Bireyden Endüstriye Bilişsel Şemalar

Bireyden Endüstriye Bilişsel Şemalar

Günümüz ekonomisinde işletme yöneticilerinin yükü hiç olmadığı kadar artmıştır. Stratejik yönetim bağlamında yöneticiler ya çevresel taramalardaki sapmaların ya firmanın performansında gözlenen hataların ya da -daha kötüsü- bu kavramsallaştırmalarda firma başarısızlığının kaynağı olarak görülmektedir. Firma değerini doğrudan etkileyen bu tür problemlerin üstesinden gelmek için yönetsel ve örgütsel biliş çerçevesinde yöneticilerin bilişsel şemaları (bilgi yapıları) kritik önem kazanmıştır.

Yönetsel biliş perspektifinde her yönetici bir bilgi işçisi olarak varsayılır. Bunun anlamı yöneticilerin bütün vaktini fırsatlar ve problemlerle ilgili bilgiyi özümseme, işlemleme ve yaymayla harcadığıdır. Ancak burada temel meydan okuma yöneticilerin bilgi dünyalarının aşırı derecede karmaşık, belirsiz ve cömert olmasıdır. Karar almak ve problemleri çözmek için bu hayret verici bilgi akışında yollarını tayin etmek zorundadırlar. İşte bu bilgi meydan okumasıyla baş edebilmek için yöneticiler (ve tabi ki tüm insanlar) kendi bilgi dünyalarını gösteren ve bu yüzden de bilgi işlemleme ve karar vermeyi kolaylaştıran şemaları kullanırlar. Yalnız bu şemalar karmaşık bilgi çevrelerini izlenebilir hale getirebilse de, örneğin strateji yapıcıların işletme çevrelerindeki önemli değişikliklere karşı körleşebilmelerine de neden olabilmektedirler ve sonuçta iyi stratejik kararlar alma yeteneklerini azaltabilmektedirler. Şimdi şemaların psikolojik temellerine bir göz atalım.

Psikoloji dünyasında bilginin edinilmesi, depolanması ve geri çağrılması insanı bilgisayar gibi gören bir anlayışla açıklanmaktadır. Buradaki bilgi işlemlemenin ana fikri iki şekilde olmaktadır: yukarıdan aşağıya veya aşağıdan yukarıya. Yukarıdan aşağıya yaklaşımda (kavram sürücülü bilgi işlemleme) bireylerin benzer durumlardaki geçmiş tecrübeleri mevcut bilgi işlemlemeyi yönlendirirken, aşağıdan yukarıya yaklaşımda (veri sürücülü bilgi işlemleme) bireyler mevcut bilgi bağlamının bilgi işlemlemeyi yönlendirmesine izin verirler. İlk yaklaşımda tecrübelerden üretilen bilişsel yapılar yeni bilgiyle ilgili bireylerin dikkatini verme, kodlama ve çıkarımlar yapma yeteneklerini etkilemektedir. İkinci yaklaşımda ise bilginin kendisi bireylerin o anki bilgiye yanıtlarını şekillendirmektedir. Son yıllardaki bireylerin sınırlı dikkati ve bilgi işleme kapasiteleri ile ilgili bulgular kavram sürücülü bilgi işlemlemenin çoğu yeni olmak üzere tüm durumlarda baskın yanıt olabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla şema kavramı bu yaklaşımın merkezinde bulunmaktadır.

Şemalar bireylerin bir bilgi çevresine anlam ve şekil vermesi için dayattıkları zihinsel şablonlardır. Bunlar bilgi çevresini düzene sokar ve sonraki anlam ve eylemin imkan bulmasını sağlar. Bu tür zihinsel şablonlara şema denmesinin nedeni, bunun verili bir uyarıcı kavramı veya tipiyle ilgili organize bilgiyi göstermesidir. Buradaki anahtar nokta bu zihinsel şablonun belli bir bilgi alanıyla ilgili organize bilgiyi içermesidir. Bu sebeple bireyin şemasının içeriğini ve yapısını bir arada düşünmek gerekmektedir.

Bilişsel ekonomi ilkesince bilginin kavram sürücülü yapılanması, bilgiyi değerlendirmek için bir temel oluşturarak problem çözmeyi hızlandırır (sıklıkla da belirsiz durumlarda). Etkili ve etkin olan kavram sürücülü bilgi işlemlemenin faydaları çok olsa da, bazı şemalar bireyin bir bilgi alanını anlama yeteneğini kısıtlayabilmektedir. Bu tarz bilişsel gösterimlerin kaçınılmaz yan ürünleri, yöneticilerin ara sıra eksik dünya görüşlerine göre hareket etmelerinde ortaya çıkabilmektedir. Şemaların kullanımıyla ilişkili bazı potansiyel engellere örnek olarak stereotipik düşünceyi cesaretlendirmesi, kontrollü bilgi işlemlemeyi yıkması, veri boşluklarını tipik ama belki de yanlış bilgiyle doldurması, kişiyi tutarsız ve muhtemelen önemli bilgiyi göz ardı etmeye teşvik etmesi, mevcut şemanın yanlışlanmasını önlemesi ve yaratıcı problem çözmeyi engellemesi gösterilebilir.

Şemaların ne yaptıklarıyla ilgili elimizde birçok veri vardır. Dikkati tahsis etme, bilişsel kodlamayı kolaylaştırma ve hafızadan geri çağırma işlemleri bunların başında gelmektedir. Dolayısıyla deneyimlerin yorumlanmasına, çıkarımlar için temel sağlamasına ve problem çözmeyi hızlandırmasına yardım etmektedir.

Şemalar sürekli aynı kalmamaktadır. Bu yapıların geliştirilmesi ve değiştirilmesiyle ilgili de elimizde birçok veri bulunmaktadır. Aşama aşama gerçekleşen şema gelişiminde önce şemanın bileşenleri öğrenilmekte, bunun ardından bileşenler arasındaki zayıf bağlantılar devamlı olarak daha güçlü hale gelmekte ve kavramsal alana sürekli biçimde etkileme işlemi gerçekleşmektedir. Değişim ile ilgili olarak ise çalışan bir grupta farklı şemalara maruz kalan öz bilinçli bireyler şemalarını zamanla değiştirmektedirler. İlginçtir ki şemalar kendiliğinden uyarılmış yansıma sonucunda da değişebilmektedir. Kısacası şemalar bilgi işlemlemeyi öngörülebilir yollarda etkilemektedir.

Şemaları kısaca tanıttıktan sonra, yönetsel ve örgütsel biliş çerçevesindeki yerini gösterebiliriz. Genellikle birey, grup, örgüt ve endüstri düzeyi olarak sınıflandırılan şemaların gösterimi, kullanımı ve geliştirilmesi çeşitli şekillerde açıklanmaktadır.

Birey düzeyinde şemaların gösterimi adına, daha çok bireylerin çalışma birimi yapısı, iş çıktıları veya örgütsel problem tipleri gibi konulardaki şemalarının sınırları belirlenmeye çalışılmıştır. Yöneticilerin pazar araştırmasının faydalılığıyla ilgili referans çerçeveleri, bir politikaya karar verirken kabine üyelerinin bilişsel haritaları ve öğrencilerin kurumsal sosyal sorumlulukla ilgili bilişsel yapıları bu konudaki örneklerden birkaçıdır.

Bireylerde şemaların kullanımı ilk defa seçici algı kavramıyla ortaya çıkmıştır. Daha çok ya performans değerlendirme ya da stratejik seçim ile ilişkilendirilerek yönetici veya çalışanların şemalarının rolü irdelenmiştir. Anlam yaratma, yorumlama ve algılama gibi çeşitli açılardan farklılaşan bireyler için şemalar etken gösterilmiştir.

Bireylerde şemaların geliştirilmesi ise birçok kaynağa dayandırılmıştır. Örneğin üst yönetim takımının bilgi işlemleme yapısı ve firmanın stratejisi CEO’ların stratejik konuları yorumlamasını etkilemektedir. Bunun yanı sıra örgüt kültürü, firmanın çeşitlendirme derecesi, ulusal kültür, grup dinamiği ve bireylerin pekiştirme geçmişi şema gelişiminde etkili olabilmektedir.

Grup düzeyinde kolektif bilişsel haritalar, baskın mantık ve takımın zihinsel modeli önemli şema gösterimlerinden olmuştur. Grup derken bireylerin şemalarının toplamı kastedilmektedir ve sosyal süreçlerin rolü göz önünde tutulmaktadır.

Gruplarda şemaların kullanımıyla ilgili olarak üst yönetim takımının sosyobilişsel yeteneği ile rekabet üstünlüğü arasında ilişkinin olduğunu söylemek belki de yeterli olacaktır. Örgütsel öğrenme süreçlerinde de biliş önemlidir ve takımlardaki bireylerin birbirleriyle ilişkileri referans çerçevelerinin ortaya çıkmasından sonra artmaktadır.

Gruplarda şemaların gelişimi bireylerin şemalarının bazılarının kaybolması bazılarınınsa üst üste binmesiyle olmaktadır. Bu tür bir paylaşılan bilişsel harita müzakere ve argümanlar tarafından etkilenen sosyal süreçlerden doğmaktadır. Buna ilaveten bireylerin sosyal etkileme süreçleri de grup düzeyinde şema gelişimini biçimlendirebilmektedir.

Örgüt düzeyinde şemaların gösterimi iki yaklaşımla açıklanmaktadır. Bunlardan ilkinde örgütsel zihnin dağıtımsal yönleri vurgulanırken, diğerinde bu örgütsel zihnin katmanı olarak sosyal süreçler öne çıkarılmıştır. Dağıtımsal açıdan örgütün bir sosyal hafızasının olduğu ve gerek teknolojik gerekse psikolojik süreçlerle davranışları etkilediği belirtilmektedir. Sosyal süreçlerin katman olarak görüldüğü açıdan ise örgütlerin yorumlama süreçleri olduğu ifade edilmektedir. Bu durum sosyabilişsel bağlantılılık ile de açıklanabilmektedir.

Örgütlerde şemaların kullanımı paylaşılan yorumlayıcı şema türünden açıklanmakta ve koşullar değişse de örgütsel davranış ve kavrayışta bir devamlılık sağlamaktadır. Kimi durumlarda ise örgütlerin yaşadığı başarısızlıklar örgütsel referans çerçevesine bağlanmaktadır.

Örgütlerin yorumlayıcı şemaları tipik olarak örgütlemenin sosyal aktivitesiyle karşılıklı uzlaşmacı ilişkisinde oluşmaktadır. Bu şemaların değişim ve gelişimi ise bilişsel ve sosyal aktivitelerin tekrar tekrar bağlanmasıyla olmaktadır.

Endüstri düzeyinde şema gösterimi stratejik çerçeve veya endüstri tarifi kavramı etrafında şekillenmiştir. Buna göre yaygın algılar ve eylemler endüstri içindeki stratejik çerçevenin işletilmesiyle izlenebilir çünkü bu şekilde benzer profesyonel yaygın düşünüş olarak yer alan endüstriyel paylaşılan bilgi tabanına erişilebilecektir.

Endüstriyel şema kullanımında genel düşünce kurumsal stratejinin sadece bilişsel olarak izlenebilen sayıda örgüte karşı rekabet etmek için formüle edilmesidir. Bu düzeydeki bilişsel gösterimler hem rekabetçi oyun sahasını tanımlamak hem de oyunun kurallarını temin etmek için düşünülmektedir.

Son olarak endüstri düzeyinde şemaların geliştirilmesi ile ilgili olarak endüstrinin bütün sosyal, teknolojik, ekonomik ve kültürel bağlamı geliştikçe endüstri tariflerinin de uyum sağlaması veya değiştirilmesine değinilmiştir. Bu değişime örnek olarak yeni ürün yönelimine odaklanmadan uzaklaşma ve bir tariften uzaklaşıp diğerini benimseme gösterilebilir.

Görüldüğü üzere şemaların (bilgi yapılarının) yönetim-organizasyon alanında kullanılması oldukça yaygındır. Yönetsel ve örgütsel biliş başta olmak üzere, son yıllardaki davranışsal strateji çalışmalarıyla; örgütleri bütün yönleriyle açıklamaya çalışarak bireyden endüstriye tüm düzeylerde şemaların gösterimi, kullanımı ve geliştirilmesi amaçlanmıştır.

Bireyden Endüstriye Bilişsel Şemalar
Etiketlendi:     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir