Stratejik Fırsatlar ve Serendiplik

Stratejik Fırsatlar ve Serendiplik

İşletmeler yaşamlarını devam ettirebilmek için çevrelerinde meydana gelen stratejik fırsatları fark etmek zorundadırlar. Kendilerini birkaç adım öteye götürecek bu fırsatlar çoğunlukla fiyatların, pazardaki kaynakların en iyi kullanılma değerlerini yansıtamadıkları zaman ortaya çıkmaktadır. Kimilerine göre bu süreç şansın sonucu olarak görülse de aslında stratejik fırsatlar serendiplik (serendipity) ile keşfedilebilmektedir.

Stratejik fırsatların görülmesine şans denilmesinin ardında yatan sebep etkin piyasalar hipotezidir. Bu hipoteze göre; yatırımcıların teknik analizleri, tüyolar veya basit mali analizler ile diğer yatırımcılardan daha fazla kazanç edilemez çünkü varlıkların fiyatları muhtemel bütün elverişli bilgiyi tamamen yansıtmaktadır. Geliştirilen ölçümlerle zayıf, yarı-güçlü ve güçlü şeklinde üçe ayrılan etkin piyasalar hipotezinin yarı-güçlü formundan işletmelerin stratejik fırsatları fark etmesindeki şansı öne çıkarmada faydalanılmıştır. Bu form, üstün (diğer ifadeyle) içerden bilgiye sahip olmadıkça işletmenin piyasaya hükmetme şansının diğer işletmelerin sahip olduğu şansla aynı olduğunu öngörmektedir. Bu haliyle piyasa süreçlerinin stratejik olarak önemli kaynakların fiyatlarını belirleme derecesini abartarak, normalin üzerinde kar getirecek eylem planlarının ortaya çıkma olasılığını olduğundan az görmektedir.

Ancak bu görüşün belirttiği şekilde piyasalar o kadar da etkin işlememektedir. Piyasa sistemlerinde koordinasyon eksikliklerinin yaşandığı, çeşitli ekonomistler tarafından ortaya konmuştur. Bu nedenle de stratejik fırsatlar bu tür koordinasyon eksikliklerinin var olduğu piyasalardaki fiyatların, kaynakların değerlerini en iyi şekilde yansıtmadığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Peki piyasadaki kaynakların değerleri neden doğru şekilde yansıtılamamaktadır?

Kaynaklar emtia ve karmaşık şeklinde ikili sınıflandırılabilmektedir. Emtia kaynakları tipik olarak teşhis edilebilen piyasalarda ticarete konu olan kabataslak standardize edilmiş kaynaklardır. Bilgisayarlar, buğday yığınları, işinde uzman bir kişinin yılı bu türden kaynaklardandır. Karmaşık kaynaklar ise emtia kaynaklarının bir araya getirilmesi ve etki olarak bazı maliyetlerin batırılması yoluyla yaratılan kaynaklardır. Bunlar emtia kaynaklarını modifiye etme veya onları en azından yarı deri dönüştürülemez yolla birbirine bağlama etkisine sahiptir. Çeşitli deneyimlere sahip ve beraber çalışan takımlar, taşınması maliyetli birçok ekipmanı bulunan fabrikalar, bazı kaynakların geri dönüştürülmesi oldukça zor olan fiziksel modifikasyonlarla türetilmesi sonucu oluşan isteğe uyarlanmış ekipmanlar karmaşık kaynaklardandır.

Karmaşık kaynaklar işletmelere emtia kaynaklarının sunamayacağı avantajları getirmektedir. İşletmelerin bu türden karmaşık kaynakların getirdiği avantajlara sahip olabilmeleri için ya emtiaları satın alıp kendi karmaşık kaynaklarını oluşturmaya çalışmaları ya da istedikleri karmaşık kaynağı (en az büyük kısmı olmak üzere) satın alma/kiralama yoluna gitmeleri gerekmektedir.

Kaynak değerlemesinde bu iki tür kaynağın farklı özellikleri bulunmaktadır. Emtia kaynakları için piyasaların varlığından ve fiyatların bu piyasa tarafından belirlendiğinden söz edilebilir. Karmaşık kaynaklar ise önemli ölçüde heterojendir ve işletmeye özgüdür. Bu durum ise değerlemelerini güçleştirmektedir. Karmaşık kaynakların işletmeye özgü olmaları az sayıda örneğinin olmasının sonucudur. Ayrıca karmaşık kaynakların potansiyel alıcılardan gizli olan bazı nitelikleri vardır. Hatta öyle ki bazı nitelikleri işletme sahiplerine bile gizlidir. Bu yüzden de bilgi asimetrisi ve simetrik bilgisizlik vardır.

Stratejik fırsatlar yukarıda özellikleri sayılan karmaşık kaynakların varlığından ve dolayısıyla da piyasalardaki koordinasyon eksikliğinden ortaya çıkmaktadır. Öyle ki eksiksiz piyasalara sahip bir ekonomide pozitif bir fiyata sahip ürünler, eksik piyasalara ve ademi merkezi bilgiye sahip bir ekonomide sıfır fiyata eş görülebilir. Karmaşık kaynakların kullanılması ve oluşturulmasındaki yenilik unsurunun eksikliğinde normalin çok üzerinde yüksek getiriler sağlayacak stratejik fırsatlar olmayacaktır. Tabi burada yeni tabiri illa da bütün dünya için teknik yenilik anlamına gelmemektedir.

Eksik piyasaların neden olduğu koordinasyon eksikliği, fırsatların mevcut kaynakların yeni kombinasyonlarının doğasında olabileceği anlamına gelmektedir (tüm parçalar birbiriyle yeni ilişkilerinde benzer kalsalar bile). Bu ise bir arbitraj fırsat imgesini stratejik yönetim bağlamında değerli kılmaktadır. Bazen fırsat arbitrajın kendi başına karmaşık olmasından veya kâşif dehaların az olmasından dolayı değil, onun uygunluğu piyasa eksikliği tarafından gizlendiği için elverişli kalabilir. Gerçekleşmemiş mümkünler dünyası oldukça büyüktür ve bunlardan bazılarını gerçekleştirmek zor değildir. Bunun yanısıra stratejik fırsatlar yanlış yığınlarındaki iğneler gibidir ve onların yerini saptamak zordur.

Buradan yola çıkarak piyasa sistemlerinin gerçekçi bir değerlemesi piyasaların eksik ve denenmemiş faaliyetler alanı olarak tanınmasını mecbur kılmaktadır. Mevcut faaliyetlerin değeri denenmemiş olanlara bağlı olduğu için de mevcut faaliyetlerin doğru değerleneceği garanti edilememektedir. Bu yüzden piyasalar eksik olduğunda görünür ekonomik dengede üstün olan fiyatlar kullanılmamış değerli fırsatların varlığını önlemeyecektir.

Peki stratejik fırsatlar nasıl inşa edilmektedir? Yukarıdaki açıklamaların izinde söylenecek en kesin şey mevcut kaynakların ticareti ile değerli stratejik fırsatların yakalanamayacağıdır. Karmaşık kaynakların yeni türlerinin oluşturulması özelinde, değeri yeni ve farklı yollarla kullanılan kaynaklara bağlı olan kaynakların ticareti stratejik yönetim sürecine dahil edilirse, stratejik fırsatların bulunma ihtimali artacaktır. Piyasadaki diğer aktörler fırsatı tanımadığı ve eyleme geçmediği müddetçe kaynağın değeri yeni kullanımlara hizalanmayacaktır. Diğer kaynaklar tamamen farklı karakterdeyse veya tamamen farklı işletmelerce kullanılıyorsa bu tarz bir fırsatı tanımlamak oldukça zorlu olacaktır.

Burada bir bakıma stratejik fırsat yapbozunun eksik parçasını bulmak önemlidir. Bu sayede fırsatı tanımlamak kolaylaşacaktır. İşletmeler farklı bilgilere ve farklı tamamlayıcı varlıklara sahiptir. Bu yüzden fırsatlara karşı pozisyonları farklı farklıdır. Bu da ürün piyasalarındaki stratejik fırsatların keşfini normal bir olay yapmaktadır (finansal piyasalarda bu nadirdir).

Stratejik fırsatlar serendiplik sürecinin ürünüdür. Kimi Türkçe metinlerde yanlış bir şekilde serendipçe olarak da geçen serendiplik mutlu kaza, mutlu tesadüf, şans eseri keşif anlamlarına gelen bir kelimedir. İngilizceye Sri Lanka’nın eski adlarından biri olan Serendib’ten geçmiştir ve Serendib’in Üç Prensi adlı bir masalda seyahat eden prenslerin şans eseri keşfettiklerinden ötürü bu anlamda kullanılmıştır. Bu nedenle stratejik fırsatların bulunma başarısı tetikte olma ve esnekliğin eklendiği çaba ile şansın -diğer ifadeyle serendipliğin- bir sonucudur. Bu anlam bütününde çaba ilk etapta, fark edilen spesifik sona gösterilmemiştir. Tetikte olma yeni bir olasılığın şans eseri gözükmesini tanımak için gereklidir. Esneklik ise çabayı yeniden yönlendirmede kendini göstermektedir.

Mintzberg’in kasıtlı ve ortaya çıkan stratejiler şeklinde sınıflandırdığı üzere, kârlı stratejiler kasıtlı bir arayış sürecinin niyetlenmiş bir sonucundan ziyade, farklı bir amacı olan faaliyetlerin yan ürünü şeklinde ortaya çıkmaktadır. Tabi stratejik fırsatın ortaya çıkması emtia kaynaklarının karmaşık bir kombinasyonunu gerektirmektedir ve bu fırsatların keşfedilmesi, daha önce değerli oldukları düşünülmediği için elverişli olan altsistemlerin kullanılarak birleştirilmesine bağlıdır.

Bahsedilen altsistemlerin sadece stratejik fırsatları keşfeden işletme için elverişli olması veya değerli olarak görülmesinin en az dört olası nedeni vardır. İlk olarak sadece bu işletme mevzubahis altsistemlerin nihai değerine dair stratejik içgörüye sahip olabilir. İkincisi, mevcut uygulamalardan saparak sadece bu işletme altsistemleri değerli yapan tamamlayıcı faaliyetler setine sahip olabilir. Üçüncüsü, bu işletme ön uyum (pre-adapted) sağlamış olabilir: altsistemler işletmenin geçmişinde verilmiş olabilir. Son olarak, işletme bir hata yapmış ve diğer bütün rakipleri aksini iddia etseler bile bu altsistemlerin değerli olduklarını düşünmüş olabilir. Stratejik fırsatların karmaşık karakteri ikinci ve üçüncü nedenin daha önemli olmasını sağlamaktadır.

Stratejik fırsatların bu karakterizasyonu başarılı işletmelerin stratejik yönetim süreçlerinden öğrenilecek fazla bir şeyin olmadığını göstermektedir. Çünkü bu tür devasa stratejik fırsatları keşfeden işletmeler planlanmış stratejik uygulamalarından zorunluluk veya yanlış nedeniyle muhtemelen sapmışlardır. Dolayısıyla alışılmadık yollarla fırsatların aranması gerekmektedir. Sonuç olarak işletmeler stratejik fırsatları yakalamak istiyorlarsa serendiplik sürecinin önemini fark etmeli ve kendine özgü karmaşık kaynaklar geliştirmelidir.

Stratejik Fırsatlar ve Serendiplik
Etiketlendi:     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir