İşletmelerde Fonksiyonel Stratejiler

İşletmelerde Fonksiyonel Stratejiler

İşletmeler hangi işi yapacaklarına ilişkin kurumsal stratejilerini ve belirledikleri iş sahasında nasıl rekabet edeceklerini ifade eden rekabet stratejilerini belirledikten sonra, bu stratejileriyle uyumlu fonksiyonel stratejilerini belirlemeleri gerekmektedir.

Bu fonksiyonel stratejiler işletmenin pazarlama, finans, üretim, insan kaynakları ve araştırma-geliştirme (Ar-Ge) departmanlarıyla ilgilidir. Orta ve alt yönetim düzeylerinde hazırlanıp uygulanan fonksiyonel stratejiler teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmektedir.

Yapılan araştırmalara göre fonksiyonel stratejiler planlanandan çok düşük başarı düzeylerde uygulanmaktadır. Çoğunlukla %10’un altında bir başarı söz konusudur. Bu düşük başarı oranının arkasında birçok neden olsa da yeni işe alınan birine fazla ödeme yapılması, piyasaların yeterli bir şekilde analiz edilememesi ve araştırma-geliştirme çalışmalarında rekabet edilen işletmelerin gerisinde kalınması bu nedenlerden bazılarıdır.

Fonksiyonel stratejilerin uygulanmasının mümkün olmadığı bazı işletmelerde vardır Örneğin işletme ürün/hizmet pazarlaması yapmıyorsa, işleyen aktif bir sermayeye sahip değilse, düşük teknolojili ürünler üretiyorsa veya zayıf iletişim sistemleri bulunuyorsa, fonksiyonel stratejileri uygulamak çok zor olacaktır.

Pazarlama Stratejileri

İşletmelerin mevcut veya gelecekteki ürün ve/veya hizmetlerini satabileceği muhtemel müşteri yapılarını tespit etmek için potansiyel müşteri gruplarının özelliklerini sistematik olarak sınıflandırmasına pazarlama stratejisi denir.

Pazarlama stratejileri ile işletmenin ürün karması, dağıtım kanalları, satış promosyonları, fiyatlandırma faaliyetleri ve kamu politikaları ele alınır.

Pazarlama stratejisinin belirlenmesi için işletme önce hedef pazar tayini yapmalı, ardından da ürün, yer, fiyat ve tutundurma faaliyetlerinden oluşan pazarlama karmasını geliştirmelidir.

Organizasyonlar; pazar tanımlanması ve analizi, pazar yapısının, sınırının ve bölümünün belirlenmesi, tüketici davranışları, pazarda konumlanma, hedef pazarın seçilmesi ve pazarlama karması ile ilgili stratejiler belirleyebilirler.

Bilgi çağı dönemindeki çoğu işletme pazarlama stratejilerine ilişkin yeni ve farklı uygulamalar geliştirmiştir. Web sayfa tasarımı yapılması ve müşteriler için blog kurulması bunlardan bazılarıdır.

Ayrıca işletmelerin tutundurma faaliyetleri kapsamında hazırladıkları reklamlar geleneksel yollardan çıkıp web tabanlı olmuş, dijitalleşmiştir.

İşletmelerin pazarlama stratejilerini uygulamada en önemli faaliyetlerinden ikisi pazar bölümlendirme ve pazar konumlandırma çalışmalarıdır.

Bir pazarın müşteri gruplarına ve tüketici ihtiyaçlarına göre küçük gruplara ayrılması olan pazar bölümlendirme arz ve talebi uyumlu hale getirmek açısından önemlidir. İnternet kullanımının artması işletmelerin pazarı bölümlendirmelerini baya kolaylaştırmıştır.

Pazar bölümlendirmenin yapılmasıyla işletmeler pazar ve ürün gelişimi, pazar nüfuz etme ve çeşitlilik gibi stratejileri başarıyla uygulayabilir, kısıtlı kaynaklarla iş yapma imkânına erişir ve pazardaki etkinlik düzeyini arttırırlar.

Diğer önemli kavram pazar konumlandırmada ise işletme ürettiği ürünü/hizmeti uygulanan strateji kapsamında müşterilerinin zihinlerine yerleştirir. İşletmeler etkili pazar konumlandırma stratejileri uygulayarak rekabet ortamında avantaj elde ederler ve tüketicilerinin ürün ve hizmetler konusunda daha az beklenti içerisinde girmesini sağlarlar.

Finansal Stratejiler

İşletmeler finansal stratejilerini geliştirirken uygun sermaye yapısını tespit etme, borç politikasını belirleme, etkili varlık yönetimi ve kar dağılım politikası gibi unsurları göz önünde bulundurmalıdır.

Uygun sermaye yapısı için borç ve hisse senetlerinin uygun bir karması oluşturulmalıdır. Bunun için hisse başına kazanç-faiz ve vergiden önceki gelir (EPS-EBIT) analizi kullanılabilir.

Bu analiz yapılırken dikkatli olunmalıdır. Misal olarak EPS seviyeleri düşükken kar seviyeleri hisse veya borç alternatifleri için yüksek olabilir. Bu analizde esneklik de önemlidir çünkü işletmenin sermaye yapısı değiştikçe gelecekti sermaye ihtiyacına yönelik esnekliği de değişecektir. Ayrıca analiz kullanılırken hisse bedellerinin hareketliliği, faiz oranları ve ödenecek tahviller açısından zamanlamanın iyi seçilmesi de önemlidir.

İşletmenin hazırlayacağı finansal bütçeler uygulanacak stratejinin başarılı olması için nelerin yapılması gerektiğini gösterdiği için önemlidir. Cari bütçeler, satış bütçeleri, kar bütçeleri, sermaye bütçeleri, harcama bütçeleri, esnek bütçe vb. işletmelerde yaygın olarak kullanılan bütçelerdendir.

Hedeflenen mali bilanço analizi bir işletmeye çeşitli faaliyetlerin ardından oluşması beklenen sonuçları inceleme imkânı sunar. Ayrıca elde edilen mali oranlar geçmiş yıllarla ve sektör ortalamalarıyla kıyaslanarak strateji uygulamalarının fizibilitesi açısından önemli sonuçlar göstermektedir.

Varlık yönetimi diğer bir ifadeyle işletmenin değerinin kıymetlendirilmesi işletmeye diğer işletmeleri kontrol etme imkânı verdiği için strateji uygulamaları açısından önemlidir. Değer belirlemede üç soru sorulur: Bir firma neye sahiptir, ne kazanır ve pazara ne sunar.

Bir işletmenin değeri; net değeri veya hissedarlarının hisselerinin değeri hesaplanarak, şirket karının beşle çarpılması sonucu, fiyat-kazanç oranı yöntemi veya tedavüldeki hisse senetleri yöntemi kullanılarak kıymetlendirilebilir.

Üretim Stratejileri

İşletmelerin üretim stratejileri büyük ölçüde pazarlama stratejilerine dayanmaktadır çünkü pazarlama stratejisindeki yüksek kalite ve yüksek fiyat maliyetin ikinci plana itilmesine sebep olacaktır.

Etkili bir üretim stratejisi için üretkenliği arttıracak metotların geliştirilmesi, üretim planlamasının yapılması ve hükümet organlarının düzenlemelerinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ayrıca makineleşme, uzman sistemler ve esnek üretim sistemleri de üretim stratejileri için önemlidir.

Kalite ve kalite kontrol yöntemleri, ürün ve hizmet tasarımı, süreç ve kapasite çalışmaları, kuruluş yeri seçimi çalışmaları, tesis düzenleme ve yerleşimi, stok kontrol sistemi, üretim planlama ve kontrol, bakım ve onarım çalışmaları üretim stratejileri arasında sayılabilir.

İnsan Kaynakları Stratejileri

İnsan kaynakları stratejileri işletmelerin çalışanlarıyla ilişkilerini şekillendirmesinde ve sendikalaşmış işgücü ile yapılan görüşmelerde çok yardımcı olmaktadır.

İşgücü planlaması yapılması, yöneticilerin yetiştirilmesi ve geliştirilmesi, işgücünün sahip olduğu yeteneklerin değerlendirilmesi ve kurumsal kültürün geliştirilmesi insan kaynakları stratejileri belirlenmesinde üzerinde durulan konulardandır.

Araştırma-Geliştirme Stratejileri

İster küçük ve orta ölçekli ister de uluslararası olsun, günümüzde her işletme araştırma-geliştirme stratejisine sahip olmanın önemini kavramıştır.

Araştırma-geliştirme stratejilerindeki temel sorunlar ürün gelişimi konusunda karar alabilmek ve teknolojik öngörülerde bulunmanın faydasını bilmektedir. Bununla beraber bazı işletmeler patent ve lisansları da araştırma-geliştirme stratejileri kapsamında görmektedir.

Bu kapsamda temelde iki adet stratejiden söz edilebilir. Agresif araştırma-geliştirme faaliyetlerinde temel araştırmalarla başlanıp uygulamalı araştırmalarla işletme için rekabet üstünlüğü getirilmesi amaçlanmaktadır. Savunmacı araştırma-geliştirme faaliyetlerinde ise sektördeki lider izlenir ve genellikle bir sorunu çözmek için uygulamaya yönelik araştırmalar yapılır.

Unutulmamalıdır ki en başarılı organizasyonlar dışarıdaki fırsatlarla organizasyon içindeki güçlü noktaları kombine eden araştırma-geliştirme stratejileridir. Burada işletmenin sahip olduğu iç kabiliyetlerle pazardaki fırsatlar eşleştirilir.

Araştırma-geliştirme stratejilerinin uygulama alanlarına örnek olarak;

  • Ürün veya süreç gelişimi üzerine odaklanma,
  • Temel veya uygulamalı araştırmayı benimseme,
  • Lider veya takipçi pozisyonuna gelme,
  • Robotik veya manüel süreçleri geliştirme,
  • Firma içi çalışmalar yapma veya dışarıdan anlaşmalar sağlama,
  • Üniversite veya özel sektör araştırmacılarını kullanma, gösterilebilir.

Araştırma-geliştirme stratejileri belirlendikten sonra işletme üç temel yaklaşımı benimseyebilir: Pazara yeni bir teknolojik ürün sunan ilk firma olabilmek, başarılı ürünleri inovatif taklitçisi olmak veya piyasadaki ürünlerin benzerini daha ucuza üreten düşük maliyetli bir üretici olmak.

Son yıllardaki eğilim işletmelerin güçlerini birleştirip yeni ürünler meydana getirmesi yönündedir. Bunda rekabetçi baskılar, artan araştırma maliyetleri, sıkılaşan yasal düzenlemeler ve hızlanan ürün geliştirme takvimleri temel nedenler olarak görülmektedir.

Son olarak işletmeler fonksiyonel stratejilerini şekillendirdikten sonra uygulamaya geçerken bazı unsurlara dikkat edilmelidir. İşletmedeki liderliğin etkili olması, mevcut organizasyon yapısı, yönetim bilgi ve kontrol sistemleri, uygun teknolojinin sağlanması ve doğru insan kaynağının bulundurulması önemli unsurlardandır.

İşletmelerde Fonksiyonel Stratejiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir