Stratejik Faktör Piyasalarında Beklentiler ve Şans

Stratejik Faktör Piyasalarında Beklentiler ve Şans

İşletmeler stratejilerini uygularlarken bazı maliyetlere katlanırlar. Bu maliyetler, geliştirdikleri stratejilerin ortalamanın üzerinde performans gösterip göstermeyeceğini doğrudan etkilemektedir. Jay Barney tarafından öne sürülen stratejik faktör piyasaları kavramı işletmelerin strateji uygulama maliyetlerinin analizi için geliştirilmiştir.

Stratejik faktör piyasaları kavramı ile işletmelerin stratejilerini uygularlarken gereksinim duydukları kaynakların elde edildikleri piyasalar ifade edilmektedir. Örneğin maliyet liderliği stratejisi uygulayan bir işletme için büyük pazar payı önemli bir kaynaktır. Dolayısıyla pazar payı piyasası stratejik faktör piyasasıdır. Yüksek kar marjlarını hedefleyen farklılaştırma stratejisi uygulayan işletmeler için ise itibar önemlidir. Bu nedenle de kurumsal itibarlar piyasası stratejik faktör piyasası olarak nitelenebilir.

Stratejik faktör piyasaları tam rekabet şeklinde olursa, işletmelerin uyguladıkları stratejilerin değeri -ne zamanki bu stratejiler için gereken kaynaklar elde edildiğinde- rakiplerce tahmin edilecektir. Dolayısıyla da elde edilen bu kaynaklardan ve uygulanan bu stratejilerden ortalama, normal bir getiri sağlanacaktır. Ortalamadan daha büyük getiriler için işletmelerin uyguladıkları stratejiler için kullanılan kaynakların maliyeti, bu kaynakların ekonomik değerinden önemli ölçüde düşük olmalıdır. Bunun için ise stratejik faktör piyasalarında eksik rekabet oluşturacak unsurların oluşturulması gerekmektedir.

Stratejilerini uygulamak için kaynak bulmanın yollarını araştıran işletmeler ile bu kaynakları elinde tutan, kontrol eden işletmeler uygulanacak stratejilerin gelecek değerleriyle ilgili aynı ve doğru beklentilere sahip olduklarında, uygulanacak stratejiler için gerekli olan kaynakların fiyatı ile bu stratejiler uygulandığı zamanki değeri hemen hemen eşit olacaktır. Bu mükemmel beklentiler altında normal getiriler oluşacaktır. Bu yüzden de hem kaynakları elinde tutan işletmeler kaynaklarını satmak istemeyecek çünkü kaynaklarının stratejik değeri fiyatlarını yansıtmayacaktır; hem de bu kaynakları elde etmek isteyen işletmeler stratejilerinin değerinden daha yüksek bir fiyat ödemeyecektir.

Stratejik faktör piyasalarında bu mükemmel beklentiler durumu çok sık yaşanmamaktadır. İşletmeler bir stratejinin gelecekteki değeriyle ilgili farklı beklentilere sahiptir. Bunun nedeni rekabet çevrelerinde mevcut olan belirsizliklerdir. Bazı işletmelerin beklentileri ötekilere göre daha tutarlı ve doğru olduğunda, stratejileri uygulamak için ihtiyaç duyulan kaynakları elde ederek ortalamanın üzerinde getiri sağlamak daha muhtemel olacaktır.

Diğer işletmelere göre daha doğru beklentileri olan işletmelerin getiri potansiyeli düşünüldüğünde iki ihtimal doğmaktadır. Birincisinde birçok işletme, uygulayacakları stratejilerinin getiri potansiyelini olduğundan fazla tahmin edecektir. Bunun sonucunda stratejik faktör piyasasına girişler artacak, rekabet oluşur ve ilgili kaynağın fiyatı da stratejik değerinden daha yüksek düzeylere çıkacaktır. Stratejilerinin getiri potansiyeli ile ilgili daha doğru beklentileri olan işletmeler, zarar etmemek için piyasaya girmeyecektir. Uzun vadede yüksek fiyatlı stratejik kaynakları almadığı için de zarardan kaçınmış olacaktır. Bu kaynakları alan işletmeler ise “kazananın laneti” bilişsel yanlılığına girmiş olacaktır.

İkinci ihtimalde ise işletmeler bir stratejinin gelecek değerini olduğundan az tahmin eder. Bunun sonucunda stratejik faktör piyasasına girişler ve rekabet az olur. Stratejik kaynağın fiyatı da düşer. Sonuçta daha doğru beklentilere sahip işletmeler, karamsar ve yanlış beklentilere sahip işletmelerle aynı fiyatı ödeyecektir. Ancak bu eksik bilgiye ve yanlış beklentilere sahip işletmeler yüzünden bu kaynak daha ucuza alınamayacaktır. Daha doğru beklentilere sahip işletmeler de fazla para ödemek istemeyecektir. Sonuçta her iki grup için de ortalamanın üzerinde eşit getiriler söz konusu olacaktır.

Hem ekonomik kayıpları, zararları önleyen işletmeler hem de kâr fırsatlarını kullanan diğer ifadeyle stratejilerin değeriyle ilgili doğru beklentileri olan işletmeler, uzun dönemde diğer işletmelere göre daha iyi performans göstereceklerdir.

Her ne kadar stratejilerinin değeriyle ilgili doğru beklentilere sahip işletmelerin avantajları olsa da, bu tür üstün içgörüye sahip olmayan işletmeler de stratejilerini uygulamak için kaynakları satın aldıklarında ortalamanın üzerinde getiri elde edebilirler. Bu durum bu gruptaki bazı işletmelerin getiriyi olduğundan az tahmin etmelerinden dolayısıyla da gerekli kaynağın daha ucuza satın alınabilmesinden kaynaklanmaktadır. Sonuçta yanlış beklentileri olan işletmeler beklenmedik şekilde ortalamanın üzerinde getiri sağlayabilmektedir. Barney bu sonucu şansa bağlamaktadır (bu görüşe serendiplik kavramını öne atarak karşı çıkan yazarlar da olmuştur).

Tabi şans faktörü doğru beklentilere sahip işletmeler için de söz konusudur. Uyguladıkları strateji sonucunda beklediklerinin üzerinde getiri sağlayan işletmeler bunu şansa borçludurlar. Beklentiler ne kadar doğru olursa, ortalamanın üzerinde getiride şansın rolü o kadar az olacaktır. En ekstrem durumda, ki bu durumun yaşanması çok nadirdir, işletmeler hiçbir beklenmeyen getiri elde etmezler ve finansal sürprizlerle karşılaşmazlar.

Stratejik faktör piyasalarında eksik rekabet durumunu oluşturan ve stratejilerini uygulayan işletmelere avantaj sağlayan unsurlar da vardır. İşletmeler arasındaki bu farklılıklara yakından bakıldığında, hepsinin farklı beklentilerin bir tezahürü olduğu görülecektir.

Bu unsurlardan biri strateji uygulayan ile önemli kaynakları elinde tutan işletmelerin aynı işletmeler olma durumudur. İki işletme sınıfı arasındaki ayrışma eksikliği olarak da ifade edilen bu durum, önceki stratejik faktör piyasalarının beklentisel karakteristiklerine bağlıdır. Şöyle ki faaliyete geçen işletme stratejilerini uygulamak için kaynağa ihtiyaç duyacaktır. İşletmenin dış çevresinden elde ettiği kaynaklar bir ihtimal daha önceden başka işletmelerce elde edilmiş olabilir. Dolayısıyla uygulayacağı stratejinin değeri de kolaylıkla tahmin edilebilir. Sonuç olarak işletme kaynakların kontrolünü elinde tutsa bile eksik rekabet durumu oluşmayacaktır. Başka bir ihtimal de (ki bu daha sık yaşanır) kaynak bir amaç için elde edilir ve uygulanacak strateji için değeri yakın zamanda bilinir hale gelirse, mevcut değer kaynağın elde edildiği sırada tahmin edilemeyecektir. Bu da demektir ki stratejik faktör piyasası eksik rekabetçi olacaktır çünkü işletmelerin beklentileri eksiktir. İşletmenin elde edeceği getiri de önceki eksik stratejik faktör piyasasına atfedilecektir.

Bir diğer unsur benzersizliktir. Bazen bir stratejiyi yalnızca bir işletme uygulayabilir. Bu ya onun geçmişinden ya da birçok varlığa sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bu gibi durumlarda rekabet dinamiği açılamamaktadır ve stratejiyi uygulayan işletme ortalamanın üzerinde performans gösterebilmektedir. Ancak bu benzersizlik unsuru da önceki stratejik faktör piyasasının beklentisel özelliklerinin bir tezahürüdür. Bu işletme uyguladığı strateji için gereken benzersiz varlıkları nasıl elde etti, bu varlıklara ne kadar ödemek zorunda kaldı ve rekabetçi bir piyasa yaratabilmeleri adına potansiyel işletmeler bu örgütsel varlıkları üretmek için ne kadar ödemeliler? Görüldüğü üzere bu soruların cevapları işletmelerin farklı beklentilere sahip olmalarının bir sonucuna işaret etmektedir.

Stratejik faktör piyasasında rekabet eksikliğinin bir diğer kaynağı piyasaya girişlerin az olmasıdır. Bu, stratejinin gelecek değerinin tahmin edilememesinin özel bir durumudur. Piyasaya giriş eksikliğinin en az üç nedeni vardır. Bunlardan ilki işletmelerin kar maksimizasyonu tavrıyla hareket etmeye girişmemeleri, ikincisi stratejik kaynak için rekabet edebilecek ve piyasaya girecek yeterlilikte finansal güce sahip olmamaları ve üçüncüsü uygulanan stratejilerin getiri üreten özelliklerini anlayamadıkları için nasıl gireceklerini bilmemeleridir. Bu üç neden de işletmelerin farklı beklentilerinden veya şans faktöründen kaynaklanmaktadır.

Peki işletmelerin mükemmel beklentilere sahip olmaları yani stratejinin gelecek değeriyle ilgili doğru tahminlerde bulunmaları için ihtiyaç duyacakları bilgiye nasıl ulaşılır? Bunun için çevrenin ve örgütsel yeteneklerin analizi olası gözükmektedir. İşletmenin rekabet çevresinin analizi daha az olasıdır çünkü bu analiz için yöntem ve kavramsal modeller herkesin ulaşabileceği türdendir. Aynı yöntem ve kavramsal modelleri uygulayan işletmeler aynı bilgiye erişecekleri için çevre analizi ortalamanın üzerinde getiri için faydasız olacaktır (burada elde edilen bilginin en kötü ihtimalle danışmanlık firmalarından destek alınarak aynı şekilde anlaşılacağı dikkate alınmalıdır).

İşletmenin çevresel analizden bilgi avantajı elde etmesi düşük ihtimalken, kendi bünyesine dönüp kontrolünde bulunan varlıkları analiz ederek bilgi avantajı elde etmesi daha yüksek ihtimallidir. Bunun nedeni rakiplerin örgüt içi yeteneklere ulaşamayacak olmasıdır (tabi içeriden öğrenenlerin ticareti yoluyla işletme içinden dışarıya bilgi sızdırılmazsa). Özel üretim know-how’ı, işletme tecrübesinin çeşitli kombinasyonları ve takımların oluşturabildikleri sinerji gibi örgütsel kaynaklar stratejinin gelecek değerinin doğru tahmin edilmesine yardım edebilir. Böylelikle de mükemmel beklentiler oluşacaktır.

Stratejik faktör piyasaları görüşü stratejik yönetimde Michael Porter gibi kişiler sayesinde yer edinmiş ürün piyasalarına odaklanan çalışmalardan farklılaşmaktadır. Buna göre işletmelerin ortalamanın üzerinde performans göstermesi ya elde edecekleri kaynaklar neticesinde uygulayacakları stratejinin gelecek değerini doğru tahmin etmelerine ve doğru beklentilere sahip olmalarına ya da şanslarının yardımına bağlıdır.

Stratejik Faktör Piyasalarında Beklentiler ve Şans
Etiketlendi:         

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir