Nörostrateji, Nörobilim ve Stratejik Yönetim

Nörostrateji, Nörobilim ve Stratejik Yönetim

Nörobilim araştırmaları ekonomi, siyaset bilimi, sosyal psikoloji, hukuk, antropoloji, arkeoloji ve sosyoloji gibi son yıllarda sosyal bilimlerin çoğu alanında yer almıştır. Özellikle nöroekonominin ortaya çıkması ve artan ilgi, işletme dâhilinde yer alan pazarlama, liderlik, finans ve insan kaynakları yönetimi alanlarında da beyin araştırmalarını arttırmıştır.

Peki stratejik yönetim alanının nörobilime ihtiyacı var mıdır? Bu sorunun yanıtı kesinlikle evettir. Yönetsel yargı ve karar verme ile stratejik yönetimin psikolojik temelleri ve davranışsal strateji, beyni araştırmaların içine sokmaktadır.

Nörobilim araştırmaları çeşitli analiz düzeylerinde yapılmaktadır. Moleküler, hücre, sistemik ve davranışsal bunlardan bazılarıdır. Stratejik yönetim ile bağdaşacak olan ise davranışsal nörobilimdir. Davranışsal nörobilim içerisinde nöroekonomi ve nöropazarlama gibi disiplinler bulunmaktadır. Beyinsel aktiviteleri ün, statü, işbirliği, güven ve diğerkamlıkla bağlayan sosyal nörobilim; öğrenme, algı, hafıza ve karar vermeyle bağlayan bilişsel nörobilim; ve duyguları, hırsı, duyarlılığı ve motivasyonel durumları bağlayan duygusal nörobilim alanları en yaygın olanlardır.

Nörostrateji alanın doğması stratejik yönetim alanında yöneticiler üzerine olan ilgiden kaynaklanmaktadır çünkü yöneticilerin duyguları, düşünceleri ve sosyal ilişkileri firmanın performansını ve aktivitelerini etkilemektedir. Uzun süredir stratejik yönetim alanında yapılan elit sınıflar, yönetsel algılar, risk tercihleri, inançlar, bilişsel şema, algı, nedensel yüklemeler, rekabetçi algısı ve istekler yöneticiler ile ilgili incelenen konulardandır. Bu araştırmalar da merkezi sinir sistemi ve beyinle ilgili olduğundan davranışsal nörobilim stratejik yönetim alanına daha birçok fayda sağlayabilecektir.

Nörostratejinin gelişmesiyle üç potansiyel katkı ihtimal dâhilindedir: Yapı geçerliliği, teori test etme ve strateji pratiği.

Yapı geçerliliği konusundaki katkılar kayıptan kaçınma (loss aversion), ödeme istekliliği (willingness to pay) ve zihinsel yapıların ayrılabilirliğidir (separability). Stratejik yönetimdeki iki kutuplu yapılar (araştırma-kullanma, maliyet-farklılaştırma, işbirliği-rekabet gibi) nörobilimin önerdiği ayrılabilirlik ve yapı geçerliliği yolları ile daha iyi anlaşılabilir.

Teori test etme konusunda şimdiye kadar birçok konuya nörobilim açıklık getirmiştir. Örneğin sosyal psikoloji alanında insanların zihinsel imajlarının resimsel veya dil tabanlı olup olmadığı konusu, nörobilim sayesinde beynin görme merkezinde oluştuğunun bulunmasıyla resimsel olduğu kanıtlanmıştır.

Davranışsal strateji alanındaki nedensel yükleme konusunda da kendine hizmet eden yüklemelerin bilgi işleme, özsaygı gereksinimi veya kasti izlenim yönetimindeki hatalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı henüz açıklığa kavuşturulmamıştır.

Ayrıca stratejik başarısızlıklardaki artan bağlılık konusuyla ilgili yükleme hataları, geçmiş bağlılıkları meşrulaştırma, karar tutarlılığına duyulan ihtiyaç veya gelecekteki sonuçların gerçek bir beklentisi gibi hangi psikolojik motivasyonlarla mevcut olduğu nörobilim sayesinde çözülebilecektir.

Nörobilim strateji pratiğine özellikle davranışsal özkontrol konusunda katkı sağlayabilir.  Yönetsel kararlarda zayıf irade gücü geçici miyopluk, aşırı risk alma, etik suistimal ve artan bağlılıklar gibi problemlerde kendini göstermektedir. Bu zayıf irade gücünün yol açtığı problemler firma için örgüt yapısı, kontrolü ve teşviklerde maliyetleri arttırmaktadır.

Stratejik yönetim nörobilimden daha da faydalanacaktır ve bunun iki nedeni vardır. İlki, davranışsal strateji daima yönetsel yargının ve karar vermenin bilişsel bir görüşünü almıştır. Araştırmacılar stratejik karar önyargılarına veya bilişsel şemaya odaklansın ya da odaklanmasın sinirsel kanıtlar mevcut teorik paradigmalar yoluyla yorumlanabilir.

İkinci neden ise oldukça fazla elverişli sinirsel kanıt vardır. Rekabetçi pozisyon almaya ilgi duyan araştırmacılar rekabetçi etkileşimlerdeki sosyal normlar ve ceza üzerine yapılmış sinirsel çalışmalara erişebilirler. Risk altında karar vermeyle ilgilenen araştırmacılar güven ve ünün rolleri üzerine yapılmış çalışmalara erişebilirler. Kayıptan kaçınma ve referans noktası çerçevelemeye ilgi duyan araştırmacılar beklenti teorisiyle ilgili sinirsel veriye erişebilirler.

Kısacası davranışsal nörobilim stratejik yönetime yeni kavrayışlar katacak büyük bir sinirsel veri hazinesi bırakmıştır. Özellikle nöroekonomi davranışsal strateji için sessiz bir bağışçı olarak rol almaktadır.

Stratejik yönetimin psikolojik temelleri bağlamında nörostrateji için bazı konular öne çıkmaktadır. Grup karar vermesi bunlardan biridir. Grup süreçleri firmalardaki stratejik süreçleri etkilediği için stratejik yönetim dolayısıyla da nörostrateji için önemlidir.

Örneğin firmanın üst yönetim ekibi firmanın hedeflerini, sorumlu olduğu alt birimleri ve kendi özel istekleri ile karar verirler ve kaynaklar için pazarlık yaparlar. Bu da firma için optimum kararların alınıp alınmadığı sorununu doğurur. Bunu anlamak için yöneticilerin zihinsel durumları yanında nörobilimsel bulgulara bakmak büyük fayda sağlayacaktır.

Dikkat diğer bir konudur. Stratejik yönetim ve bilişsel nörobilimin ortak ilgi alanı olan dikkat; problem belirleme, problem çözme, kaynak tahsisi, stratejik sorun teşhisi ve örgütsel farkındalık gibi alanlarda birçok problemin çözümü için nörobilimden faydalanabilir.

Araştırma ve kullanma (exploration and exploitation) kararı bir diğer konudur. Örgütün yeni kaynakları elde etme kapasitesi ile mevcut kaynakları etkili bir şekilde birleştirip işleme gerilimine işaret eden bu örgütsel paradoks sinirsel yöntemler kullanılarak örgütsel karar verme için uygun çözüme kavuşturulabilir.

Firmalarda karar verme, bu kararları uygulamaktan daha kolaydır. Kararların belirsiz uygulaması muğlâklığı arttırarak kara vermenin psikolojik bağlamını değiştirmektedir. Bu sebeple belirsiz uygulamalı karar verme konusu bir diğer konudur ve davranışsal nörobilim bu konuya birçok katkı sunabilir.

Kurumsal stratejiler dominant mantık teorisiyle incelendiği için yönetsel bilişi kapsamaktadır. Rekabet stratejileri ise rekabetçi davranışı ve üst düzey yöneticilerin bilişsel şemasını konu edinmektedir. Bu sebeple sinirsel metotlar kurumsal ve rekabet stratejileri için açıklayıcı olabilirler.

Örgütlerdeki çalışanların özkontrol patolojilerini kontrol altında tutmak için rutinler, hiyerarşi, teşvikler ve resmi planlama çözüm olarak kullanılmaktadır. Bu çözümlerin sinirsel temelleri bir diğer önemli konudur.

Karizmatik ve vizyoner liderler ile yenilikçi ve risk alan girişimciler stratejik yönetim alanında önemlidir. Bu sebeple liderlik ve girişimcilik üzerine nörobilimle yapılacak işbirliği strateji pratiğine önemli tavsiyeler verecektir.

Yöneticiler sıklıkla danışmanlık şirketlerinde tavsiye almaktadırlar ve katma değer oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu tavsiyelerle alınan kararların nörostrateji kapsamında incelenmesi iki kesimin düşünce süreçlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Özetle nörostrateji; nörobilim ile stratejik yönetimi bir araya getiren yeni bir alandır. Davranışsal strateji kapsamında ele alınan biliş, duygu ve sosyal etkileşim sinirsel yöntemlerle incelenebilir ve ortaya çok ilginç sonuçlar çıkabilir.

Nörostrateji, Nörobilim ve Stratejik Yönetim
Etiketlendi:     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir