Yönetsel ve Örgütsel Biliş

Yönetsel ve Örgütsel Biliş

Biliş yönetsel ve örgütsel olarak son yirmi yıldır firmaların önemle üzerinde durduğu kavramlardan biridir. Yönetici ve çalışanların bilişsel yetenek ve eksiklerini anlamak firmanın verimliliğini dolayısıyla da rekabet avantajını arttıracaktır.

Örgütlerde biliş iki ana çatıda incelenmektedir: İnsan faktörleri (ergonomi) geleneği ve örgütsel gelenek. Bu iki başlığım görev, iş ve yeni örgütsel formların dizayn edilmesinde ve örgüt içi ve örgütler arası davranışların anlaşılmasında önemli faydaları olmuştur.

İnsan faktörleri kapsamı mühendislik psikolojisi ile insan performansı alanlarını kapsamaktadır ve bilişselciliği davranışçılığa genişleten ergonominin psikolojik yönlerini içermektedir. İkinci dünya savaşı sonunda insani bilgi işleme yaklaşımıyla insan-makine etkileşiminin ve algısal motor becerilerinin anlaşılmasını sağlamıştır.

İlk başta karar verme ve hafıza gibi fonksiyonları içeren aşama bazlı çalışmaların ardından, günümüzde iki yaygın yaklaşım insan bilgi işlemesi üzerine yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunlardan ilki olan ekolojik yaklaşımda doğal ortamlarda uzmanlığa ve çevre ile insanın etkileşimine odaklanılmaktadır. Hem aşama bazlı hem de ekolojik yaklaşımın anahtar unsurlarını bir araya getiren biliş mühendisliği yaklaşımında ise çalışanlarının bilgi strüktürleri ile görev ve çevre ile ilgili kısıtlar arasındaki etkileşimler incelenmektedir.

Örgütsel kapsam ise Nobel ekonomi ödülüne sahip Herbert Simon’un çığır açan kitabı Administrative Behavior adlı kitabında bahsettiği sınırlı rasyonellik kavramı ile temellenmiştir. Sınırlı rasyonellik kavramıyla örgütsel karar vericilerin kendi bilişsel kapasite ve elverişli bilgisiyle rasyonellikten saptıklarını ifade etmektedir.

Bunun yanında yapma (enactment) ve anlam yaratma kavramlarıyla gelişen kapsam perspektif, üst yönetim takımının eğitim, uzmanlık gibi özelliklerinin firma performansını kestirmede bilişsel değişkenler olarak kullanılabileceğini ifade etmiştir. Bu tür dolaylı yöntemler ile bilişsel değerlemelerin yapılmasının ardından, son 20 yılda örgütsel karar vericilerin zihinsel temsilleri örgütsel atalet ve stratejik uyum konularını incelemede kullanılmaya başlanmıştır.

Sosyal kimlik ve sosyal kategorizasyon araştırmalarıyla da örgütlerde işbirliğinden tutun stratejik yönetimdeki sosyal bilişsel süreçlere birçok konunun anlaşılması kolaylaşmıştır. Bu gelenekteki son önemli olay ise Daniel Kahneman ile Amos Tversky’nin davranışsal karar verme ve yargıya kestirme yol, sezgi ve önyargıları katmasıdır.

Özetle örgütlerde biliş üzerine yapılan çalışmalar bilişsel, deneysel ve sosyal psikolojiden beş temel perspektifi almıştır: şema teorisi (zihinsel modeller ve temsiller), davranışsal karar teorisi (özellikle kestirme yollar ve önyargılar), yükleme teorisi, sosyal kimlik teorisi (benlik kategorizasyonu ve sosyal kategorizasyon) ve yapma (anlam yaratma).

Bilişin; yönetim ve organizasyonun birçok alanında yukarıda bahsedilen beş perspektif tarafından şekillenen uygulamaları bulunmaktadır. Bu uygulama alanlarının en önemli 9 tanesi şöyledir:

İnsan kaynağı seçimi ve değerleme. Bir işe başvuran kişilerin bilişleri ve algıları ölçülerek daha doğru personel işe yerleştirilebilmektedir. Ek olarak bireylerin farklılıkları ve benzerliklerinin daha iyi anlaşılması sağlanabilmektedir.

Çalışma grup ve takımları. Takımın işlevselliği bilişsel temeller üzerine oturtulmaktadır. Takım ve grupların ortak bilişe sahip kişilerce oluşturulması önemli pozitif çıktılar getirmektedir. Ayrıca çoklu takım sistemleri olarak adlandırılan, diğer ifadeyle takımların takımı formasyonunda bilişsel özelliklerin temel alınması kriz ve acil durumlarda daha büyük fayda sağlayabilmektedir.

İnsan kaynakları eğitimi ve geliştirme. Bilişsel perspektifle çalışanların bilgi yapıları ve zihinsel modelleri değiştirilip, geliştirilebilir ve belirsizlik durumlarında daha rahat hareket etmeleri sağlanabilir. Çalışanların bilgi tabanlı öğrenmelerini sağlayarak daha iyi performans göstermeleri sağlanabilir.

Stres ve iş sağlığı. Potansiyel iş stresi yükleyicilerinin belirlenmesinde, çalışanların sosyal karşılaştırma süreçlerine girmelerinin engellenmesinde ve çalışan karşılıklılığı duygusunun erozyona uğramasının dolayısıyla da psikolojik sözleşmede meydana gelebilecek sapmaların tükenişe neden olmasının önlenmesinden bilişin önemli katkıları olacaktır. Böylece çalışma yerindeki toplam iş sağlığı da artmış olacaktır.

Çalışma motivasyonu. Hedef belirleme, sosyal bilişsel, örgütsel adalet, öz gerçekleştirme ve beklenti gibi motivasyon teorilerinin birleştirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple de biliş bağlayıcı unsur olarak karşımızdadır.

Çalışma dizaynı ve bilişsel ergonomi. Özellikle coğrafik dağılmış takımların etkili işlemesinde, çalışma gruplarının insanın bilişsel faktörleri göz önünden tutularak dizayn edilmesi verimli sonuçlar doğurabilmektedir.

Liderlik. Bireysel ve diyadik biliş açısından bir lideri takip edenleri algı ve değerlemeleri daha iyi anlaşılabilmektedir. Ayrıca bir liderin doğuşu ve gelişmesi de gene bilgi işleme kapasitesi ve bilgi yapısıyla ilişkilidir. Liderin bilişsel mimarisi ve sahip olduğu liderlik protipleri de bu konunun daha derinlemesine anlaşılmasına fayda sağlayacaktır.

Örgütsel karar verme. Sınırlı rasyonelliğe dayanan davranışsal karar verme yaklaşımında hızlı ve basit kestirme yolların önemli olduğu ve ekolojik rasyonelliğin de olması gerektiği bilişsel araştırmalar sayesinde olmuştur. Ayrıca doğal karar verme yaklaşımında da ortak biliş ve bilgi yapısına sahip olunması daha doğru kararların alınmasını sağlayacaktır.

Örgütsel değişim ve geliştirme. Stratejik yönetim sürecindeki analiz, seçme ve yürütme aşamasında karar vericilerin bilişsel kapasitelerinin arttırılmasının, sektörde rekabetçi pozisyon alınmasında ve firmaların kimlik alanının belirlenmesinde önemli etkileri olabilecektir. Ayrıca örgüt içi yapılacak değişimlerde çalışanlarının psikolojik sözleşmeleriyle ilgili zihinsel modelleri de örgütsel atalete sebep olabilmektedir.

Görüldüğü üzere örgütlerde biliş kavramının birçok alanda uygulaması ve etkisi bulunmaktadır. Davranışsal stratejinin de temellerinden biri olan biliş, artan rekabet ortamında firmaların başarısında mihenk taşlarından biri olarak görülmektedir.

Yönetsel ve Örgütsel Biliş
Etiketlendi:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir