Bilişsel Şemalar ve Şema Teorisi

Bilişsel Şemalar ve Şema Teorisi

Bilişsel şema, bireyler tarafından gelen bilgiyi etkin bir biçimde kodlamak ve sunmak için kullanılan spesifik kavram, oluşum ve olaylara ilişkin dinamik bilgi yapılarıdır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bilişsel şemalar algı, hafıza ve çıkarımlara yol gösteren dünyanın nasıl işlediğiyle ilgili birinin deneyimlerinden türetilen subjektif teoriler olarak kavramsallaştırılmaktadır. Örneğin bir kişi için üniversite sınıfı şeması öğretim üyesi, öğrenciler, derslikler, okuma parçaları ve sınavlar gibi tipik niteliklere ilişkin bilgiyi ve bu nitelikler arasındaki ilişkiyi (öğretim üyesi dersi anlatır, araştırma görevlileri sınavları yapar gibi) içermektedir.

Şema teorisi sosyal biliş mekaniği ile ilgili olarak en yararlı ve ikna edici perspektiftir. Bilişsel şemalar bireylerin kendilerini deneyimsel bölgelerine hareket ettirmelerine ve yöneltmelerine olanak sağlayan zihinsel haritalar olarak hizmet etmektedir. Bunun yanında geçmiş ve bugünün yorumlanmasına ve gelecek beklentilerine de yol göstermektedirler.

Ek olarak bilginin aranmasına, elde edilmesine ve işlenmesine rehberlik edip, bu bilgiye yanıt olarak müteakip davranışı yönlendirmektedirler. Son olarak öteki insanlarla ilgili bilgiyi yorumlamak ve depolamak için hazır bir bilgi sistemi sağlayarak, sosyal aktivitelerle ilişkili bilgi işleme taleplerinin azalmasına yardım etmektedirler.

Bilişsel şemaların yukarıdaki paragraftaki cümlelere ilaveten yedi tane fonksiyonu belirlenmiştir:

  • Tecrübenin haritalandığı bir yapı sağlamak,
  • Bilgiyi kodlamak ve hafızadan gerekli durumlarda geri getirmek,
  • Bilgi işleme etkinlik ve hızını etkilemek,
  • Elverişli bilgideki boşlukların doldurulmasına yardım etmek,
  • Problem çözme için şablonlar üretmek,
  • Deneyimin değerlendirilmesini kolaylaştırmak,
  • Gelecek, hedef belirleme, planlama ve hedefin uygulamasının beklentilerini kolaylaştırmak.

Olaylar ve bilgiyle ilgili algı ve yorumlar, uygulanan şemalarca şekillendirilmektedir. Çevrede bir uyarıcı konfigürasyon ile karşılaşıldığında, bu şemayla eşleştirilmektedir ve şemanın unsurları arasındaki düzenleyiş ve ilişkiler uyarıcı konfigürasyonun unsurları üzerinde uygulanmaktadır. Şemalar beklentilerin çıktıları olarak kavramsallaştırılmıştır ve bu beklentilerin değerleri için kabul edilebilirliğin bazı çeşitleri bulunmaktadır. Eğer bilgi kaçırılırsa, defo değerler eklenebilmektedir.

Bu şema bazlı anlam yaratmanın özelliği bilgi az olduğunda doldurmaya yaramaktadır ve algılayan bireyin verilen bilginin ötesine geçmesine imkan vermektedir. Böylelikle de daha bütüncül bir deneyimin oluşması sağlanmaktadır. Yine de şemalar uyarıcıyla ilgili yanlış varsayımlarda bulunma potansiyelini de arttırmaktadır. Bu yüzden de anlam yaratmayı mümkün kılarken, algısal hatalara da yol açabilmektedirler.

Bilgi işlemeye rehberlik etme dışında, bilişsel şemalar bu bilginin bir sonucu olarak da modifiye edilebilmektedir. Yeni bilgiyle bütünleştikçe, şemaların genişlediği ve detaylandığı görülmektedir. Bu tip şema değişikliği birinci derece değişiklik olarak ifade edilmektedir. Zaman geçtikçe bilgiye ilişkin daha fazla uyarıcıyla karşılaşıldıkça, bu uyarıcı için şema daha kompleks, soyut ve organize bir hal almaktadır. Belirli bir uzmanlık alanı veya konuda birçok deneyimden bilginin birleştirilmesinden çıkan çok detaylı şema formundaki uzmanlığın gelişimi bu şema modifikasyonu formuna örnektir.

Yine de bazen bilgi kişinin bilişsel şemalarındaki diğer bilgilerle çatışabilir. Bir şemadaki çatışan bilgi ya bir sapınç olarak göz ardı edilir (mevcut şemalarla uyması için bilişsel olarak yeniden çağrılır) ya da şema alt kategorisinin ilavesini veya modifikasyonunu üretir. Şemanın bu şekilde temel başkalaşımı ikinci derece değişiklik olarak adlandırılmaktadır.

Şunu ifade etmek gerekir ki; algısal sürecin şema yönelimli doğası, şemayla tutarsız bilginin keşfedilme ve bilinçli hale getirilme frekansını azaltmaktadır. Şemaların belirli doğası, geçerliliğine karşı şiddetli meydan okumaların nadiren yükselmesini sağlama alacak şekilde hareket etmektedir. Şemalar bilgi arayışlarına yönelttiği için, muhtemeldir ki açık bilgi bu şemaları sağlamlaştıracaktır.

Ek olarak ise bilişsel şemalar genel bilgiyi sunduğu için, şemayla mükemmel şekilde uyumlu tek bir örnek yoktur ancak birçok örnek de yeteri kadar iyi uymaktadır. Şemalar dünyanın anlamını yaratmayı kolaylaştırmak için ortaya çıkarken, bireyi bu şemaların geçerliliğini tehdit eden veya onların manası dışında işleyen dünyanın özelliklerine karşı körleştirebilir. Bu olgu stratejik miyopi olarak adlandırılmaktadır.

Son olarak bilişsel şemaların davranışsal stratejilerin geliştirilmesinde yöneticiler üzerinde etkili olduğu açıktır. Firma yöneticilerinin verecekleri stratejik kararların başarısının bağlamsal düzeyde anlaşılması şema teorisi ile daha kolay olabilecektir.

Bilişsel Şemalar ve Şema Teorisi
Etiketlendi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir