Organizasyonlarda Küresel Strateji

Organizasyonlarda Küresel Strateji

Küreselleşme kavramını daha önce “Küresel Pazarlama ve Küreselleşme” adlı yazımda detaylı bir şekilde açıklamıştım. Bu yazıda daha çok stratejik yönetim ile ilişkisi ve etkileri üzerinde duracağım.

Küreselleşmenin geçmişten günümüze hızı göz önüne alınırsa sektörler, stratejiler ve organizasyonların küresel bağlamda ele alınması artık bir zorunluluk olmuştur. İşletme faaliyetlerinin bu denli uluslararasılaşmasının temelde iki nedeni vardır: Uluslararası ticaretin büyümesi ve artan doğrudan yabancı yatırımların sayısı.

Küreselleşme tanım olarak ulusal ekonomilerin dünya pazarlarıyla eklemlenmesi ve işletmelerin faaliyetlerinin ulus ötesi organizasyonlara dönüşmesidir. Küreselleşmenin genel özellikleri şunlardır:

  • Küreselleşme uluslararasılaşmanın en son evresidir.
  • Dünya ölçeğinde pazarların bütünleşmesine işaret eder.
  • Ekonomik, sosyal ve siyasal etkileşim geçmişe göre artmıştır ve karşılıklı bağımlılık ve karşılıklı bağlantılar yoğun biçimde yaşanmaktadır.
  • Sermaye, yatırım, ürün, hizmet ve paranın küresel hareketliliği görülmektedir.
  • Tüm sınırlar aşılarak yeni toplumsal ağlar ve faaliyetler ortaya çıkmıştır.

Ekonomik açıdan bakıldığında ise bütünleşmiş küresel pazarların sayısı artmıştır, küresel işletmelerin sayısı ve ağırlığı büyümektedir, IMF, AB gibi ulus üstü yönetim ve düzenlemeyi sağlayan kurumlar ortaya çıkmış ve güçlenmiştir ve makroekonomik politikalar küreselleşmiştir.

Küresel stratejiyi benimseyen işletmeler diğer işletmelere göre bazı faydaları da elde etmektedir:

  1. Ölçek ekonomileri sebebiyle hem daha düşük birim maliyetler hem de daha büyük pazarlık gücü,
  2. Kapsam ekonomileriyle ürün, pazar ve işletmeler arasında kaynakların paylaşılması ve marka imajından kaynaklanan maliyet avantajları,
  3. Uluslararası faaliyet ve koordinasyon yoluyla elde edilen yönetsel kolaylıklar,
  4. Faaliyet ve teknolojilerde yoğunlaşma sonucu elde edilen rekabet avantajları,
  5. Kaynak ve pazarın nerede olması gerektiği kararını etkileyen lokasyona özel karşılaştırmalı avantajlar.

Tabi her işletme ve sektör küresel hale gelememektedir. Bazı sektörler korunaklıdır, uluslararası ticarete ve doğrudan yabancı yatırımlara pek konu olmamaktadır. Kuru temizleme, kuaförler ve oto tamircileri bu gruba örnek verilebilir.

Doğrudan yabancı yatırımlara konu olmayıp da uluslararası ticaretin yaşandığı sektörler ticarileşen sektörler olarak adlandırılır. Ticari uçak, gemi yapımı vb. işleri bu gruptadır.

Uluslararası ticaret olmayıp doğrudan yabancı yatırımların söz konusu olduğu sektörlere çok uluslu sektörler denmektedir. Yatırım bankacılığı, fast food perakendeciliği ve yönetim danışmanlığı bu sektörler arasındadır.

Eğer bir sektörde hem doğrudan yabancı yatırımlar olup hem de uluslararası ticaret seviyesi yüksekse bu sektörlerden küresel diye bahsedilebilir. Otomotiv, elektronik ürünler ve petrol bu gruptadır.

Anlaşılacağı üzere her uluslararası ticaret ve doğrudan yabancı yatırım ile dış pazarlara açılan işletme küresel olmamaktadır. Dolayısıyla küresel stratejiden de çoğu zaman bahsetmek yersizdir.

Her ülke veya bölgedeki rekabeti kendi içinde değerlendirip her biri için farklı rekabet anlayışı geliştiren stratejiler uluslararası olurken, ülke veya bölgeleri entegre edip tek bir rekabet yaklaşımı içeren stratejiler küreseldir.

Küresel stratejiler uygulayan işletmelerin özellikleri şunlardır:

  • Dünyayı büyük ve homojen bir pazar olarak görürler.
  • Ulusal sınırları tamamen görmezden gelirler.
  • Düşük maliyet ve yüksek kalite için en uygun küresel kaynaklardan yararlanırlar.
  • Operasyonlarını bütün dünyayı baz alarak planlar, koordine eder ve gerçekleştirirler.
  • Sermayelerinde ulusal kimlik önemsizleşmiştir.
  • Ulusal sınırlar engel çıkarmasın diye kaynaklarını ve yeteneklerini sürekli kontrol edip, yeniden organize ederler.
  • Kesinlikle büyük ölçekli olmaları gerekmez. Esneklik üstünlüğü için küçülmeyi de tercih edebilirler.

Birden fazla ülkede faaliyet gösterme, her tür etnik, dini ve milli kökenden çalışana sahip olma, kendilerine özgü kurum kültürlerine sahip olma ve yenilikçi olma ise uluslararası ve küresel işletmelerin ortak özellikleridir.

Küresel işletmeler değer zincirlerini konumlandırırken tekrarı ve maliyeti minimize etmeyi, öğrenmeyi maksimize etmeyi ve esnekliği sürdürmeyi anahtar ilke olarak görürler.

Bu ilke ile hareket eden küresel işletmeler stratejilerini geliştirirken üç temel unsura odaklanırlar: İçsel organizasyonel kaynaklar, dışsal sektörel küreselleşme sürükleyicileri ve küresel strateji içerikleri.

Küresel işletmelerin strateji belirlerken etkilendiği içsel organizasyonel kaynaklar şöyle özetlenebilir:

  1. Pazar yönelimlilik (Örgütsel anlamda pazar istihbaratını üretme, paylaşma ve cevap verme)
  2. Yönetsel yönelimlilik ve kararlılık (Farklı ülkelerdeki faaliyetlerin kontrol ve koordinasyonu)
  3. Örgüt kültürü (Kuvvetli, küresel yönelimli ve adapte olunabilir olmalı)
  4. Örgütsel kabiliyetler (Zaman içerisinde geliştirilen dinamik rutinler)
  5. Uluslararası deneyim (Sırasıyla yabancı pazarlara giriş, ulusal pazarlarda yayılma ve küreselleşme)

Küresel stratejiler belirlenirken dışsal küreselleşme eğilimlerinde doğan fırsatlara kurumsal cevaplar üretilmelidir. Bu küreselleşme sürükleyicileri şunlardır:

  1. Pazar faktörleri (Küresel müşterilerin ortaya çıkması, ihtiyaç ve taleplerin homojenleşmesi, küresel pazarlama kanallarının mevcudiyeti vb.)
  2. Maliyet faktörleri (Ölçek ekonomileri, kapsam ekonomileri, ulaşım ve kaynak teminindeki verimlilikler ve sinerji)
  3. Rekabet faktörleri (Pazarlar üstü rekabetçi pozisyonlar geliştirme ve faaliyetlerin entegrasyonu)
  4. Teknoloji faktörleri (Yakınlaşmış pazarlar, ileri teknoloji yoğun sektörler)
  5. Çevresel faktörler (Gidilen ülkenin yasaları, düzenlemeleri ve teşvikleri)

Bu noktada hatırlatmakta fayda var ki, geleneksel SWOT analizinin kullanılması mümkündür. İçsel faktörler işletmenin güçlü ve zayıf yönlerini; dışsal faktörler ise karşılaşılacak fırsat ve tehditleri ortaya koyabilecektir.

Küresel stratejinin içerik ve boyutları ise altı başlıkta toplanabilir:

  1. Küresel pazar katılımcılığı (Organizasyonel yapı önemlidir)
  2. Ürün standardizasyonu (Yüksek kaliteli düşük fiyatlı ürünler)
  3. Tek tip pazarlama (Standardize edilmiş pazarlama programları)
  4. Entegre rekabetçi hareketler (Sinerji)
  5. Katma değerli aktivitelerin koordinasyonu (Faaliyetler bir bütünün parçasıdır)
  6. Katma değerli aktivitelerin yoğunlaşması (Maliyet tasarrufu için değer zincirinin tamamı ya da bir kısmı bir yerde toplanmalı)

Küresel işletmeler için finansal performans tek ölçüt değildir. Bunun yanı sıra rekabetçi konum geliştirme, anahtar bir pazarda üstün küresel rekabet için varlığın devam ettirilmesi, küresel pazar payını arttırma veya girdilere erişimi güvence altına alma da önemli stratejik performans kriterleri arasındadır.

Yerel pazara odaklanan uluslararası stratejiyi bir uçta tam standartlaşmaya dayanan küresel stratejiyi bir uçta düşünmek mümkündür. Bu iki uç arasında karma stratejiler izleyen işletmeler de mevcuttur.

Son yıllarda küresel stratejiye yeni bir boyut eklenmiştir. Hem küresel hem de yerel faaliyetlerin avantajlarını birleştiren glokalizasyon stratejisi ön plana çıkmıştır. Bu karma stratejide “küresel düşün yerel hareket et” felsefesi hâkimdir. Standardize edilmiş küresel ürünlere yerel unsurlar veya dokunuşlar eklenerek avantaj elde edilmektedir.

Özetle ülkeler arasında benzerlikler yüksekse ve standardizasyon mümkünse küresel strateji; ülkeler arası farklılıklar çok ve ülkenin koşullarına göre adaptasyon gerekirse uluslararası strateji izlenebilir. Benzerlikler ve farklılıklar aynı anda var ise glokalizasyon stratejisi uygulanabilir. Bu üç strateji için de güçlü insan kaynaklarının ve organizasyon içinde etkili iletişimin önemi büyüktür.

Organizasyonlarda Küresel Strateji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir