Karar Vermede Seçme ve Ortalama Alma Stratejileri

Karar Vermede Seçme ve Ortalama Alma Stratejileri

İnsanların yargılarındaki belirsizlikleri çözmek için öteki insanlara bakması sosyal psikolojinin temel bir doktrinidir. Bu süreç iki şekilde işlemektedir. İlkinde ve en yaygın olanında diğerleri basmakalıp bir şekilde dinlenir ama uygulanmaz. İkincisinde ise diğer insanların etkilerinin daha doğru yargılar doğuracağı nedeniyle dinlenip, uygulanır. Sosyal yaşamdaki temel karar, dolayısıyla, ya dinlemek ya da göz ardı etmektir.

İnsanlar dinleyip yargılarını tartarken kaynak güvenilirliğini, kesinliğini, kendilerine duydukları güveni ve bilgiye erişimi göz önünde bulundurur. Araştırmalar da göstermiştir ki bu süreçte insanlar kendilerinin ilk yargılarını bir adım önde tutarlar. Öyle ki bireyler ilk kararlarını aldıkları tavsiyeye ortalama %30 oranında yaklaştırmaktadır. Bu düşünce değişikliği düzeyine dair yapılan açıklamalar ise çıpalama yanılgısı, kendi nedenlerine verilen ayrıcalıklı erişim ve tavsiyeyi reddetmesi halinde karşılaşacağı sosyal normlar şeklindedir.

Başkalarının fikirlerini verilecek kararlarda göz önünde tutmak elbette ki olası bilişsel önyargıların ve hataların azalmasını sağlayacaktır. Bu noktada uygulanacak iki strateji vardır: seçme (choosing) ve ortalama alma (averaging). Bu iki stratejinin bilişsel psikoloji açısından önemi büyüktür ve ilgi odağı olmuştur. Örneğin seçme en iyi kestirme yolunu almayla örtüşmektedir ve ortalama alma ise bilgisel ipuçlarının tartılmasıyla benzeşmektedir.

Her iki strateji de farklı koşullarda iyi sonuç vermektedir ve yargısal stratejilerle ilgili üç husus önemlidir:

  1. Bu stratejiler farklı çevrelerde farklı etkililik düzeyleri sergileyecektir. Normatif kurallarla karşılaştırıldığında basit stratejilerin uygulanması kolaydır, büyük ölçüde bir efor sarf ettirmez ve doğru durumda yüksek kesinlik gösterebilir. Ancak daha az elverişli durumlarda aynı basit strateji kesinlikten uzak yargılara veya kötü kararlara neden olabilir.
  2. İnsanlar gözetim altında bu stratejileri gerçek anlamda kullanamayabilirler. Bazı bağlamlarda iyi çalışıyor gözüken basit ve hızlı stratejiler geliştirilse ve küçük bir bilişsel efor gerektirse, hatta etkili olsa bile; insanların onu kullanacağı çıkarımı yapılamaz (hatta bazılarında kullanılabilir işareti olmasına rağmen).
  3. İnsanlar belirli çevresel koşullarda etkili olması durumu olan bir strateji portföyünü elinde bulundursa bile, bu onların iyi uyum göstereceği anlamına gelmez. Uyum yeteneği insanların doğru zamanda doğru stratejiyi uygulamasını gerektirmektedir.

Ortalama alma stratejisi bugün çoğu bilim dalında adeta bir rutin olarak kullanılırken, diğer kimseler buradaki birleştirmenin gücü ile ilgili kötü sezgilere sahiptir. İnsanlar ortalama alma ile kestirimler yapmanın kesinlik düzeyini düşüreceğine inanmaya meyletmektedirler. Ayrıca hem önyargı hem de rastgele gürültü için duyarlı olan kaynakların ortalamasını almanın şüphesi içindedirler.

Seçme stratejisinin ardındaki sebep, iki alternatif arasından doğru cevabı tercih etme görevi için geliştirilmiş en iyiyi al (take-the-best) stratejisine dayanmaktadır. En iyiyi al stratejisi karar vermek için en geçerli tek bir işarete güvenmeyi içermektedir. Eğer en iyi işaret hususunda bir ayrım oluşmamışsa, en iyiyi al stratejisi geçerlilik sırasına göre işaretler hiyerarşisini takip etmektedir, ta ki biri öne çıkana kadar. Bu sebeple seçme stratejisi en iyiyi al ile benzerdir (karar verici bir yargı düşüncesini seçer ve diğer düşünceleri göz ardı eder).

İşaretleri eşit tartmayla kıyaslandığında en iyiyi al stratejisi telafi edici olmayan çevrelerde iyi performans gösterir. En iyi işaretin geçerliliği o kadar uç bir noktada olur ki, bu seçim dışı bırakılamaz ve diğer işaretler göz ardı edilir.

Ortalama alma çok güçlü bir strateji olabilmektedir ama etkililiğine dair sınır şartların iyi bilinmesi gerekmektedir. Seçme veya ortalama alma stratejisi için şu tipoloji faydalı olabilmektedir:

  1. Olasılık: eğer en iyi işaret (grup üyesi veya uzman) yüksek olasılıkla yeteri ölçüde tanımlanabiliyorsa seçme daha kesindir.
  2. Kesinlik: eğer bir işaret diğerlerine kıyasla önemli ölçüde daha geçerli veya kesinse, seçme daha kesindir.
  3. Fazlalık: İşaretleri benzer çıkarımlara sahip olma eğilimindeyse ve bu yüzden de benzer hataları veriyorsa seçme daha kesindir.

Daha iyi yargıların kolayca tanımlanamadığı, doğruluk hususunda büyük farklılıkların olduğu ve hataların azaltılamadığı ölçüde ortalama alma daha çekici bir stratejidir. Sürpriz unsur şudur ki ortalama alma dikkate değer düzeyde güçlü olup, doğruluk hususunda büyük farklılıkların olduğu koşullarda iyi gözükmektedir.

Özetle yargı ve karar verilirken insanlar seçme ve ortalama alma stratejilerini kullanmaktadırlar. Bireylerin davranışsal karar vermelerinde kullandıkları bu iki yol için çevrenin kapsanması, uzmanın tanımlanmasında güven, benmerkezcilik seviyesi, sosyal normlar ve bireysel farklılıklar önemli faktörlerdir.

Karar Vermede Seçme ve Ortalama Alma Stratejileri
Etiketlendi:             

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir