Hedef Çerçeveleme Yaklaşımı İle Stratejik Yönetim

Hedef Çerçeveleme Yaklaşımı İle Stratejik Yönetim

Stratejik yönetimin işletme hayatına girmesi ve bilimsel bir kimlik kazanması çok da uzak bir tarihte olmamıştır. 1950’lerden itibaren gelişimine baktığımızda planlama, uzun dönemli planlama, kurumsal planlama ve stratejik planlama şeklinde sürekli değişmiş ve bir nevi evrilmiş, 1980’lerden itibaren ise bugünkü halini almıştır. Kimi makalelerde “strateji” veya “strateji bilimi” olarak da geçen stratejik yönetim, son 20-30 yılda ise çeşitlenmesini çeşitli kollardan sürdürmeye devam etmektedir. Pratik olarak strateji, davranışsal strateji vb. gelişmelerle beraber son yıllarda ise mikrotemeller bakış açısıyla stratejik yönetimin temel kavram ve konuları irdelenmeye başlanmıştır. Hedef çerçeveleme yaklaşımı (goal-framing perspective) da stratejik yönetimin mikrotemellerini açıklamaya çalışan bir yaklaşımdır.

Hedef çerçeveleme yaklaşımı bilişsel bilim, davranışsal ve deneysel ekonomi ve sosyal psikoloji alanlarındaki son gelişmelere dayanmaktadır. Bir yönüyle bilişsel ve sosyal psikolojiyi stratejik yönetimle birleştiren ancak motivasyonu göz ardı eden davranışsal stratejiye benzese de, motivasyonel süreçleri de kapsadığı için farklılaşmaktadır. Ancak son yıllardaki psikoloji çalışmaları göstermiştir ki biliş ve motivasyon birbirinden koparılamayacak düzeyde bir aradadır.

Hedef çerçeveleme yaklaşımına göre belirli bir kapsayıcı hedef büyük hedef gruplarını yönetebilmekte ve bu vasıtayla da hangi tercihlerin görünür hale geleceğini de değiştirebilmektedir. Hangi tercihlerin gün yüzüne çıkması konusu önemlidir çünkü bu durum bireyler tarafından algılanan kısıtlamaların türünü bile etkilemektedir. Şimdi bu yaklaşımı biraz daha açalım.

Hedef çerçeveleme yaklaşımına göre üç tür kapsayıcı hedeften söz edilebilir: kapsayıcı hazsal hedef, kapsayıcı kazanım hedefi ve kapsayıcı normatif hedef. Kapsayıcı hazsal hedef anlaşılacağı üzere kişinin o andaki hissetme şeklini yükseltme veya koruma arzusunu ifade etmektedir ve kişinin gereksinim tamamlamasıyla ilişkilidir. Kapsayıcı kazanım hedefi kişinin kaynaklarını koruma veya arttırma arzusu şeklinde tanımlanmaktadır. Son olarak kapsayıcı normatif hedef ise kolektif bir oluşum altında uygun hareket etme arzusunu ifade etmektedir.

Kısaca yukarıdaki gibi açıklanabilecek kapsayıcı hedef türlerinden biri odak noktası olduğunda, bu kapsayıcı hedef, durumu gerçek anlamda çerçeveleyen birçok bilişsel ve motivasyonel süreci yansıtmaktadır. Bu yüzden bu kapsayıcı hedefler bireyin neye dikkat ettiğini, hangi seçenekleri dikkate aldığını ve hangi bilgiden faydalandığını yönetmektedir. Dolayısıyla da ifade edilen bu bilişsel süreçlerin, diğer hedefleri engelleyerek, bireyin neyi sevip neyi sevmediğine etki ederek ve diğer insanların ne yapacağıyla ilgili beklentileri ve hedefin gerçekleşmesi veya başarısız olmasını yargılamak için kullanılan kriterleri yöneterek motivasyon üzerinde önemli bir etkisi vardır.

İşletmeler de yaşamlarını devam ettirebilmek, sektör ortalamasının üzerinde kar elde etmek ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamak için stratejik hedeflerini gerçekleştirmek durumundadırlar. Hedef çerçevelenme yaklaşımına göre stratejik hedeflerin işletme performansı için önemli olmasının nedeni bu tür hedeflerin çalışanların motivasyonundan kaynaklanıyor olmasıdır. Stratejik hedeflere örnek olarak firma düzeyi değer yaratımı veya değer yakalama ile sürdürülebilir rekabet üstünlüğü verilebilir.

Peki hedef çerçeveleme yaklaşımının gösterdiği kapsayıcı hedeflerden hangisi işletmeler için en faydalı olanıdır? Hedef çerçeveleme yaklaşımını, ortak üretim motivasyonu ve değer yaratımının mikrotemellerini açıklamak için kullanan çalışmaya göre normatif hedef çerçevesi değer yaratımını en yüksek düzeyde tutmaktadır. Bunun nedeni ise normatif hedef çerçevesinin işletme çalışanlarını gerçek anlamda işbirliği faaliyetleriyle meşgul olmaya motive edebilmesidir.

Normatif hedef çerçevesi ile ortak üretim motivasyonunu ve dolayısıyla da gerçekleştirilebilir değer yaratımını yüksek seviyelere çıkarmak için iki yol önerilmiştir. Buna göre ilk yol işletme içi yönetişim yapısını ortak üretim motivasyonu için oluşturmak gerekmektedir. Bunun için işletme çalışanları birbirlerine çeşitli şekillerde bağlı olduklarını algılamalı, genel hedefler takım ve görev özelinde oluşturulsa bile paylaşılan bir yönde gömülü olmalı ve ödüllendirme sistemleri normatif hedef çerçevesini destekler biçimde ayarlanmalıdır.

İkinci yol olarak stratejik fırsatlar için dolaylı bir yaklaşım izlemek gerekmektedir. Diğer ifadeyle gelir arttırma ve kazanmaya yönelik stratejik hedefler merkeze konulmamalıdır. Örneğin bu durum vizyon ve misyon ifadelerinde kendini açıkça göstermektedir. Bazı misyon bildirgeleri hissedarlar için gelir elde etme, yatırımların değerini arttırma, nakit akışını yükseltme gibi doğrudan kazanıma yönelmişken; bazıları ise işlevsel ve kaliteli ürünler üretmek, fiyatları herkesin alabileceği düzeyde tutmak gibi işletmenin hedefleriyle kolektif özdeşleşmeye hizmet eden ve bireyleri bu tür kolektif hedeflere yönlendiren bir yönelim izlemektedir. Dolayısıyla ikinci örnek normatif hedef çerçevesini desteklemektedir.

Yönetişim yapısı ve kazanım hedefleri açısından dolaylılık yollarını daha etkili uygulayabilmede bir kavram oldukça önemlidir: dönüşümcü liderlik. Bu liderlik tarzının dönüştürücü özelliği ile yukarıdan aşağıya yayılma süreci ve örgütsel özdeşleşme meydana gelebilmektedir. Çalışanların hedef çerçevelerini liderlerin kapsayıcı hedeflerine dönüştürmek için yukarıdan aşağıya yayılma süreci önemli bir rol oynayacaktır. Bu yüzden ve dolaylılığın gerçekleşmesi için liderlik bu tür yüksek hedeflerin destekleyicisi olarak görülmelidir. Örgütsel özdeşleşme ile ise çalışanların işletmenin kolektif hedeflerine ulaşması için sorumluluklar alma motivasyonları yükselecektir.

Özetle işletmelerin sürdürülebilir rekabet üstünlüğü ve değer yaratımı gibi stratejik hedeflerine ulaşabilmeleri hayati önem taşımaktadır. Bunun için ise hedef çerçeveleme yaklaşımının önerdiği şekliyle bir kapsayıcı normatif hedef belirlemeleri faydalı olacaktır. Normatif hedef çerçevelerini etkili bir iç yönetişim yapısı, dolaylılık prensibinin aktif kullanımı ve dönüşümcü liderlik faaliyetleriyle oluşturmaları başarıyı getirecektir.

Hedef Çerçeveleme Yaklaşımı İle Stratejik Yönetim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir