardır. Davranışsal strateji akımının giderek daha fazla kişi tarafından incelenmesi dinamik yeteneklerin psikolojik temellerinin anlaşılmasını gerekli kılmaktadır.

Dinamik Yetenekler ve Stratejik Yönetim
Etiketlendi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir