Strateji Uygulama Boşlukları ve Aylak Rasyonellik

Strateji Uygulama Boşlukları ve Aylak Rasyonellik

Stratejik yönetim ile ilgili geliştirilmiş teoriler firma davranışlarını açıklamada belirsizlik etkileri, işlem maliyetleri ve vekalet problemleri gibi konular üzerine odaklanmıştır. Taklit engelleri ve giriş engelleri gibi daha çok engel mantığına dayanan bu teoriler, strateji uygulama boşluklarını (strategy execution holes) göz ardı etmiştir. Eyleme geçme başarısızlığı olarak tanımlanan strateji uygulama boşlukları, yöneticilerin sınırlı rasyonellikten ziyade aylak rasyonellik (idle rationality) durumu sergilemesiyle oluşmaktadır.

Thomas Powell strateji uygulama boşluklarına ve aylak rasyonelliğe vurgu yaparken bu durumu firmalara yaptığı danışmanlıkların birinde fark ettiğini belirtmiştir. Ona göre vekalet çatışmaları, sınırlı rasyonellik ve karar yanlılıkları gibi ekonomik görüşler ile yapılandırılmamış karar süreçleri, kör nokta ve yönetim yanlış algılaması gibi örgütsel analizler önemli bir noktayı gözden kaçırmaktadırlar. Bu görüşler düşünmeyi yapmakla eşdeğer tutarak hata yapmaktadırlar: Yöneticiler düzgün bir şekilde düşündüklerinde o iş bitmiştir, devamını getirirler ve uygularlar. Yani mesele yapmaktan ziyade düşünmektir. Oysaki bazen yöneticiler yapabileceklerken, yapabileceklerini bilirlerken yapmazlar. Uygulanabilecek bir strateji bazen uygulanmaz. İşte bu, strateji uygulama boşlukları şeklinde adlandırılmıştır.

Powell strateji uygulama boşlukları kavramını geliştirirken diğer birçok görüş ve teorinin yaptığı gibi ex post değil ex ante perspektifini kullanmıştır. Örneğin örgütsel başarı veya başarısızlık meydana geldikten sonra analiz edilirse bu ex post yani gerçek sonuçlara dayalı açıklama olur. Ancak gerçekleşmemiş bir başarı veya başarısızlığı uygulanabilirliği bilinen bir şekilde açıklamak ex ante yani tahminlere dayalı açıklama şeklinde isimlendirilmektedir. Uygulanmayan stratejilerin yarattığı boşlukların ve bunların neden olduğu durumların açıklaması da zaten bunu gerektirmektedir.

Düşünün ki bir firma var ve ürün gamı ve hitap ettiği sektör sayısı epey geniş. Bir ürününe ait büyüme oranları düşmüş, olgunluk seviyesinde ve bu yüzden de coğrafi genişleme stratejisini uygulaması gerekiyor ancak uygulayamıyor. Önünde hiçbir finansal, kültürel, bilişsel ve rekabet engeli olmamasına rağmen eyleme geçilmiyor ve strateji uygulama boşluğu oluşuyor. Yukarıda sayılan ekonomik ve örgütsel görüşler bu durumu çeşitli şekillerde rasyonelleştirebilirler: Bu firma coğrafi olarak genişlemedi çünkü yöneticileri riskten kaçındı; fayda fonksiyonları hissedarların işine gelmedi; yöneticileri sınırlı rasyoneldi dolayısıyla yetinme yoluna giderek araştırma maliyetlerini minimize ettiler; alternatif stratejiler daha az belirsizliğe veya daha çok net bugünkü değere sahipti; kültürel atalet yaşadılar; rakiplerin üstün dağıtım yetenekleri, tedarikçilerle ilişkileri veya başka erken hareket etme avantajları vardı vb. Ancak aslında olan basit bir biçimde yöneticilerin eyleme geçmemeleriydi.

Strateji uygulama boşlukları oluşursa, firmanın eylemleri hem belirlenen en uygun stratejiden hem de karar vericilerin stratejik niyetlerinden ayrışmış demektir. Bu ayrışmayı destekleyen birçok araştırma sonucu bulunmaktadır ve genellikle siyaset bilimi, sosyoloji ve örgüt teorisi alanlarının ilgisini çekmiştir. Örneğin kamu politikalarının oluşturulmasında planlayıcılar ile uygulayıcılar arasındaki çelişen değerlerden dolayı eksiksiz bir strateji uygulamasının zorluğu, ademi merkezi koşullarda uygulayıcıların yöneticilerin stratejik niyetlerini anlamalarının imkânsız oluşu ve beşeri algı ile iletişimin yanılabilirliğiyle beraber öz çıkarın stratejik planlara ve yönetici kararlarına uygunluğu önlediği sonuçları önemlidir.

Carnegie okulundaki programlar bu boşlukların başka bir örneğidir. Buna göre birçok örgütsel eylem ve neredeyse bütün rutin görevler programlanmış davranışlardan doğar. Programlar ise eğitim, deneyim, alıştırma, gelenek, norm ve prosedür ağından türemektedir. Örgütler ise karşılaşılan probleme uysun ya da uymasın eskimiş, klişeleşmiş programları uygularlar. Dolayısıyla eylem rasyonelliği oluşmamaktadır. Bu ise bazı durumlarda karar verme süreçlerinin özünde irrasyonel olduğunu ve rasyonel içerik veya uygulama üretmeyeceğine işaret etmektedir. Herhangi bir durumda kararlar almak örgütlerdeki eylemleri başlatmanın çeşitli yollarından yalnızca biridir. Diğerleri taahhüt, ideoloji ve eyleme geçme motivasyonudur. Kimi araştırmacılara göre paylaşılan ideolojiler (özellikle dinamik çevrelerde) planlama sürecinden daha tutarlı eylemler üretir. Benzer şekilde doğaçlama ve taahhüdün stratejinin ikamesi olarak etkili olabileceği görüşü de vardır. Ancak stratejik yönetim sahasında en çok bilinen model Mintzberg’in kasıtlı-ortaya çıkan stratejiler ayrımıdır. Bu görüşe göre stratejiler bir maksat için hazırlanmış planlardan ziyade eylemlerden ortaya çıkmaktadır.

Strateji uygulama boşluklarıyla alakalı bir diğer görüş ekonomi literatüründen x-etkinsizliği (x-inefficiency) olarak belirtilebilir. En yalın ifadesiyle x etkinliğinin başarılamadığı durumları niteleyen bu kavram, rekabet baskısının yetersiz olmasından ötürü firmanın pratikte gözlemlenen davranışının ekonomik teorinin varsaydığı veya işaret ettiği etkinlikten sapma durumunu göstermektedir. X-etkinsizliğinin örgütleri ilgilendiren bir örneği olarak çok sayıda kişi çalıştıran bir firma düşünün. Firmadaki her bir çalışanın kendilerini ilgilendiren eylemlerin fayda ve maliyetlerini hesaplama eğilimleri farklıdır. Çok az sayıda çalışan fayda maksimizasyonu için gerekli olan hesaplamaları gerçek anlamda yapmaktadır. Bu hesaplamadan kaçınma durumu hesap yapmanın maliyetinin faydasından çok olması, çalışma saatleri içinde boş zaman tercihi veya maksimizasyonun diğer alt biçimleriyle ile alakalı değildir. Bu basit bir biçimde hesap yapmama eğilimidir. Çalışanlar fayda hesaplamalarını yapmazlarsa, fayda maksimizasyonu kazara gerçekleşmiş olacak ve firmanın kar maksimizasyonu ihtimal dışı kalacaktır.

Strateji uygulama boşlukları aylak rasyonellik ile meydana gelir. Bu rasyonellik modelinden başka yöneticilerin alacağı kararların rasyonelliğine ilişkin iki başat model vardır: mükemmel rasyonellik ile sınırlı rasyonellik. Mükemmel rasyonellikte stratejik kararlar bütün bilgileri bünyesinde barındırmaktadır ve düşünceden eyleme herhangi bir kayıp yaşamadan geçmektedir. Oysa sınırlı rasyonellik modelinde bilişsel yanılabilirlikler işin içine girmektedir. Bu modelde karar vericiler stratejik seçenekler için maliyetli ve miyopik araştırmalarla meşguldürler ve bunları basit kestirme yollar kullanarak değerlendirip, sonunda “yeteri kadar iyi” bir alternatifi seçerler. Yönetsel karardan strateji uygulamaya geçişte ise program, rutin ve ritüellerin varlığı aracılık yapar ve uygulama etkinsizliklerinin yaşanma ihtimali oluşur.

Sınırlı rasyonellik modeli betimleyici olsa da strateji uygulama bu modelde hala düşünceye sıkı sıkıya bağlıdır ve oluşabilecek uygulama başarısızlıkları programlanmış davranışların yan ürünü olarak yorumlanmaktadır. Uygulama planı takip etmese de boşlukların oluşması mevzu bahis değildir. Dolayısıyla aylak rasyonellik bu modele strateji uygulama boşluklarını eklemektedir. Aylak rasyonellik modelinde diğer iki modelin aksine vurgu bilişsel yanlılıklar veya karar süreçleriyle ilgili inançlara bakılmaksızın karar süreçlerinin rasyonelliğine değil stratejik kararlar ile uygulamanın bağımsızlığı üzerinedir. Aylak rasyonellik modeli altında firma en uygun stratejileri uygulayabilseler bile bazen uygulamazlar. Yöneticiler kararları göz ardı ederler, şirket politikalarını yürürlüğe koymayı başaramazlar veya mükemmel bir şekilde geçerli olan stratejik fırsatları pas geçerler.

Özetle stratejik yönetim teorisi yapısal etkinsizliklere, taklit etme engellerine ve sürdürülebilir üstünlüklere vurgu yaparken, aylak rasyonellik firmanın en iyi stratejilerinin bazen el altında ve eyleme dönüştürmeye hazır olduğunu öne sürmektedir. Eğer firma bu stratejileri uygulamayı başaramazsa sorumluluk şansa, örgütsel geçmişe veya ekonomik engellere verilemez ve çare sürdürülebilir rekabet üstünlüklerinin aranmasında olmayabilir. Problem oldukça basittir: strateji uygulama boşlukları. Aynı şekilde çözüm de: stratejileri uygulamaya sokmak.

Strateji Uygulama Boşlukları ve Aylak Rasyonellik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir