Strateji Uygulama, Sosyal Kimlik ve Grup Odaklı Duygu

Strateji Uygulama, Sosyal Kimlik ve Grup Odaklı Duygu

Strateji uygulama aşamasında orta düzey yöneticilerin örgüte ilişkin sosyal kimlikleri ve grup odaklı duyguları, üst yönetim ekibinin eylem ve yaklaşımları tarafından etkilenmektedir. Burada ifade edilen grup odaklı duygular -duygusal bulaşma gibi sosyal etkileşimler yoluyla- kolektif duygulardan ayrılmaktadır.

Çalışanların duyguları örgütler için önemlidir çünkü bu duygular düşünce ve davranış kalitesini etkilemektedir. Bu da örgütün performansını etkilemektedir. Grup odaklı duygular bireyler tarafından özel olarak hissedilir ve diğer çalışanlara açıklanmasına veya paylaşılmasına gerek yoktur.

Grup odaklı duygular kişinin belirgin sosyal kimliğinin tanımlanmasıyla ortaya çıkarılabilir. Örgüte ilişkin sosyal kimliklere örnek olarak örgütsel sadakati, deneyimi ve yeterliği aksettiren görev süresi, konuşulan dil ve uyruk verilebilir.

Grup odaklı duygular bireysel duygulara göre kolektif davranışı daha fazla öngörmektedir. Bu kolektif davranışlara örnek olarak grup içi destek ve grup dışı yüzleşme verilebilir. Bunun sebebi insanların önemli gruplarıyla ilgili algılanan uzlaşma gerçekliğinin tanımlamaya yardım edebileceğidir.

Kendini güçlü bir şekilde bir grupla tanımlayan kişiler, grubun kimliğini veya sıhhatini etkileyen bir olayla karşılaştıklarında grubun diğer üyeleriyle büyük ihtimalle benzer duyguları deneyimlerler.

Sosyal kimlik anlam olarak bireyin benlik algısının, bir sosyal gruba ya da gruplara üyeliğine ilişkin bilgisinden ve bu üyeliğe yüklediği değerden ve duygusal anlamlılıktan kaynaklanan parçasıdır. Sosyal kimlikler insanların özimajı ve özsaygısı için önemlidir ve bu kimlikleri görünür kılan olaylar güçlü duyguları çağrıştırabilir.

İnsanlar tipik olarak kendilerini uyruk ve meslek gibi birçok farklı kategorinin üyesi olarak görürler. Bu üyeliklerin her biri bireyin zihninde sosyal bir kimlik olarak temsil edilir ve bu sosyal kimlik neyi düşünüp hissetmesi gerektiğini ve nasıl davranması gerektiğini tanımlayıp belirtir.

Grup sosyal kimlikleri en az iki psikolojik süreç tarafından şekillendirilir. Bunlardan ilki benlik kategorizasyonudur. Benlik kategorizasyonu grup içi farklılıkları minimize ederken, gruplar arası farklılıkları maksimum düzeye çıkarır. Bireyler kendilerini ilgili grup içi prototipinin cisimleşmiş hali olarak düşünüp hareket ederek grup üyesi olurlar.

Prototip bir sosyal kategorinin inanç, tutum ve davranış gibi tanımlayıcı yüklemlerinin sübjektif bir temsilidir ve grup dışı karşıtlıklara vurgu yapan ilgili sosyal bilgi tarafından yapılandırılır. Bu yüzden sosyal kimlik dinamik ve bağlamsaldır çünkü belirli durumlarda belirgin olan çeşitli grup dışı hazır sosyal karşılaştırmalara yanıt verir.

Kendini yükseltme ikinci psikolojik süreçtir. Buradaki varsayım insanların temel bir başarma ve benliğinin pozitif anlamını sürdürme ihtiyacına sahip olduğudur. Grup üyeleri seçici boyutlarda mukayeseler yaparak kolektif kendini yükseltme ile meşgul olmaya motivedirler.

Grup sosyal kimliklerine değer vermek neşe ve gurur gibi pozitif duyguları ortaya çıkarabilirken, değerini düşürmek kızgınlık ve korku gibi negatif duyguları doğurabilir. Grup sosyal kimliğinin bu iki yönü yani benlik kategorizasyonu ve kendini yükseltme insanlara belirli olaylarla ilgili duygusal deneyimlerini daha güçlü kolektif kuvvete dönüştürmelerine olanak sağlar.

Çalışanlar cinsiyet, meslek, yaş, çalışma grubu, uyruk, din vb. çeşitli kimliklere sahip olduğu için strateji uygulamasını yürüten yöneticilerin belirli durumda hangi kimliğin çalışanlar için en önemli olduğunu bilmeleri zorlaşabilmektedir. Duygular da insanların belirli bir durumda önemli gördüğü konularda ortaya çıktığı için en önemli olan kimliklerin pozitif veya negatif duygularla ilişkili olan kimlikler olması muhtemeldir. Bu yüzden de duygular kimlik görünürlüğünün yerleşik işaretidir ve grup odaklı duygu da grup kimliği görünürlüğünün yerleşik bir işaretidir.

Yukarıdan aşağıya strateji uygulama aşaması hakkındaki çalışmalar duygulanım nötr görevini veya bilişsel odağı benimsemiştir. Örgütsel düzeyde eylemler hem bireysel düzeyde (orta düzey yöneticilerin sosyal kimlikleriyle ilişkili olan grup odaklı duyguları) hem de örgütsel düzeyde (strateji uygulama başarısı) çıktıları ortaya çıkarmaktadır.

Strateji uygulama aşamasında üst yönetim tarafından alınacak kararlar, departman yöneticilerinin sosyal kimliklerini ve dolayısıyla grup odaklı duygularını dikkate almalıdır. Bazı durumlarda orta düzey yöneticileri negatif duygularla hareket edebilecek ve istenilen kurumsal ve stratejik değişim başarıya ulaşamayacaktır.

Strateji Uygulama, Sosyal Kimlik ve Grup Odaklı Duygu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir